Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #1
    vBaDieseL
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Kırım Soykırımı Hakkında Anlatım








    İkinci Dünya Savaşının sürdüğü dönemlerde Kırım Türklerinin acıları katlanarak çoğaldı. Savaş sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) Devlet Başkanı Stalin Rus olmayan milletlerin sürgün kararını müzakere edilerek karara bağlanmıştır. Stalin Kırım Türkleri?nin savaş sırasında Almanlarla işbirliği yaptığını iddia ederek top yekûn sürgüne gönderilmesini emreder. 18 Mayıs 1944 gecesi gelen emir? in ardından 100 binin üzerinde soydaşımız katledilmiştir.

    Stalin?in emri Kırım Türkleri?ne iletilir. 15 dakikada içerisinde evlerinden hiçbir eşyayı almaksızın bulundukları şehrin meydanında toplanmaları istenir. Evini terk etmek istemeyenler zorla götürülür. Direnenler dipçik darbeleriyle hemen oracıkta öldürülür. Sağ kalan Kırım Türkleri hayvan taşınmasında kullanılan tren vagonlarına âdeta istif eder gibi yerleştirildiler. İki ay süren bu zor yolculukta çok sayıda insan öldü. Ölüm sebebi susuzluk hastalık açlık havasızlık ve pislikti. İlk göç ettirilenler eşler çocuklar ve yaşlı insanlardı; erkekler savaşa devam ettikleri için onlar daha sonra göce tabi tutulacaklardı. Dayanamayıp yolda can verenlerin gömülmesine bile izin yoktu cesetlerini dışarı çıkartamazlar yaşayanların arasında çürürdü ancak kısa molalarda demiryolu hattı üzerine bırakırlardı. İnsanlar havasızlıktan boğuluyor bir çokları da akıllarını kaybediyordu.

    Kırım Türkleri Ural Sibirya Kazakistan Özbekistan Orta Asya?nın binlerce kilometre içlerine naklediliyorlardı. Sürgün işlemleri tamamlanınca hayatta kalmayı başarabilenler ulaştıkları yerlerdeki kötü şartlar altındaki hayata dayanamadılar. Açlık sıtma verem ve diğer hastalıklar sebebiyle ilk altı ay içerisinde de yarısı ölür kalanların ise bulundukları yerleşim alanının dışına çıkmaları yasaktır. İzinsiz çıkanların cezası yirmi beş yıl mahkumiyetti. Eğitim görmeleri engelleniyor kültürlerini korumalarına izin verilmiyordu. Kırım şivesiyle konuşanlar şarkı-türkü söyleyenler cezalandırılıyordu. Adeta açık hava hapishanesi şartlarında yaşamaya mahkûm edilmişlerdi.

    Bütün Türkleri ayrı ayrı yerlere sürerek aralarındaki iletişimi koparıp direnişi kırıp parçalamaktı amaçları. 1956 yılına kadar bu zor koşullar altında yaşamlarını sürdürerek ülkenin ahalisi içinde erimeyerek milli benliklerini korumayı bilmişlerdir.

    Sürgünün ardından Kırım?ın Arabat bölgesinde bir köyde 150 civarında Türk?ün unutulduğu anlaşıldığında Stalin?den gelen emir şöyleydi ?Bunların işini 24 saat içerisinde bitirin !? Emir yerine getirildi: Bebek ihtiyar ve genç... köy halkı küçücük bir tekneye dolduruldu. Tekne kıyıdan bir-kaç mil açılınca batırıldı. Karadeniz?in hırçın dalgaları soydaşlarımıza mezar olmuştu.

    Kırımlıların dışında aynı akıbete uğrayan diğer milletler şöyledir Kalmuk Çeçen-İnguş Volga-Germen Kabartay-Balkar ve Karaçaylılar da sürgüne tabi tutulmuşlardır.

    Sovyet Hükümetleri tarafından Kırım Türkleri ve diğer halkların halen bulundukları yerler ısrarla gizli tutulmaktadır ve dünya kamuoyundan da büyük bir maharetle de yıllarca gizlenmiştir.

    5 Eylül 1967 tarihli kararname ile Kırım Türklerinin itibarının iade edilmesine karar verildi. Bundan cesaret alan Kırım Türkleri kitleler halinde vatana döndüler ama bunun aldatmaca olduğunu ve yerleşme izinlerinin olmadığını görünce tekrar geri dönmek zorunda kaldılar.

    Kırım Türkleri?nin millî mücadelesi kitle hareketine dönüşmüştü. Miting ve protesto toplantıları düzenlendi. Toplantılara katılanlar ağır şekilde cezalandırıldı. 23 Nisan 1978 günü Musa Mahmut isimli bir Türk soydaşlarına yapılan haksızlığı protesto etmek için kendisini yakarak intihar etti. Kırım Türkleri?nin efsaneleşen lideri Abdülcemil Mustafa Kırımoğlu hapse mahkûm edildi. Moskova gösterilerinden sonra SSCB?yi yönetimi Kırım Türkleri?nin haksız yere suçladıklarını anlamış ?vatana ihanet suçlarını? kaldırmıştır.

    Sovyet hükümetinin Kırım Türklerini vatanlarından uzak tutmak için gösterdikleri gayretlerin hepsi boşa çıkıyordu. Onlara sunulan ?yeni vatan? seçeneği kabul görmemiş anavatanlarına dönme kararlılığından asla taviz vermemişlerdi.

    1990 yılının Temmuz ayında VATANA DÖNÜŞ?E izin çıktı. Kırım Türkleri?nden bir grup 2-3 ay süren çileli yolculuktan sonra ata yurduna dönmüşlerdir. 1944?de ayrılırken üzerlerindeki elbiselerden ve gönüllerindeki vatan aşkından başka hiçbir şeyleri yoktu. Dönüşte; ceplerinde diplomaları altlarında arabaları cüzdanlarında az veya çokça bir paraları vardı meslek sahibi olarak dönmüşlerdir. 15 dakikada terk ettikleri evlerine Ruslar yerleştirilmişti hükümet de ev ve toprak vermediği için birçoğu vatana döndükten sonra aylarca naylondan yapılmış çadırlarda yaşadılar. İmkânı olanlar kendi evlerini kendileri inşa ettiler. Olmayanlar zor şartlar altında fakat vatanda olmanın huzuru içerisinde yaşamaya çalışıyorlardı. Sürgünden dönenlerin sayısı 260.000 civarındadır. Daha bir o kadarı dönüş izni bekliyor ve imkân arıyorlar.

    SSCB'nin dağılmasından sonra Kırım Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında çıbanbaşı olmuştur. 1774 yılında Osmanlı İmparatorluğu?ndan koparılan Kırım Türkleri bugün Ukrayna sınırları içinde bağımsızlık mücadelesi devam etmektedir. Dönüş yapan Kırım Türklerinin 50-60 bin kadarı Ukrayna vatandaşlığı hakkını elde etmiştir. Bugün büyük bir bölümü ise Özbekistan vatandaşı durumundadırlar. Efendi değiştirerek yeni esaret zincirleri takmak değil milli istikbale kavuşmaktı amaçları. İşte bu yüzden son Kırım Türkünün de anayurduna dönmeden Kırım?ın gelecekteki durumunu belirlemek zor görülüyordu.

    Kırım Türkleri; büyük önderleri Gaspıralı İsmail Bey?in söylemi ile: ?Dilde fikirde ve işte birlik? sağlayabilirlerse arzuladıkları çözüme ulaşabilirlerdi.

    Tarihte olduğu gibi ve halende devam eden Türklere karşı yapılan katliamlar incelendiğinde bütün belgeler karşılaştırıldığında esas katliamlara kimlerin maruz kaldığı çok net görülecektir. İnsanların eşitliğine ve halkların kardeşliğine dayandığını iddia eden Sosyalizm bu şartları ne yazık ki Slav ırkı için geçerli sayıyor.

    Kırım da Balkanlar da Kafkaslar da Azerbaycan da Irak da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti?nde yaşanan katliamlar gerçek bir soykırımdır. Soykırımların baş aktörü kim olursa olsun Emperyalizmin sahnelediği bu oyun yayılmacı ve istilacı politikaların çirkin bir yüzü ve büyük bir insanlık suçudur. İstilacı sömürgen anlayış çıkarları uğruna ırkları yok etmekten çekinmez. Ulus Devletlerin bu gerçeklerin ışığında ve zaman zaman ülkemize yapılan dayanaksız suçlamaların karşısında onurlu bir politika izlememiz gerektiğine inanıyoruz.

    Kaynak: Kırım?da Türk Soykırımı Dr. Necip Hablemitoğlu
    Leydihan, Bunu Beğendi.

  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Kırımlı adında Türk filmi var onu izlemenizi tavsiye ederim.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş