Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Toplama Kampları, 1933-1945







    Naziler ilk toplama kampı Dachau'yu Hitler'in 1933 yılında iktidarı ele geçirmesinin hemen ardından kurdular. Savaşın sonuna kadar 22 ana toplama kampının yanı sıra bunlara bağlı 1.200 kamp Aussenkommandolar ve binlerce daha küçük kamp kurulmuştu.


    1945 yılında Müttefik kuvvetleri Dachau Bergen-Belsen Buchenwald Sachsenhausen Auschwitz ve diğer yerlerdeki toplama kamplarını ele geçirdiğinde dünya bu kamplardaki cesetlerin ve yarı ölü insanların görüntüleri ile şoka uğradı. İnsanları "öteki olmaları" yüzünden ya da köle işçilikte kullanmak amacıyla kamplara hapseden Nazilerin bu korkunç suçundan geriye sadece bunlar kalmıştı.

    Toplama kampları özellikle Yahudileri ve diğer kurban gruplarını kitlesel olarak katletme amacı ile inşa edilen imha kamplarından farklıydı. Buna rağmen toplama kamplarında da binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Bir toplama kampına kapatılmak insanlık dışı zorla çalıştırmaya korkunç gaddarlıklara açlığa hastalıklara ve rastgele infazlara maruz kalmak anlamına geliyordu. Birkaç yüz bin insanın toplama kamplarında öldüğü kesin olarak bilinmektedir. Öte yandan imha kamplarında üç milyonun üzerinde Yahudi öldürülmüştür.







    Başlangıçta toplama kamplarının ilk sakinlerini Nazi rejiminin siyasi muhalifleri oluşturuyordu. Ancak Yahudiler çingeneler ve suçlular gibi "farklı" insanlar da Nazilerin ırka dayalı ve tasnif ideolojisi adına yakalanarak toplama kamplarına konuluyordu.


    Naziler insanları "koruyucu nezaret" (Schutzhaft) ile gözaltına alma yetkisini 28 Şubat 1933 tarihli Reichstag Yangını Kararnamesi ile aldılar. Bu SS ve polis kuvvetinin başı olan Heinrich Himmler'in yönetimi altına verilen örgütlü ve merkezi olarak yönetilen bir kamp sistemine giden yolda bir atlama taşı oldu.

    Kamplar amaçları ve işlevlerine göre farklı kategoriler altında toplanabilir: zorla çalıştırma kampları çalışma ve ıslah kampları savaş esiri kampları transit kampları polis kampları kadın kampları ve getto kampları. İmha kampları Nazi kamp sistemi içinde özel bir konuma sahipti.

    Tipik olarak bir toplama kampı kaçışı önlemek için dikenli teller gözetleme kuleleri ve muhafızlar ile çevrili barakalardan oluşuyordu. Kamp sakinleri aşırı kalabalık barakalarda yaşıyor ve ranzalarda uyuyorlardı. Örneğin zorla çalıştırma kamplarında kamp sakinleri günde 12 saat boyunca ağır fiziki işlerde çalıştırılıyor çaput giyiyor çok az yemek yiyebiliyor ve sürekli olarak bedeni ceza tehdidi altında yaşıyordu.

    Hastalar yaşlılar ve iş temposuna ayak uyduramayanlar "seçilerek" gazla enjeksiyon ile veya vurularak öldürülüyordu. Kimileri ise insanın kanını donduran sözde bilimsel deneylerde kobay olarak kullanılmak üzere seçiliyor çok sıklıkla da hayatını kaybediyordu.

    Bunlara Muselmänner haline gelen mahkumları bekleyen korkunç kader de ekleniyordu. Bu yetersiz beslenme yüzünden adeta bir yaşayan ölü yuvarlak omuzlu yaşayan iskelet haline gelmiş kamp sakinlerine verilen isimdi. Muselmänner ya öldürülüyor ya da infaz edilmeden önce ölüyordu.








    Zorla Çalıştırma

    Gerek Nazi rejiminin Yahudi politikasında gerekse de toplama kamplarının ekonomisinde zorla çalıştırma önemli bir rol oynamıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinin ardından Nazi savaş ekonomisinin ihtiyaç duyduğu muazzam gayret zorla çalıştırma uygulamasının önemini de artırdı.

    "Kesin Çözüm" ile bağlantılı olarak imha sürecine hız verilmesi ile birlikte Yahudilerin işçi statüsü de önemini yitirdi. Bu özellikle Polonya Yahudilerinin durumunda gözle görülür bir hal almıştır. 1941 yılında Yahudilerin "ölene kadar çalıştırıldıkları" iğrenç bir zorla çalıştırma şekli tesis edildi.

    Hem çalışma hem de imha kampı işlevi gören Auschwitz ve Majdanek'de Yahudiler kampa gelir gelmez çalışabilecek durumda olan ve olmayanlar olarak ikiye ayrılıyordu.

    Çalışabilecek durumda olmayanlar doğrudan gaz odalarına yollanırken çalışabilecek durumda olanlar ise SS gözetimi altında ölene kadar çalıştırılıyor ya da çalışamayacak hale geldiklerinde infaz ediliyorlardı. Auschwitz'de Yahudiler Monowitz adı verilen çalışma kampında (Auschwitz III) fabrikalarda çalıştırılıyor ya da kimya şirketi I.G. Farben gibi özel şirketlere kiralanıyor ya da SS'in kendi fabrikalarında çalıştırılıyordu.








    Kurbanlar

    Ne toplama kampı sistemi kurbanlarının ne de ölüm yürüyüşlerinde hayatını yitirenlerin tam sayısını tahmin etmek mümkün değildir.

    Uzmanların sunduğu en son güvenilir rakamlara göre toplama kamplarında insanlık dışı koşullar altında köle işçilik açlık ve hastalıklar sonucunda ölenlerin sayısı 500.000 ila 750.000 kişi arasında değişmektedir.










    Toplama kampları listesi

    Toplam 22 ana toplama kampı (Stamlager) ve bunlara bağlı yaklaşık 1.200 kamp kurulmuştur. Bunların yanı sıra Avrupa'nın Alman kontrolü altındaki tüm bölgelerinde binlerce küçük kamp da oluşturulmuştu. Söz konusu 22 ana kamp alfabetik sıraya göre şöyledir: Arbeitsdorf Auschwitz Bergen-Belsen Buchenwald Dachau Flossenbürg Gross-Rosen Herzogenbosch Kaunas Krakow-Plaszow Majdanek Mauthausen Mittelbau-Dora Natzweiler-Struthof Neuengamme Ravensbrück Riga-Kaiserwald Sachsenhausen Stutthof Vaivara Varşova Wewelsburg.








    İmha Kampları

    1941-1945 yılları arasındaki dönemde insanlık tarihinde ilk defa insanların öldürülmesi için sınai tesisler kullanıldı. Yahudi soykırımı için inşa edilen toplam altı imha kampında Naziler 3 milyon Yahudiyi kitleler halinde katlettiler. Bu sayı 6 milyon Holokost kurbanının yarısına tekabül ediyordu.

    "Yahudi Sorununun Kesin Çözümü" yani Nazilerin Yahudileri yok etmeye yönelik sistematik çalışmaları kapsamında kurulan ilk imha kampı Chelmno idi. Bunu çok geçmeden üç yeni kamp izledi: Belzec Treblinka ve Sobibor. Bu kamplar Nazi işgali altındaki Polonya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Yahudinin yok edilmesinin başlangıç sinyali olan Operasyon Reinhard kod adı ile kuruldu. Auschwitz-Birkenau ve Majdanek toplama kamplarında da iki imha kampı daha kuruldu.

    Altı imha kampının tümü de eski Polonya topraklarında yer alıyor ve sadece kitle katliamını amaçlıyordu. Polonya dışında birçok açıdan Polonya'daki altı imha kampı ile benzerlikler gösteren en az iki kamp daha vardı:

    Jungfernhof (Litvanya'da) ve Maly Trostinets (Belarus'ta).

    Tümü de son derece organize olan imha kamplarının fabrikalara olan benzerliği tüyler ürpertici boyutlardaydı. Bununla birlikte gelişmiş gazla zehirleme tesisleri ve krematoryumları ile sadece Auschwitz-Birkenau yüksek teknolojiye sahipti. Yahudilerin katledildiği yeraltındaki gaz odalarından cesetlerin yakıldığı I ve II numaralı krematoryumlara çıkan asansörler konulmuştu.

    Altı imha kampı çok kısa bir süre içinde inşa edildi. Aralık 1941 ve Aralık 1942 tarihleri arasında Chelmno Belzec Treblinka Sobibor Auschwitz-Birkenau ve Majdanek kamplarının tümü faaliyete geçti. Bu mevkilerin tümü de demiryolu hatlarının yakınında bulunmaları Alman ve uluslararası kamuoylarının ilgi alanlarının dışında bulunan "uzaklardaki" Polonya'nın sessiz kırsal bölgelerinde olmalarından ötürü seçilmişti.







    Altı İmha Kampı

    Başta Yahudiler olmak üzere sadece insanların sistematik biçimde öldürülmesi amacı ile kurulan ilk imha kampı olan Chelmno'da önce Aralık 1941 - Mart 1943 ardından da Haziran-Temmuz 1944 döneminde 152.000 kamp sakini kamyon egzos gazı kullanılarak öldürüldü.

    Belzec'teki imha kampı Mayıs 1942 tarihinde kuruldu ve Ağustos 1943'e kadar faaliyetini sürdürdü. 600.000 Yahudi Belzec'teki gaz odalarının acımasız etkinliğine kurban gitti.

    Sobibor da Mayıs 1942 tarihinde faaliyete geçti. Katliamlar mahkumların isyan ederek kampın faaliyetlerine son verdiği Ekim 1943 tarihine kadar devam etti. Sobibor'un gaz odalarında 250.000 kişi hayatını kaybetti.

    Treblinka'daki imha kampı Temmuz 1942-Kasım 1943 tarihleri arasında faaliyet gösterdi. Ağustos 1943'te meydana gelen ayaklanmada kamptaki tesislerin büyük bölümü tahrip edildi. Kampta 900.000 Yahudi hayatını kaybetti.

    En büyük ölüm merkezi ise hem toplama hem de çalışma kampı olarak faaliyet gösteren Auschwitz-Birkenau oldu. Auschwitz-Birkenau imha kampında 1 ila 2 milyon arasında insanın öldürüldüğü tahmin edilmektedir. 250 Polonyalı ve 600 Sovyet savaş esiri üzerinde gerçekleştirilen ilk gaz ile zehirleme deneyleri 1941 Eylül'ünde gerçekleştirilmişti. Mart 1942'de faaliyete geçen imha kampı faaliyetlerine Kasım 1944 tarihinde son verdi.

    Auschwitz-Birkenau'daki her 10 kurbandan dokuzu Yahudiydi. Kurbanların geriye kalanı ise büyük ölçüde Polonyalılar çingeneler ve Sovyet savaş esirlerinden oluşuyordu. Majdanek'deki gaz odaları ise Ekim 1942'de faaliyete geçirildi. Kamp Auschwitz-Birkenau ile aynı şekilde işlev görüyor aynı zamanda bir toplama ve çalışma kampını da içinde barındırıyordu. Kamp 60.000 ila 80.000 Yahudi kurbanın hayatını aldıktan sonra 1943 yılının sonbaharında kapatıldı.







    Öldürme yöntemleri

    İmha kamplarında Yahudilerin toplu olarak katledilmesinde en sık kullanılan yöntem gaz odaları olmuştur. Yahudiler gaz odalarına doğru topluca yönlendiriliyorlar ardından kamp personeli kapıları kapıyor burada ya egzos gazı (Belzec Sobibor ve Treblinka) ya da Zyklon B veya A zehirli gazları (Majdanek ve Auschwitz-Birkenau) gaz odasının içine veriliyordu.
    Bir diğer yöntem ise gaz verme kamyonlarının kullanılmasıydı. Gaz verme kamyonlarının kullanıldığı Chelmno'da Yahudiler kamyonlara bindiriliyor ve kamyonun içine verilen egzos gazı ile boğuluyorlardı. Üçüncü bir yöntem ise Yahudilerin ve diğer grupların (Sovyet savaş esirleri Polonyalılar v.s.) toplu olarak kurşuna dizilmesiydi. Majdanek'de 3-4 Kasım 1943 tarihlerinde gerçekleştirilen toplu infazlarda bir gün içinde 17.000 ila 18.000 Yahudi öldürüldü. Erntefest ("Hasat Festivali") olarak adlandırılan olay Lublin bölgesindeki benzer diğer eylemleri de içeriyordu. Bunun sonucunda 40.000'in üzerinde Yahudi öldü.

    Kurbanlar imha kamplarına aşırı kalabalık trenlerde ulaşıyor ardından da topluca varış rampasına yönlendiriliyorlardı. Burada Alman SS personeli ve zaman zaman da gaddar Ukraynalı muhafızlar tarafından eşyalarını ve kıyafetlerini vermeye zorlanıyorlardı. Kurbanların çoğuna trene binmeden önce kendilerine yeni iş imkanları ve yaşam alanları sağlamak amacıyla doğuya götürüldükleri söyleniyordu ve birçoğu da en sevdikleri eşyalarını beraberinde getiriyordu.

    "Salt" imha kamplarında kampa varışın hemen akabinde erkekler kadınlardan ayırılıyorlardı. İlk olarak erkekler gaz verilerek öldürülüyor kadınların ise ölümlerine götürülmeden önce saçları kesiliyordu.

    Hem toplama hem de imha kampı olarak faaliyet gösteren Majdanek ve Auschwitz'de ise çalışma kamplarında çalışabilecek durumda olanlar SS tarafından seçiliyordu.

    Yaşlılar kadınlar ve çocuklar gibi çalışamayacak durumda olanlar ise hemen gaz odalarına gönderiliyor ya da "kamp hastanesi"nde vurularak öldürülüyorlardı. Çalışabilecek durumda olanlar ise birkaç ay içinde zorlu çalışma temposu yüzünden yıprandıklarından -şayet o zamana kadar ölmemişlerse- er ya da geç gaz odalarına gönderiliyor ya da rastgele infazlara kurban gidiyorlardı. Örneğin çalışabilecek durumda olanlar cesetlerin fırınlara taşınmasına ya da cesetlerin üzerinde değerli eşyalar aranmasına yardımcı oluyorlardı.


    Cesetler devasa toplu mezarlara atılmadan önce dişlerindeki altın için yağmalanıyordu. Zaman içinde Sovyet orduları Polonya içinde ilerledikçe Naziler cesetleri ya toplu mezarlarda ya da krematoryumlarda yakarak korkunç suçlarının kanıtlarını saklamaya çalıştılar.

    İmha kamplarında az sayıda ayaklanma da meydana geldi. Mahkumlar 1943 yılında Sobibor ve Treblinka'da 1944'te ise Auschwitz'de ayaklanmaya teşebbüs ettiler. Ancak çok az kişi kaçmayı başardı.









    Polonya'daki Gettolar

    Ülkenin 1 Eylül 1939 tarihinde Naziler tarafından işgal edilmesinin ardından Almanların yönetimi altına giren Polonya Yahudilerin çoğunluğu 1940 yılında gettolara toplandı. Bu gettoların en büyüğü yarım milyona ulaşan nüfusu ile Varşova Gettosu idi. Yahudiler için gettolardaki koşullar çoğu zaman korkunçtu: açlık hastalık ve zorla çalıştırma birçok can aldı. 1942 yazından itibaren imha kamplarına sürekli nakiller yüzünden gettolar boşalmaya başladı. 1942-1943 yılları arasında yaklaşık 2 milyon Polonya Yahudisi gaz verilerek katledildi.

    Başlangıçta Naziler gettoları geçici bir tedbir olarak görüyorlardı. Hiçbir zaman uzun vadede var olmaları hedeflenmemişti. Yerel Alman işgal makamlarının tek amacı bu şekilde "zamanı geldiğinde" Yahudilerin rahatlıkla nakledilmesini sağlamaktı. Bu politika ile ayrıca Yahudilerin Polonyalı nüfusun geriye kalanından tecrit edilmesi ve işlerini evlerini v.s. geride bırakmaya zorlanmaları da hedefleniyordu. Almanya'da olduğu gibi Yahudiler kamu yaşamından silineceklerdi.

    Oluşturulan gettoların çok yüksek sayılara ulaşması ile 1941'in sonuna gelindiğinde Polonya Yahudilerinin hemen hepsi farklı türde gettolardan birinde yaşar hale gelmiş bunların 500.000'i tek başına Varşova gettosuna hapsedilmişti.

    22 Haziran 1941'de başlayan Sovyetler Birliği'ne yönelik saldırının arefesinde Nazi rejiminin Yahudi politikası da son derece radikal bir boyuta ulaştı. Nazi devlet ve güvenlik kurumlarımının farklı kademelerinde ekonomik ve ideolojik bir yük olarak görülen çalışamayacak durumda olan tüm Doğu Avrupa Yahudilerinin öldürülmesine dair somut planlar su üstüne çıktı.

    Aynı zamanda Alman Yahudilerinin doğuya nakline de başlandı. Polonya'daki aşırı kalabalık gettolarda yer açılması için en zayıf Yahudilerin (çalışamayacak durumda olanların) öldürülmesi "gerekli" görülmüştü.

    Nazilerin sistematik kitle katliamlarına başlamalarının bir diğer önemli nedeni ise gettolardaki sürdürülemez durumdu. Gettolara gıda tedariki ve sık sık baş gösteren salgınlar sürekli olarak sorunlara yol açıyordu.

    Naziler bir yandan da çok sayıda insanı hızlı ve etkin şekilde öldürmek için bir yöntem geliştirmeye çalışıyorlardı. 1941 yılında da böyle bir yöntem keşfedildi: gaz ile zehirleme. Gazın kullanıldığı ilk kitle katliamları 1941 Aralık'ında kurulan ve Lodz gettosundaki çalışamayacak durumdaki Yahudilerin gönderildiği Chelmno imha kampında gerçekleştirildi.

    1942 yılının başında Polonya'daki gettoların boşaltılmasına başlandı ve Yahudiler gaz verilerek öldürüldükleri imha kamplarına gönderildiler. 1942-1943 yıllarında tek amacı Polonya Yahudilerini ortadan kaldırmak olan Polonya'daki üç imha kampında 2 milyona yakın Yahudi gaz verilerek öldürüldü. Polonya Yahudilerini ortadan kaldırma operasyonuna 1942 Haziran'ında bir suikastte öldürülen Güvenlik Polisi şefi Reinhard Heydrich'in ardından "Operasyon Reinhard" adı verildi.
    Varşova'dan nakledilen ilk Yahudi grubu gettoyu 22 Temmuz 1942 tarihinde terk etti. Resmi hikaye Yahudilerin "getto dışında çalıştırılmak üzere nakledildiği" şeklindeydi ancak gerçekte bu 5.000 insan Treblinka'da kendilerini bekleyen sona doğru gidiyordu. Sonraki iki ay boyunca Varşova'daki 350.000'e yakın Yahudi aynı şekilde öldürüldü.

    Operasyon Reinhard ile Genel Yönetim sınırları içinde halen hayatta olan Yahudilerin sayısı 1942 sonuna kadar 300.000 indirilmişti. Geriye kalanlar açlık hastalık zorla çalıştırma yüzünden hayatını yitirmiş ya da imha kamplarında gaz ile zehirlenerek öldürülmüştü.

    İlk büyük getto olan Lodz'daki getto aynı zamanda en son boşaltılan oldu. 1944 yazında sayıları yaklaşık 80.000 olan geriye kalan son getto sakinleri de Auschwitz'e nakledildi.








    Ayaklanmalar

    Gettolarda Yahudilerin silahlı direnişinin çok az örneğine rastlanmıştır. Bunun açıklamalarından biri ise çok az insanın Nazilerin tüm Yahudileri öldürmeyi kafalarına koyduklarına inanması olabilir. Bir diğer açıklama ise bu noktada Yahudilerin neredeyse 2.000 yıldır devlet yetkililerinin emirlerine riayet etme geleneğine sahip olmalarıdır. Son olarak bir diğer önemli nokta da misilleme korkusudur: Almanlara karşı silahlı direniş yürütmek kişinin sadece kendisini değil ailesini dostlarını ve tüm cemaati de tehlike altına sokması anlamına geliyordu.

    Bu pasif kalma kuralının neredeyse tek istisnası 1943 baharında Varşova gettosundaki büyük ayaklanma olmuştur. O sırada getto sakinlerinden 300.000 kişi sistematik şekilde Treblinka'da öldürülmüş gettoda sadece 70.000 kişi kalmıştı. Ekim 1942'den itibaren silahlı direniş grupları oluşturuldu. Ocak 1943'te Almanlara karşı ilk silahlı direniş eylemlerini gerçekleştirdiler.

    Ayaklanmanın patlak vermesine Nazi yetkililerinin 6.500 kişinin daha gettodan nakledilmesini emretmeleri yol açmıştı. Getto savaşçılarının bu hareketine tepki olarak Heinrich Himmler gettonun tümüyle boşaltılması emrini verdi. Bunun ardından Yahudiler Almanlara yönelik sistematik saldırılar düzenlemeye başladılar ve Yahudi ayaklanması ancak Yahudi direniş grupları ile Waffen-SS birlikleri arasında bir aydan uzun süren çatışmaların ardından bastırılabildi.








    Sovyet Yahudilerinin öldürülmesi

    Almanya'nın 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ne karşı başlattığı saldırı ya da bilinen adıyla " Barbarossa Harekatı" yeni bir tür savaşın başlaması anlamına geliyordu. Bu amacı eldeki tüm imkanlarla Sovyetler Birliği'nin direncini kırmak olan kuralsız bir "topyekun savaş"tı. "Kitabına uygun" savaşın tüm geleneksel normları tümüyle yüzeysel olduğu gerekçesi ile bu şekilde bir kenara bırakıldı. İstilanın başlamasından sadece birkaç gün sonra Einsatzgruppen adı verilen özel SS birlikleri Yahudi erkekleri öldürmeye başladılar. Ağustos ve Eylül 1941'de kitle katliamı Yahudi kadın ve çocuklarını da içine alacak şekilde genişletildi.

    Bu noktadan itibaren Alman hakimiyeti altındaki tüm Yahudileri imha etmeye yönelik sistematik bir çaba içine girildi. Bu sıklıkla partizanlara çetelere ya da benzeri oluşumlara karşı mücadele kisvesi altında gerçekleştiriliyordu. Güvenilir verilerin yetersizliği yüzünden rakamlar kesinlikten çok uzak olmakla birlikte Nazilerin yürüttüğü kitle katliamları sonucunda 1 ila 2 milyon Sovyet Yahudisinin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

    Almanların örneğin Fransa'ya karşı yürüttüğü Yıldırım Savaşı'nda (Blitzkrieg) edindiği deneyimler Kızıl Ordu'nun birkaç hafta içinde zırhlı Alman birlikleri tarafından ezilip geçileceği izlenimini doğuruyordu. Sonuç olarak sivil nüfus konusunda neler yapılacağı sorusunu da içeren yeni fethedilen toprakların devralınmasına yönelik hazırlık planları erken bir safhada geliştirilmişti.







    İmha timlerinin (Einsatzgruppen) oluşturulması

    Heinrich Himmler çok sayıda SS koluna Sovyetler Birliği'nde yaklaşmakta olan kitle katliamlarına katılma emrini verdi. Bu kuruluşların en önemlisi başında Reinhard Heydrich'in bulunduğu Güvenlik Polisi idi. Heydrich Einsatzgruppen adı verilen ve SS'in farklı kollarından toplanan personelden oluşan dört özel birim oluşturulmasını emretti. 1941 baharında oluşturulan bu özel birimlerin her birine özel bir faaliyet alanı verildi.The number of Soviet Holocaust victims

    Sovyet Holokost Kurbanlarının Sayısı
    Çoğu zaman kaynak malzemelerin son derece tutarsız ve güvenilmez olmasından ötürü Sovyetler Birliği'ndeki Nazi zulmüne kurban giden Yahudilerin kesin sayısını vermek de zordur. Elbette yapılabilecek en basit şey bölgede savaştan önce ve sonra ne kadar Yahudi yaşadığını belirlemek olacaktır. İki sayı arasındaki fark -dışa göç gözardı edilerek- kurbanların toplam sayısına eşit olacaktır. Ne yazık ki böyle bir işe kalkışmak imkansızdır.

    Zira ne savaş öncesi ne de savaş sonrasında Sovyetler Birliği'ndeki Yahudi nüfusun büyüklüğü bilinmemektedir.

    Söz konusu bölgelerden ikisindeki Yahudi kurbanların sayısına dair nispeten kesin tahminler vermek mümkündür:

    • Sovyetler Birliği'nin Romanya işgali altındaki bölümleri (Bessarabia Bukowina ve Transnistria bölgeleri): toplam olarak yaklaşık 240 ila 245.000 Yahudi hayatını yitirdi.

    • Baltık Devletleri (Estonya Letonya ve Litvanya): toplam olarak yaklaşık 210.000 Yahudi hayatını kaybetti.

    En büyük katliamlar açık ara farkla Rusya Belarus ve Ukrayna'da gerçekleşirilirken Alman işgali altındaki Sovyetler Birliği topraklarının tümünde 2 milyona yakın Yahudinin öldürüldüğü tahmin edilmektedir.






    AUSCHWITZ TOPLAMA KAMPINDAKI KREMATORYUM (CESET YAKMA FABRIKASI) 'NIN RESMI.






    YAKMA FIRINLARININ ICER'DEN GORUNUSU







    FIRINLAR(KREMATORYUMLAR) YETERSIZ KALDIGINDA CESETLER ACIK'TA YAKILIYORDU.


    RESIM'DE GORULEN YAHUDILER ZYKLON B
    GAZ'I ILE ZEHIRLENDIKTEN SONRA YAKILDIGINI GORULUYOR.




    ZYKLON B GAZ'I VE URETICISI FABRIKA IG FARBENINDUSTRIE AG.



    IG FARBEN INDUSTRIE A.G.





    DAHAU KAMPINDAKI KREMATORYUM...




    BU FIRIN'DA HIC BIR ZAMAN EKMEK PISIRILMEDI...

    DAHAU'DAKI GAZ ODASINDAN BIR GORUNTU.
    BU INSANLARIN KIMOLDUGU O KADAR ONEMLI DEGIL.
    BU INSANLAR'A BASKA INSANLARIN NE YAPABILDIGI OCK AMA COK ONEMLI.

    BUCHENWALD KAMPINDAKI KREMATORYUM..
    INSAN YAKMA FIRINLARI





    AYNI MEKAN BASKA BIR ACI'DAN.





    FLOSSENBURG TOPLAMA KAMPINDAKI FIRIN




    GROS ROSEN TOPLAMA KAMPINDAKI ACIK HAZA KREMATORYUM'U
    HALEN YERINDE DURUYOR ISTEYEN GIDIP YERINDE GOREBILIR.





    MAJDANEK TOPLAMA KAMPINDA ESIRLER BU RANZALARDA YATIRILIYORDU.





    BAZILARI DA YER'DE YATIRILIYORDU

    .

    BUDA MAJDANEK KAMPINDAKI KREMATORYUM.NE OLDUGUNU ARTIK BILIYORSUNUZ.





    MAJDANEK KAMPINDAKI GAZ ODASI BU ODADAN CIKARTILAN CESETLER YUKARIDAKI FIRINLARDA YAKILIYORDU.




    BUNLAR TEMIZLIK MALZEMESI AMA DETERJAN DEGIL ZYKLON B GAZ'I...




    UNLU AUSCHWITZ GAZ ODASI VE KERMATORYUM'U





    KREMATOR'YUM'UN ICERDEN GORUNUMU




    AUSCHWITZ GAZ ODASI...





    OLDURULEN SAKAT INSANLARIN PROTEZLERI...




    BASKA BIR TOPLAMA KAMPI BIRKENAU'DAKI GAZ ODASI.YIKILMIS




    BIRKENAU KAMPINDA YAKILAN INSANLARDAN ARTAKALANLAR.. BIR KAC RESIM...





    MAUTHAUSEN TOPLAMA KAMPI'NIN FIRINLARI...




    MAUTHAUSEN GAZ ODASI..






    NATZWEILER-STRUTHOF TOPLAMA KAMPI IDAM SEPHASI






    BU KAMP'TAKI FIRIN DEGISIK BIR TEKNOLOJI ILE INSA EDILMIS.
    ALMANLAR BU KONUDA BIR COK TEKNOLOJI GELISTIRME CABASINDA OLMUSLARDIR.





    NEUGENGAMME TOPLAMA KAMPINDAKI KREMATORYUM'UN YER'I..





    ACI'NIN FOTOGRAF'I





    NORDHAUSEN(DORA-MITTELBAU) KAMPININ FIRINLARI BU FIRINLAR DA DEGISIK BIR SISTEM'DE INSA EDILMIS.





    RAVENSBRUCK TOPLAMA KAMPINDA BIR ISKENCE ISKEMLESI...





    RAVENSBRUCK KAMPI FIRINLARI..





    SACHSENHAUSEN TOPLAMA KAMPI FIRINLARI..





    STUTTHOF TOPLAMA KAMPINDA INSANLAR UZERINDE TIBBI DENEYLERIN YAPILDIGI BARAKA..





    STUTTHOF KAMPINDAKI KREMATORYUM'UN DIS GORUNUSU.





    AYNI KREMATORYUM'UN IC GORUNUSU..





    STUTTHOF GAZ ODASI..





    KREMATORYUM'DAN GERIYE KALANLAR... NE OLDUGUNU ANLADINIZ SANIRIM..





    TEREZIN TOPLAMA KAMPINDA SAGLIK ODASI. HANGI TUR SAGLIK ISLEMLERIN YAPILDIGINI TAHMIN EDEBILIYORSUNUZDUR.





    TEREZIN KAMPINDAKI IDAM SEPHASI... GAZ'DAN DAHA UCUZ ..





    TEREZIN GAZ ODASI...






    TEREZIN'DE OLDURULENLERIN BIR KISMI.






    TREBLINKA SEMBOLIK ANIT MEZARLIGI






    AUSCHWITZ -WESTERBORK TABELASI..






    SEYYAR CESET YAKMA FIRINI.




    {pagination2}}


  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Irkından dolayı soykırıma uğramaları acı birşey. Ama gel gör ki bugün en tehlikeli ırklardan birisi. Tanrıya bazen soruyorum. Madem Kuran'da lanetlenmiş ırk neden bugün en tehlikeli ve en güçlü devletlerden birtanesi. Yoksa lanetli ırk dedikleri uydurma mı?


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Faruk Nafiz Çamlıbel | 1919-1933'ten Bir Parça
    Konu Sahibi EfSuNkaR Forum Atatürk'e Şiirler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 11.Aralık.2014, 14:45
  2. Nazi Kampları
    Konu Sahibi Just_BReaTHe Forum Dünya Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Mart.2013, 16:41
  3. Çetin Tekindor - Sivas 01.01.1945 / -------
    Konu Sahibi Metin Forum Tiyatro ve Sinemaya Gönül Veren Ustalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Ocak.2013, 12:06
  4. Cemal Anadol (1933 - .... )
    Konu Sahibi Kuzey Forum Sporcu Biyografileri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Eylül.2012, 23:20
  5. Ahmet haşim(1885-1933)
    Konu Sahibi Kuzey Forum Türk ve Dünya Edebiyatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Eylül.2012, 01:22

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş