Güneş Dil Teorisi
Türkçe'nin dünya tarihindeki ilk dillerden biri olduğunu savunan dilbilim teorisidir. Teori 1930'lu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk tarafından desteklendi ve bizzat geliştirildi ancak dilbilimciler tarafından kabul görmedi ve kısa sürede önemini yitirdi.

Atatürk'ün 1938 yılında vefatının ardından İbrahim Necmi Dilmen Ankara Üniversitesindeki Güneş-Dil Teorisi ile ilgili derslerine son verdi. Öğrencileri bunun sebebini sorduklarında "Güneş öldükten sonra onun teorisi nasıl hayatta kalabilirdi" diye cevap vermişti.

1990'lı yıllarda bazı yazarlar tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri ilk yıllarındaki icraatları ve Atatürk İlkeleri hakkında Güneş-Dil Teorisi çalışmaları örnek verilerek resmi devlet ideolojisi Kemalist ırkçılık ve etnisitenin inkâr edilmesi gibi tanımlama ve yorumlar getirilmiştir. Bu amaçla Atatürk'ün sahiplendiği Güneş-Dil Teorisi ve Türk Tarih Tezi hakkında akıl dışı rivayetler uydurulduğu ve Atatürk'ün "safsatalara inanan biri" olarak gösterilmek istendiği yazılmıştır. Bunların Atatürk Devrimlerini ve onların etkilerini eleştirme maksadı taşıdığı ve postmodernist dalganın etkisiyle yapılan yayınlar olduğu savunulur.






Geçmiş

Ulus gazetesinde 1935 yılında dillerin kökeni sorunu ile ilgili Notlarımızı anlatan izah başlığıyla imzasız makaleler yayınlandı. 14 Kasım 1935 tarihinde Etimoloji Morfoloji ve Fonetik Bakımından Türk Dili adıyla makaleler kitap haline getirildi. TDK genel sekreteri İbrahim Necmi Dilmen Tahsin Mayatepek ile yazışmasında bu notların ve açıklamalarının Atatürk'e ait olduğunu ancak "kendileri isimlerinin ilanını arzu buyurmadıklarından" imzasız yayınlandığını açıklar.

Bu notların hazırlanmasında Rus dilci Pekarski Fransız Hilarie de Barenton ve B. Carra de Vaux'un eserlerinden faydalanılmıştı. Necmi Dilmen'in mektubunda Atatürk'ün yazdığı anlaşılan Etimoloji Morfoloji ve Fonetik Bakımdan Türk Dili isimli kitapta Sırp asıllı Avusturyalı dilbilimci Dr. Phil. Hermann Kvergić'in Türk Dillerindeki Bazı Unsurların Psikolojisi (Fransızca:La Psychologie de Quelques Éléments des Langues Turques) isimli 41 sayfalık basılmamış Fransızca eserinden de faydalandığı açıklanmıştır.


Bu tez yazarı tarafından 1935 yılında Viyana’dan önce Türk Dil Kurumu'ndan Ahmet Cevat Emre'ye gönderildi. Emre'nin kıymetsiz bulduğu mektubuna cevap alamayan Kvergić bu kez eserini doğrudan Atatürk’e gönderdi.

Teorideki esas fikir bizzat Atatürk tarafından geliştirildi ve sunuldu.


Güneş Dil Teorisi 1930'lu yıllarda Atatürk tarafından desteklenmiş Türk Dilini Tetkik Cemiyeti'nin düzenlediği 3. Dil Kurultayında katılımcılar tarafından tartışılmış ve hatta kurultay raporunda katılımcı dilbilimciler tarafından da araştırılmasını teşvik edilmiştir.

Teorinin içeriği ve siyasi hedefleri

Hermann Kvergić'in teorisinin ana fikri "Türk dilinin dünyada esas bir dil olduğu ve dünya dillerindeki birçok kelimenin de Türkçeden türediği"ydi.

Güneş Dil Teorisinin tarih içerisinde oynadığı rol Atatürk Devrimleri'ni anlamak açısından önemlidir. Ümmetten millete geçme aşamasında olan ve Batı karşısında kendisini aşağılanmış hisseden Türk milletine özgüven aşılamak Teorinin amaçları arasında görülmüştür. Teori Atatürk Devrimleri'nin yıktığı düzenle ve Avrupa merkezci tarih teorileriyle hesaplaşma çabası olarak değerlendirilmektedir. Atatürk Türk Tarih Tezi'ni desteklemek için Kvergić'in hipotezinin geliştirilmesini istiyordu. Çünkü kendisine güvenen ve saygı duyan bir millet bilincinin uyanmasını istiyordu. Avrupalı tarihçilerin Türkleri aşağılamasına yanıt olarak "Türk dili Taş ve Maden devrinde kültür kelimelerini göç yolu ile yeryüzündeki dillere yayan kadim büyük bir kültür dilidir." mesajı verilecekti.

Çalıştaylar Tarafından Tespit Edilen Örnek Kelimeler