Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #11
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart






    Dün gece bir rüya gördüm.

    Rüyamda"ç"harfi bir köşeye oturmuş hüngür hüngür ağlıyordu.

    Hemen yanına gidip sordum neden ağlıyorsun diye.

    "Ben ağlamayım de kimler ağlasın? Neredeyse beni tümden unutacaklar"dedi.

    "Nasıl yani?" Dedim."Öğrencilerin hayatlarının önemli bir parçası olan testlerde neden a b c d e şıkları var da ben yokum?"Diye sordu."Başım kel olabilir ama hem'c'den farklı olayım hem de sözüm dinlensin diye o kadar da sakal bırakmıştım'dedi.

    Sakalına baktım gayet şık duruyordu. Elimden tuttu beni dışarıya çıkardı.

    Bir taraftan hızlı hızlı yürüyor bir taraftan da çekiştiriyordu. Bir anda diğer elimden de birinin çekiştirdiğini hissettim.

    Baktım"ş"harfi.

    O da en az"ç"harfi kadar sinirli.

    Bir ağızdan "yabancılar bizlerin yerini tutması için iki bazen üç harf kullanıyorlar siz bizlerin değerini bilmiyorsunuz"diyorlardı.

    Bir an gözüm bulutlara takıldı Atatürk bulutların arasından onları dikkatle dinliyordu.

    "Ç"ve"ş"harfleri iki elimden çekiştirirken bir yandan da dükkan tabelalarını gösteriyorlar"yabancı sözcükleri kullanmakla yetinmiyorlar Türkçe sözcükleri de yabancılar gibi yazıyorlar"diye hayıflanıyorlardı.

    "Pasha saatchi chilek…".

    Manisa yol ve sokaklarında dolaşırken birden gözüm bir tabelaya ilişti.

    "Ç"harfine döndüm"al işte"dedim.

    "Kokoreç sentır."

    "Ç"harfi biraz sakinleşmişti.

    Biraz daha yürüdük bu kez de"ş"harfine dönüp gösterdim."Şow market."

    Onlarla birlikte ben de rahatlamıştım.

    Haydi size soğuk bir şeyler ısmarlayayım dedim.

    İçeri girdik bakkal (Pardon"şow market"in sahibi)"Show tivi"de maç yayın izliyordu. O sırada kapı gürültüyle açıldı. Türk Dil Kurumu'nun"imla kılavuzu"içeriye daldı"siz neler söylüyorsunuz? Bakın bakalım benim içimde'sentır'veya'şow'gibi sözcükler var mı?"Diye kükredikten sonra önce"ç"ye sonra da"ş"ye birer şaplak indirdi.

    Tam bana doğru ilerliyordu ki ter içinde uyandım.

    "Ç""Ş"ve Türkçe'mize özgü diğer harfleri daha fazla üzmemek için neler yapabiliriz diye düşündük.

    Harflerimizin daha fazla üzülmemesi için siz neler yapabilirsiniz?

  2. #12
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart






    Türkçe’yi “klas”larına yakıştıramayan tuhaf insanların sayısı büyük bir hızla artıyor. İki futbolcu; Ortaköy’de açtıkları bara bu semtin eski adını vermişler: “Arkeon”. Güneye doğru inerseniz eski Roma ve Yunan adlarının birer birer hortlatıldığını göreceksiniz. Özellikle turistik bölgelerde Türkçe konuşmak ve iş yerlerine Türkçe adlar vermek âdeta ayıp görülmeye başlandı. Bu ne şaşkınlıktır! Bu ne gaflettir!


    Eskiden “entel” taifesi çağdaşlığını “öztürkçe” kullanarak “kanıt”lardı. Şimdilerde çağdaşlığın göstergesi İngilizce. Meselâ adamlar tiyatro kurarlar adı “Tiyatroskop”. Son zamanlarda “happening”ler “workshop”lar gırla gidiyor. Düşünün bir kere gözlerini Galleria’da açıp Fame City’de Pin Bowling Skee Ball Boom Ball Whac-a-Mole Hoop Shot Galaksie Beat the Clock ve benzeri oyunlarla vakit geçiren ve McDonald’s’ta yahut Kentucky Fried Chicken’da karınlarını doyuran bacaksızlar büyüdüklerinde hâlimiz ne olacak? Türk Hava Yolları dergisinin adı bile İngilizce: “Skylife”...

    Peki suçlu kim?

    Yeni nesillere ana dil şuurunun kazandırılmasında ihmali olan herkes suçludur. Özellikle eski kelimeleri dolayısıyla kelimelerin geçmişten bugüne taşıdıkları kültürü ve ifade inceliklerini de satırdan geçiren aydınların günahı büyüktür.

    Devletin bütün imkanlarını kullanarak insanlara uydurma kelimelerle konuşmanın “çağdaşlık” “ilericilik” olduğunu telkin etmişlerdir. Bu yüzden zamanla sadece kelimeler değil deyim ve atasözleri bile yeni nesillere bayat gelmeye başlamıştır. İşin gerçeği şudur: Birtakım aydınlar Türkçe’yi zenginleştirmek Türkçe’de bulunmayan kavramlara terimlere karşılıklar bulmak yerine; yediden yetmişe herkesin anladığı ve kullandığı kelimelere yeni karşılıklar uydurmuşlardır. İmkân’ı ihtimal’i şart’ı sebep’i ve daha yüzlercesini kitle iletişim vasıtalarını da arkalarına alarak dilden kovmuşlar.

    Hatırlanacağı üzere yabancı adlar önce dergilerde boy gösterdi: Argos Rapsodi Strech Hey Girl vb. Daha sonraları yabancı adlı televizyonlar peydahlandı: Magic Box Show TV İnter Star Flash TV vb. Yüksek tirajlı gazetelerde Film Guide TV Guide Pozitif Star Teleskop gibi adlarla ekler vermeye başladılar. Çocuklarına Melisa Sem gibi isimler veriyorlar...

    Geçmiş ola!

  3. #13
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart





    Türkçeyi doğru kullanmak Türkçe kelimeleri tercih etmek namustur.

    Dilin millet hayatındaki tartışılmaz önemi konusu her açılışında Konfüçyüs’ün “bir milleti egemenlik altına almak için ne gibi bir yola başvurulması” gerektiği yolundaki cevabı düşer aklımıza. Ne demişti hatırlayalım: Önce o milletin dilini bozardım diyor. Neden mi?

    Çünkü insanlar dil ile iletişim kurar. Kelimelerini değiştirir farklı dillerden yabancı kelimelerle yüklü bir dil inşa ederdim. Kelimeler anlaşılmazsa cümleler de anlaşılmaz ve insanlar ne denildiğini anlamıyorsa işte ülke çözülmeye başlamıştır artık.

    Dünya hızla “çokkültürlü” bir yapılanmanın olduğu yarınlara doğru ilerliyor. Kimi kültürler bu çokkültürlü katman içinde kendi değerlerini temsil etme durumunda olmayacak belki de. Çünkü tuhaf bir zihin yapısının ürünü olan “Gücün varsa söyleyecek sözün vardır” sığlığı ile hareket ediliyor. Oysaki güçlü olan söz değil miydi? Sözün gücü vardır gücün sözü değil!

    Gerçek şu ki; İngilizce almış başını gidiyor. Hangi ulus hangi ülke olursa olsun kıyısından köşesinden bir şekilde İngilizce’yle hemhal durumda. Bizde bile İngilizce’ye rağbet o kadar fazla ki çoğunlukla gençlerin ağzında kırma/melez bir Türkçe konuşulmaktadır.

    Buradan İngilizce öğretimine karşı çıktığımız gibi bir sonuca ulaşılmamalıdır; aksine dünya devletleri arasında yer almak isteyen bir Türkiye dünya insanları ile iletişim kurmak isteyen bir fert İngilizce bilmek zorundadır. Bugün derdini dileğini yurtdışında Türkçe ifade etmeye çalışanlar sesini duyuramamaktadır. Dil bileceğiz… Hem de en iyi şekilde. Ama dil bileceğiz diye de kalkıp güzelim Türkçe kelimelerimizin yerine ucube yabancı kelimeleri de koymayacağız koymamalıyız…

    Türkçesi varken İngilizcesine ya da hangi dilden olduğu belli olmayan Frenkçesine sığınan kişilerin “kendini küçük görme” sorunu vardır diye düşünüyorum. Söylediği iki kelimeden biri yabancı olan ve Türkçe konuştuğunu iddia edenler neyi kanıtlamaya çalışıyorlar?
    İnsanın itibarını konumunu kullandığı kelimeler yükseltmez; bilakis taşıdığı değerler yükseltir.

    Bu bağlamda dilimizde Türkçe karşılığı olduğu halde farklı dillerden apartma kelimelerin kullanılması en basit ifade ile “kendini bilmezlik/aymazlık”tır. Yunus Emre özü ile de sözü ile de kendini bilmesi gerektiğini salık vermez mi insanoğluna; “Sen seni bil seni…”

    Özellikle basın-yayın kuruluşlarında yani medyada sıkça gözlemlediğimiz bu dil kirliliği değil midir bugünkü insanımıza da aynı günahı işlemeye yönelten? Televizyon izlemede dünya ikincisi ya da üçüncüsü olduğumuz göz önüne alınacak olursa o nispette de dilimizi katlettiğimiz sonuncuna varabiliriz. Televizyon kültürü ile yetişen çocuklar gençler ya da akşamlarını televizyon ile dolduran anne babalar farkında olarak ya da olmayarak kapmış oldukları “yabancı kelime” virüsünü mikrobunu çevrelerine de taşıyıveriyorlar. Sorumsuzluk televizyon ya da gazeteler de başlıyor. Bu özenti hastası insanların konuştukları Türkçe halkın konuştuğu arı-duru Türkçeye pek benzemiyor. Bir zaman sonra da arı-duru konuşan halk garip karşılanmaya başlanıyor. Neden çünkü “eski kelimelerle” konuşuyordur.

    Televizyonun öğrettiği Türkçe ile yatar kalkar olduk sözün özü.

    Bulunduğunuz yeri şöyle bir gezin. İşyerlerinde özellikle yeni açılan iş yerlerinde yabancı isim koyma hastalığı almış başını gidiyor. Acıktığınızda oturup döner yiyeceğiniz yerin isminin fast food olduğunu görüyorsunuz. Saçınız uzamıştır kestireceksiniz ortalık “flash” olmuştur. Yeni çıkan bir kaseti ya da albümü gidip “woom” suz bir yerlerde sormak için boşuna geziyorsunuz. Güzelim Anadolu kelimesi;“Anatolia” olmuş biz uyurken. Halkın yüzlerce yıldır dükkân dediği ve alış veriş yaptığı yerleri birileri “shop” a çevirmiş. Bizim heybetli asil paşa olmuş “Pasha”… Ve daha bir yığın örnek… Showland showroom center bazaar miss forewer travel elite strech class vokal bank kelimeleri işyeri ismi olarak kullanıldığına daha “modern” daha “cool” olmaktadır halkın gözünde her halde… Dilinden utanan özenti meraklıları oldukça bunun önüne geçilebilir mi?

    Gelin bugün bir karar verin ve uygulayın; Türkçesi varken yabancı kelimelerle konuşmaya son verin.

    ÖYLE DEME ; BÖYLE DE

    - START ALMAK - BAŞLAMAK
    - LAPTOP - DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR
    - CENTER - MERKEZ

    - RELAX OLMAK - RAHATLAMAK
    - E-MAIL - E-POSTA İLETİ ELMEK
    - KOMÜNİKASYON - İLETİŞİM
    - CV - ÖZGEÇMİŞ
    - OKEY - TAMAM
    - TREND - EĞİLİM
    - SPONTANE - KENDİLİĞİNDEN
    - LİNK - BAĞLANTI
    - DİZAYN - TASARIM
    - ANALİZ - ÇÖZÜMLEME TAHLİL ETME
    - ONLINE - ÇEVRİMİÇİ
    - KRİTER - ÖLÇÜT KISTAS
    - PART-TİME - YARI ZAMANLI
    - PESİMİST - KARAMSAR
    - SLAYT - SUNUM
    - EMPOZE ETMEK - DAYATMAK
    - DRIVER - SÜRÜCÜ
    - BYE BYE - HOŞÇA KAL
    - WİRELESS - KABLOSUZ AĞ/İNTERNET

  4. #14
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Yavuz Bülent Bakiler ve Türkçe





    Yavuz Bülent Bâkiler günümüz Türk edebiyatının önde gelen simalarındadır. Şair yazar ve mütefekkir olan Bâkiler “Harman” “Üsküp’ten Kosova’ya” “Türkistan Türkistan” “Âşık Veysel” “Sözün Doğrusu 1 “Ârif Nihat Asya İhtişamı” “Gidenlerin Ardından” “Elçibey” “Şiirimizde Ana” “1944-1945 Irkçılık-Turancılık Davasında Sorgular Savunmalar” “Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır” “Elçibey” gibi eserlere imza atmıştır.


    Türkçemiz üzerine düşünen yazarlardan biri de Yavuz Bülent Bâkiler’dir.


    Bâkiler dil üzerine keyfi davranmayan sorumlulukla şuurla yazan bir araştırmacıdır. Ayrıca onun şair oluşu Türkçeye yönelik daha da hassas davranmasına yol açmıştır diyebiliriz. Değil mi ki şairler kelimeleri sarraf gibi işleyen dil ustalarıdır. İşte Bâkiler de eserlerini Türkçe zevkiyle inşa eden bir sanatkâr ve dil üzerine araştırmalar yapan düşünen konuşan ve çeşitli programlar hazırlayan bir yazardır.

    Bâkiler eserlerinde Türkçeyi kullanımıyla Türkçeye dair telakkisini de yansıtmaktadır. Yani Bâkiler’in eserlerine onun dile dair görüşlerini tatbik ettiği çalışmalar olarak bakabiliriz. Fakat onun “Sözün Doğrusu 1- 2” eserleri yazarın Türkçeye dair fikirlerini Türkçe hakkındaki çeşitli meselelere bakışını ve Türkçe telakkisini doğrudan ihtiva etmektedir.

    Bâkiler insanları bir araya getiren bir harç gibi birlikte kılan unsurun kültür olduğunu idrak etmiştir. Kültür; dil din gelenek görenek ve tarih şuurundan oluşur.

    Bunlardan dil Bâkiler’e göre bir millet için olmazsa olmazlardandır. Türk milletinin dili Türkçedir. O takdirde Türkçe Türk milleti için ana sütü gibi helal olmalıdır. Dilin helalliği onu doğru kullanmakta ve güzelce yaşatmakta saklıdır. Bu da günlük hayatımızda televizyon kanallarında gazetelerde mecmualarda dergilerde ve radyolarımızda Türkçeye hassasiyetle yaklaşmakla olur.

    Yahya Kemal üstat “Türkçenin çekilmediği yerler vatandır.” diyor. Dil bir milleti millet yapan en önemli müesseselerdendir. Millet ise vatan toprağı ile vardır. Vatansız millet yok olma tarih sahnesinden silinme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Milleti yeryüzünde var yapan değerlerden biri vatansa diğeri de dildir. Dile sahip çıkmak biraz da vatana sahip çıkmaktır. Dili korumak vatanı korumaktır. Dilde hassas olmak vatan mevzusunda hassas olmaktır. Yahya Kemal’in sözüne bu açıdan bakmak meseleyi biraz daha anlaşılır kılacaktır. Bâkiler’in Türkçe üzerine düşünmesinde araştırmalar yapıp yazılar yazmasında Yahya Kemal’in de etkisi olmuştur denilebilir.

    Zira onun şu sözleri Yahya Kemal’in ifadelerini hatırlatmaktadır: “Türkçe bizim varlık sebebimizdir. Dirliğimiz birliğimiz geçmişimiz geleceğimiz dilimize bağlı. Dilini unutan bir millet kaybolmuşlar listesinde kupkuru bir isim olarak kalır."

    Bâkiler’in dil telakkisini yansıtan bu ifadeler onun derdini de anlatmaktadır. O Türkçeye varlık sebebimiz olarak bakmaktadır. Onun için Türkçe Türk milletinin kültürünün gelenek ve göreneklerinin yeryüzünde baki kalışının en önemli sebebidir. Dil yoksa biz de yokuz; dil varsa biz de varız.

    Bâkiler’in Türkçeye dair dile getirdiği görüşlerini inceleyince anlıyoruz ki karşımızda şuurlu bir dil sevdalısı konuşmakta. O bir şair ve araştırmacı olarak Türkçesine önem vermekte; dil mevzusunu önemli mevzulardan bilmekte ve Türkçe üzerine konuşmak için derin bir birikime sahip olunması gerektiğini örneklerle kanıtlamaktadır.

    Türkçenin meselelerini merak eden herkese duyurulur!

    Efecan Karagöl'e teşekkürler...

  5. #15
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Hepinizin bildiği gibi Türkçe Türk kültürünün Türk bağımsızlığının en temel yapı taşlarından biridir....Bizim kültürümüzü oluşturan onu yaşatan en önemli etmen Türk Dilidir...




    Güzel dilimizin kelimelerini abuk subuk harflerle yozlaştıran onlara başka bir biçim veren ve dilimizin gramer yapısını alt üst eden insanların önüne geçmek bir bizim en büyük sorumluluklarımızdandır..

    İnsanların kendine ait sorunları yüzünden Türkçemizin kurban edilmesine göz yumamayız sessiz kalamayız....

    Önceleri Türkçe kelimelerin yerini ingilizce kelimeler alıyordu...Bu dilimizi başka dillerin etkisine sokuyordu...Ama gittikçe abartan o şahıslar Türkçe kelimelerini de bozarak dilimize zarar vermeye başladılar...Bunun ölçüsünü de bir hayli kaçırdılar...

    Örneğin;

    Sheker Değil ---> Şeker

    Ajqımmm Değil ---> Aşkım

    Ewt Değil ---> Evet

    Sefiorum Değil ---> Seviyorum

    Sen de Türkçene Sahip Çık. Sen de Bir Yorum Yaz.. Bizlere Katıl !!

    BEN DE TÜRKÇEME SAHİP ÇIKIYORUM DİYORSAN YORUM YAZ...

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş