Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Osmanlı imparatorluğu Padişahları

    Osman Gazi



    Osman Gazi Ertugrul Bey'in üç oglundan birisidir. Osman Bey diger kardeslerinden büyük degildi fakat adeta bir idareci olarak yaratilmisti. Zira bu hususta cok büyük kaabiliyet sahibi idi. Babasi vefat ettikten sonra diger bütün beyler ittifakla Osman Bey'i asiretin reisi olarak tanidilar.

    Osman Bey beyligin basina geçtigi zaman 23 yasinda idi. Uzun boylu genis gögüslü kalin ve çatik kasli elå gözlü ve koç burunlu idi. Iki omuzlari arasi oldukça genis vucudunun belden yukari kismi asagi kismina nisbetle daha uzundu. Cehresi yuvarlak ve teni bugday renginde idi.

    Buyuk seyhlerden Edebali'nin evinde misafir iken istirahat icin gösterilen odada Kur'an-i Kerim'i görönce sabaha kadar saygisindan yatmadigi ve geceyi uykusuz gecirdigi cok Osman Gazi (Topkapt Sarayi MUzesi) meshurdur. seyh bu durumdan cok memnun kaldigi için kendisini kizi ile evlendirmis ve hayir dualar etmistir.

    Osman Bey 1287'de Karacahisar'i fethetti. 1289'da Domaniç'te Bizanslilari yenerek Bilecik'i fethetti ve SeIçuklu Hukumdari tarafindan uc beyligine verildi. 1299'da Inegöl fethedildi. SeIçuklu Devleti yikildi ve Osman Bey mustakil beyligini ilån etti. 1300'de Yenisehir ile Köprühisar 1302'de ise Akhisar ve Koçhisar fethedildi.

    Osman Bey'e babasindan kalan arazinin genisligi 4800 km. kare idi. Kendisi vefat ettiginde ise beyligin toprak genisligi 16.000 km. kareye ulasmistir.

    Vefat etmeden önce oglu Orhan Bey'e söyle vasiyet etmistir

    - Ogullarima ve butun dostlarima birinci vasiyetim sudur ki; her zaman gazaya devam ederek Din-i Celil-i Islåm'in yilceligini yasatiniz. Cihadin kemaline ererek sancagi serifi hep yuksekte tutunuz. Her zaman Islam'a hizmet ediniz. Zira Cenab-i Hak benim gibi zayif bir kulunu ulkeler fethetmek icin memur etti. Gaza ve cihadlarinizla Kelime-i Tevhid'i Cok uzaklara göturunuz. Hanedanimdan her kim hak yoldan ve adaletten saparsa mahser gönunde Rasülü Azam'in sefåatinden mahrum kalsin.

    - Oglum! Dunyaya gelen hiç bir insan yoktur ki ölüme boyun egmesin. Bana da Hz. Allah'in emri ile simdi ölüm yaklasti. Bu devIeti sana emanet ediyorum. Seni de Mevlä'ya emanet ettim. Her isinde adaleti üstün tut.

    Vefatinda 68 yasinda idi. Tarih ise Agustos 1326'yi gösteriyordu. (Allah rahmet eylesin.)

    Vefat ettiginde geriye biraktigi mal varligi sunlardi : Bir at zirhi bir çift cizme birkaç tane sancak bir kiliç bir mizrak bir tirkes birkaç at üç suru koyun tuzluk ve kasiklik.

    Osman bey Vefat ettigi zaman zayif bir rivayete göre Sögut'te babasinin yanina defnedilmis ve Bursa alinirsa oraya defnini vasiyet etmisti. Bunun için 1326'da Bursa alindiktan sonra vasiyeti yerine getirilerek cesedi Bursa'ya nakledilip Hisar'da (Saint Eli) namina yapilmis olan Gümüslü Kunbed'e defnedilmistir. Fakat vekayiin tetkikine göre vefatinin 1326'da Bursa'nin teslim alinmasindan sonra oldugu anlasiliyor. (Osmanli Tarihi Uzunçarsili)

    Osman Bey zamaninda yasayan islam büyükleri:

    Silsile-i Sadet-i Naksibendiyye'nin onuncu ve onbirinci halkalarini teskil eden Hace Arif Rivgiri ve Hace Mahmud Incir Fagnevi (k.s.) Hazretleri Seyh Saadettin Cibavi Bahaüddin Veled ve müellif pehlivan Mahmud Poyraz.

    Osman Gazi'nin esleri ve çocuklari

    Osman Gazi iki evlilik yapmistir. Birinci esi Türkmen beylerinden Ömer Bey'in kizi Mal Hatun'dur. Orhan Gazi bu esinden dogmustur ikinci esi Seyh Ede Bali'nin kizi Balâ Hatun'dur. Bu iki esinden yedisi erkek biri kiz olmak üzere sekiz çocugu olmustur. Erkek çocuklari Orhan Gazi Alâeddin Bey Savci Bey Çoban Bey Melik Bey Hamid Bey ve Pazarli Bey kizi ise Fatma Hatun'dur.

    Bazi tarihçiler (Âsik Pasazade Mehmed Nesrî vb.) Mal Hatun'un Ede Bali'nin kizi ol dugunu diger bazi tarihçilerimizde Eda Bali'nin kizinin Balâ Hatun oldugunu yazarlar. Bunun fazla önemi yoktur çünkü bu hatunlarin ikiside Türkmen boyundandir. Osman Gazi'nin Seyh Ede Bali'nin kizi ile evlenmesi olayi çok meshurdur. Bu Ede Bali'nin çok ünlü bir seyh bir dervis olmasin dan Osman Bey'in bir rüyasini yorumlaya rak onun padisah olacagini müjdelemesin den ve kizini bundan sonra Osman'a verme sinden dolayidir.

    Osman Gazi dervis Seyh Ede Bali'yi sik sik ziyaret eder sohbetinden yararlanir ondan ögüt alirdi. Bu ziyaretlerinden birinde seyhin kizini görüp âsik olmus evlenmek için babasindan istemis fakat seyh "Asiret beyine lâyik degil" diye kizini vermemisti.

    Osman Bey aradan yillar geçtigi halde seyhin kizini unutamiyordu. Bu arada Bizans tekfurlariyla bir hayli vurusma oldu. Bunlardan biri olan Ermeni Derbendi vurusmasinda kardesi Sanbati'nin oglu Bay Hoca (BayKoca) sehit düstü. Osman Bey üzüntü için de geri döndü. Aksam yatagina girdigi za man Bay Hoca'nin ölümü için sessizce agladi ve yorgunluktan uykuya vardi. O gece bir rüya gördü. Âsik Pasazade bu rüyayi ve sonunu söyle anlatiyor:

    "... Osman Gazi uyuyunca rüyasinda gördüki bu azizin (Seyh Ede Bali'inn) koynundan bir ay dogar bu ay gelir Osman Gazi'nin Koynuna girer. Ayin Osman Gazi'nin koynuna girdigi demde göbeginden bir agaç çikar agacin gölgesi dünyayi tutar. Gölgesinin altinda daglar vardir. Her dagin dibinden sular çikmakta bu sulardan kimileri içmekte kimileri bahçe sulamakta kimileri de çesmeler akitmakta dir..."

    "... Osman Gazi uykusundan uyandi. Seyhe gidip rüyasini anlatti. Seyh (rüyayi yorumlayarak) dedi ki: Ogul Osman! Müjde olsun ki Hak Tafila sana ve nesline pa disahlik verdi. Ve benim kizim Mal Hatun (Balâ Hatun) senin helalin oldu...".

    Hemen nikâh edip kizini Osman Bey'e verdi.

  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Orhan Gazi
    Saltanatı : 1326-1359



    Osmanli Devletini Osman Gazi kurmustu. Fakat onu teskilatlandiran ve büyük bir devlet haline getiren Orhan Gazi idi.

    Orhan Gazi sari sakalli uzunca boylu mavi gözlü idi. Yumusak huylu ve merhametli fakat yerine göre siddetli ve secaatliydi. Fakirleri sever ve ulemaya hurmet ederdi. Son derece dindar adaletli ve tebaasina kendisini sevdirmesini cok iyi bilirdi. Bizzat halk içine girer onlarla yemek yer ve dertlesirdi.

    Hareketlerinde cok hesapli davranir ve hiç telas etmezdi. iznik'i fethettigi zaman hiristiyanlara göstermis oldugu insanca muamele dillere destan olmustu.

    Orhan Gazi'nin her yönden büyük bir insan oldugunu sadece Turkler degil birçok yabanci tarihçiler dahi tasdik etmisierdir.

    Orhan Gazi daha 15 yasinda iken harplere istirak etmis ve hayatinin büyük bir kismi harp meydanlarinda germistir. Babasindan 16.000 km. kare olarak teslim aldigi topraklari alti misline çikararak 95.000 km. kare yapmistir.

    Orhan Gazi bir devlet reisi sifati ile harplerde bizzat ordularinin basinda daima bulunmustur. Orhan Gazi devletin muntazam bir idare sistemine baglanmasi lüzumunu görmüs ve teskilat isini ise Alaeddin Pasa ile Seyh Edebali'nin bacanagi Candarli Kara Halil pasaya havale etmisti.

    Orhan Gazi zamaninda teskilati üç noktada toplayabiliriz : Para kiyafet ordu.

    Orhan Bey'in büyük oglu Süleyman Pasa kendisinden önce vefat etmistir. Kendi sagliginda iken baskumandanlik vazifesini ikinci oglu Murad Hüdavendigar'a devretmistir.

    Osmanlilar tarafindan yaptirilan ilk cami (1333 -1334) senesinde iznik'te yapilan "Haci Özbek" Camiidir. Ve Orhan Gazi yaptirmistir.

    Bursa Medresesini Orhan Bey yaptirmis ve ilk "Sultan" lakabi da O'nun zamaninda kulIanilmistir. Yine ilk Osmanli parasi da Orhan Bey zamaninda basilmistir. Müslüman Türkler Avrupa'ya ilk defa Orhan Bey zamaninda geçmislerdir. istanbul'un Anadolu yakasi tamamen Orhan Bey zamaninda Osmanli topraklarina katilmistir.

    Yeni fethedilen hiristiyan topraklarinda yasayan yerli hiristiyan halkin Osmanli hayranligi yeni fetihleri de kolaylastirmistir.

    Zamaninda fethedilen yerler:
    1326'da Bursa 1329'da iznik 1337'de Gemlik'i fethetti ve Bizanslilara karsi Palekanon (Maltepe) zaferini kazandi. 1345'de Karasi Beyligi ilhak edildi. 1354'de Ankara ve Gelibolu fethedildi.

    Orhan Gazi 1360 senesinde 79 yasinda vefat etmistir. Tiürbesi ise Bursa'da Osman Gazi'nin türbesi yanindadir. Türbe dört köselidir. icinde 4 tane büyük mermer sütun vardir. Türbe bu dört sütun üzerine oturtulmustur. Kubbesi genis ve kursunla örtülmüstür. Duvarlari sade ve beyaza boyanmistir. Tavaninda onar kandilli birer tane avize asilidir. Orta yerde Orhan Gazi'nin sandukasi bulunmaktadir. Etrafi pirinç parmakliklar ile cevrilmistir. Sandukanin kuzey yönünde Cem Sultan'in oglu Abdullah kaii tarafinda ikinci Bayezid'in oglu Korkut onun yaninda Orhan Gazi'nin ailesi Nilüfer Hatun ve oglu Kasim Çelebi ile Yildirim'in oglu Musa Çelebi vardir. Bu türbede yirmiiki tane mezar bulunmaktadir. Türbeyi ise Sultan Abdülaziz yaptirmistir.

    Silsile-i Sadat-i Naksibendiyye'den Hace Muhammed Baba Semasi (k.s.) Hazretleri Seyh Edebali Haci Bektas-i Veli bu devrin büyüklerinden olup Orhan Gazi zamaninda vefat etmislerdir.

    Orhan gazi'nin esleri ve cocuklari

    Orhan gazi'nin ilk esi Nilufer Hatun (Holofira) Yarhisar tekfurunun kizidir. Bu esinden Süleyman Çelebi Murad Çelebi Kasim Çelebi adinda üç oglu oldu. Türkmen boylarinda büyük kardese 'Pasa' (bas aga) demek gelenek oldugu için Süleyman Çelebi hep Süleyman Pasa olarak anildi ikinci esi yine bir Bizans prensesi olan Asporça üçüncü esi Bizans hükümdari Kantakuzenos'un kizi Teodora'dir. Teodora ile evlendigi zaman 58 yasinda Teodora ise 18 yasinda idi. Siyasî sebep lerle yapilan son iki evlilikten de çocuklari oldu. (Asporça'dan ibrahim Çelebi adinda bir oglu Fatma Hatun adinda bir kizi; Teodora' dan ise Halil Çelebi adinda bir oglu olmustur).

    Teodora Müslüman olmamisti. Hiristiyan anadan dogan çocuklar veliaht olamazlardi. Önce Süleyman Pasa onun ölümünden sonrada Murad Çelebi veliaht olmuslardi. Teo dora'dan olan Halil Çelebi Dil Iskelesi'nde kayik gezintisi yaparken Ceneviz korsanlari tarafindan kaçirilarak esir alindi ve 3 yil Foçada tutuldu. Sonra 100 bin altin karsiliginda serbest birakildi. Bu paranin yarisini Orhan Bey Bizans hükümdarina ödetti.

  3. #3
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart




    Sultan Murad Hüdavendigar Han

    Babası: Sultan Orhan Bey
    Annesi: Nilüfer Hatun
    Doğum Tarihi: 1326
    Tahta Çıkışı: 1360
    Şehid Olduğu Tarih: 1389Osmanlı tarihinde

    I. Murâd Murâd Hüdâvendigâr ve Gâzi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaşlarında iken Osmanlı Padişahı olarak tahta geçti. Hüdâvendigâr hükümdâr demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti’nin başşehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa’ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi.

    Seferlerine Ankara’nın yeniden fethiyle başlayan Sultân Murâd 1362 Temmuz’unda Edirne’yi zabtetti ve kendisine yeni başşehir yaptı. Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe’nin fethi takip etti (1363). Osmanlı Devleti’nin Avrupa topraklarında bu ilerleyişi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V. Urbanus’un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı. Ancak 60.000 kişilik haçlı ordusu 10.000 kişilik Hacı İlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363). Bunu Sırbistan’ın bir kısmı ile Bulgaristan’ın Osmanlı’ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaşma imzalandı.

    1375’de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiş oldu.

    1383’de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı’yı metbû’ tanıyınca Karaman oğulları rahatsız olmaya başladı ve 1386’da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı başladı. Her ne kadar Sultân Murad’ın oğlu Şehzâde Bâyezid kahramanca savaşarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım ünvanını aldıysa da bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı’nın üzerine yürüdü ve hatta Timurtaş Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (Ploşnik Olayı 1387). Bundan cesaret alan haçlı orduları Sırpı ile Bulgarı ile Ulahı ile hep birlikte Osmanlı Devleti’nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova’da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karşı karşıya geldiler.

    Osmanlı ordusu I. Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini başlatmış oldu. Ancak bu güzellikler arasında Miloş Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak şehid edildi (20.6.1389) ve Bursa’ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuş Bulgaristan tamamen Osmanlı’nın eline geçerken Sırbistan’ın da önemli bir kısmı feth edilmişti. 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500.000 km2’lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu.

    Batılı tarihçilerin de itirafıyla fethettiği topraklarda Ortodokslara Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaşlarından daha iyi davrandı. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düşman herkes tarafından sevilir hale geldi. Devlet teşkilâtçılığında da zirvedeydi. Her ne kadar yeniçeri teşkilâtı babası zamanında kurulmaya başlansa da asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teşkilâtlarını kuran ve geliştiren kendisi oldu. İstanbul'u ilk kuşatan Osmanlı Padişahı da kendisiydi.

    Murâd Hüdâvendigâr’ı muvaffak eden sebeplerin başında onunla birlikte çalışan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor. Bunların başında bir görüşe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi’yi zikretmek gerekiyor. Bu vazifeye gelir gelmez Karamanlı Kara Rüstem’in de yardımıyla Maliye teşkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında başlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları Teşkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu. 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin Paşa diye anılmaya başlandı. Diğer devlet adamları arasında ise Halil Hayreddin Paşa’nın oğlu Ali Paşa’yı yeniçeri ve acemi oğlan teşkilâtında büyük payı bulunan Timurtaş Paşa ve Lala Şahin Paşa’yı kahramanlıkları ile meşhur Saruca Paşa Evrenos Beğ İne Beğ Paşa Yiğit Müstecap Subaşı ve Hacı İlbeğ’i zikretmek gerekmektedir.

    Asrındaki âlimlerden ise Aksaray’lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî’nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı ünvanıyla meşhur Mevlânâ Burhânüddin’i zikretmek gerekmektedir.

    ZEVCELERİ: 1- Gülçiçek Hâtûn; Yıldırım Bâyezid’in ve Yahşi Bey’in Annesi. 2- Marya Thamara Hâtun; Bulgar Kralının kızı. 3- Paşa Melek Hâtun; Kızıl Murad bey’in kızı. 4- Candar Oğullarından bir beyin kızı. 5- Bulgar Beyinin kızı. ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid. 2-Ya‘kub Çelebi. 3- Savcı Bey. 4- İbrahim Bey. 5- Yahşi Bey. 6- Halil Bey; 7- Özer Hâtun; 8- Sultân Hâtun. 9- Nefise Melek Sultân Hâtûn .

    Kaynak: Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]






    1360 Orhan Gazi’nın vefatı.
    Rumeli’de bulunan şehzade Murad Bey’in Bursa’ya hareketi.
    Sultan I. Murad’ın tahta çıkışı.
    Şehzade Bayezid’in doğumu.
    Ankara’da fiili hakim durumunda olan Ahi’lerin Karamanoğullarının baskısı sonucu Osmanlı hakimiyetinden çıkmaları.
    Edirne’nin kuşatılmasına karar verilmesi.

    1361 Ankara Sultanönü Bölgesi’nin işgali.
    Devlet’te ilk Kazaskerlik Makamı’nın kurulması.
    Çorlu Keşan Dimitoka Pınarhisar Babaeski ve Lüleburgaz kasabalarının ve Edirne’nin fethi.
    Ankara şehrinin Murad Hüdavendigar tarafından zaptı.
    Murad Hüdavendigar’ın ordu komutanları Lala Şahin Paşa Hacı İlbey ve Evrenos Beyleri yeni fetihler için görevlendirmesi.
    Bizanslıların Burgaz Malkara ve Çorlu’yu geri almaları.
    Lala Şahin Paşa’nın Beylerbeyi olarak tayini ve Rumeli Ordu Komutanlığına getirilmesi.
    Rumeli’nin Türkleştirilmesi hareketinin genişletilmesi.
    Lüleburgaz’da Sultan Murad Lala Şahin ve Evrenos Bey’in katılımı ile Harp Meclisi’nin toplanması.
    Edirne’nin zaptı kararının alınması.
    Bizans ve Bulgar kuvvetlerinin mağlup edilmesi.
    Sultan Murad’ın karargâh merkezi yaptığı Dimetoka’ya gelişi.
    Burada bir camii ve küçük bir saray inşaatına başlanması.
    Filibe yakınında Meriç Nehri üzerinde bir köprü inşa edilmesi.

    1362 Yeniçeri Ocağı’nın temeli olan Pençik Kanunu’nun çıkışı.
    1363 Filibe’nin fethi.
    Bizans İmparatorluğu’nu Osmanlı İmparatorluğu’na tabi bir Devlet haline getiren antlaşmanın imzalanması.

    1364 Sırp Sındığı savaşı.
    Sultan Murad’ın Bursa’ya dönüşü.
    Bilecik’te Sırp Sındığı zaferi anısına bir camii yapılması.
    Biga’nın fethi.

    1365 Dubrovnik Cumhuriyeti’nin ticaret anlaşması imzalayarak Osmanlı Devleti himayesine girmesi.
    1366 Gelibolu’nun elden çıkışı.
    1367 Karınova Aydos ve Burgaz Kaleleri’nin fethi.
    1368 Vize Kırkkilise ve Tirebolu Kaleleri’nin fethi.
    Edirne’nin Devlet Merkezi olması.
    Edirne’de ilk mimari faaliyetlerin başlaması.
    Eski Saray’ın inşaatı.

    1369 Bizans İmparatoru Paleologos’un Türklere karşı bir Haçlı seferi açılması için Roma’da Papa ile görüşmesi ve katolik mezhebine geçmesi.
    1371 Somaku Meydan Muharebesi’nin kazanılması.
    Çirmen zaferi.

    1372 Adriyatik Denizi’ne ilk akınların başlaması ve Yunanistan’ın Atik Bölgesi’ne ilk Osmanlı akınları.
    1373 Bizans İmparatoru’nun Osmanlı İmparatorluğu tabiyetini kabul ettiğini bildirdiği belgeyi yenilemesi.
    Makedonya fethinin başlaması.

    1374 Çandarlı Hayreddin Paşa’nın Selanik seferine başlamak üzere ordusu ile hareketi.
    1375 Niş’in fethi Sırp kralının tabiyet anlaşmasını yenilemesi.
    1376 Bulgar Krallığı’nın Osmanlı hâkimiyetini kabulü.
    Bizans İmparatoru’nun himaye antlaşmasını kabul ederek Gelibolu’yu Osmanlılara iadesi.

    1381 Germiyan Beyi kızının Kütahya Simav Eğrigöz ve Tavşanlı kasabalarını çeyiz olarak Osmanlı ülkesine katması.
    Hamidoğulları Beyliği’nden 6 şehrin satın alınması.

    1382 I. Murad’a “Hüdavendigar” ünvanının verilmesi.
    1383 Kara Timurtaş Paşa’nın Arnavutluk akını.
    1384 Bosna-Hersek akını.
    1385 Ohri’nin fethi.
    Arnavutluk’ta Savra zaferi.
    Savcı Bey isyanı.

    1386 Niş ve Sofya’nın alınışı.
    Mısır Kölemenleri ile ilk siyasi ilişkiler.

    1387 Veziriazam Çandarlı Hayreddin Paşa’nın ölümü.
    İkinci vezir Çandarlı Ali Paşa’nın vezir olması.

    1389 Konya’da Osmanlı Karaman Savaşı.
    Bosna’da Sırp Arnavut ve Hırvatlar arasında Türklere karşı ittifak yapılması.
    Ploşnik bozgunu ve Osmanlı Devleti’ne karşı Balkan İttifakı’nın kurulması.
    Silistre Ziştovi Niğbolu Plevne Lofça Deliorman ve Dobruca’nın Türk hakimiyeti altına alındı.
    I. Kosova zaferi.
    Osmanlılara karşı çıkan karışıklıklar ve Sırp Miloş Obroneviç tarafından I. Murad’ın şehit edilmesi.
    Yıldırım Bayezid’in tahta çıkışı.

  4. #4
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart



    Sultan Yıldırım Bayezid Han
    Babası: Sultan 1. Murad
    Annesi: Gülçiçek Hatun
    Doğum Tarihi: 1360
    Tahta Çıkışı: 1389
    Ölümü: 8 Mart 1403

    Osmanlı Padişahları arasında hakkında en çok konuşulan Padişahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti genişletmesine rağmen 1402’de Ankara’da Timur’a yenilerek tekrar başa dönülmesine sebep olmasıdır. İkincisi de hem Emir Sultân Buharî’ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid’i tanıyalım.

    1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid Sultân Murad’ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa’da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hâtun’dan dünyaya gelmiş ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beşinde de babasının şahâdeti üzerine tahta çıkmıştır. Padişah olmadan evvel sırasıyla Kütahya Hamid İli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır.

    Osmanlı Devleti’nin Kosova’da haçlı ordularıyla meşgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları Osmanlı Devleti’ne ait sancak ve kazalara hücum başlattı. Bunu gören Yıldırım 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan Aydın Menteşe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti’ne bağlılıklarını bildirince hemen 1390-91 kışında Ankara’ya gelerek orada kışlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans İmparatoru II. Manuel’i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ’addin Bey de firar etmişti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet’ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım’ın bütün hayali İstanbul’u fethetmek idi. Bu sebeple 1391’de 7 ay sürecek olan İstanbul kuşatmasına başladı. Bizans’ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı.




    Rumeli’nde gayr-i müslimlerle uğraşan Osmanlının aleyhine durumu fırsat bilen Karamanoğlu-Candaroğlu ve Sivas’daki Kadı Burhâneddin’in ittifak yaptığı duyuldu. 1392’de Candaroğlu halledildi; İsfendiyaroğulları da Osmanlı’ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaş daha dehşetli idi. Yıldırım’ın oğlu Şehzâde Ertuğrul’un kumandasındaki Osmanlı ordusu Çorum yakınlarında yenik düştü. Bu arada Yıldırım’ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392’de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu.

    Bütün bu gelişmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund üçüncü bir haçlı seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeşit düşman milletin yer aldığı 70.000 kişilik orduyla Tuna’yı geçerek Niğbolu’yu kuşattı ve düşman kuvvetler 130.000’e ulaştı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı İklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya başlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise nihâî dersi hak etmişlerdi ve gerçekten 1397’de Konya’ya giren Yıldırım eniştesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya’yı Osmanlı Devleti’nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmış ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti’nin olmuştu. Rumeli’de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmişti.

    İşte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk fırtına gibi eserek Doğu Anadolu’yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur’u tahrik ettikleri gibi Timur’un düşmanları olan bazı beyler de Yıldırım’a sığınmış bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım’dan bu beyleri salı-vermesini ve kendisine tabi olmasını şartlarının kabulü halinde gayr-i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup ‘Rum Meliki Yıldırm Bayezid’ diye başlamaktadır). Buna karşı Yıldırım’ın cevabı çok sert ve hatta hakaretâmiz oldu (Mektup ‘Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam’ diye başlamaktadır).

    Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım’ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düştü ve Padişah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti cihan devleti olmaktan çıkmış ve yeniden başa dönmüştü. Zira bu savaşı takip eden yıllarda 8 yıl kadar Anadolu’da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403’de bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil sıkıntıdan doğan bir kaç çeşit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem başladı.

    Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında iyi bir devlet adamı olmakla beraber takvâ cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali Paşa Timurtaş Paşa Süleyman Paşa İshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise Şemseddin Fenari oğlu Muhammed Şah Fenari Hâfızuddin Muhammed Kürdî Şeyh Kutbuddin İznikî ve Şihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin başında Emir Sultân denen Bâyezid’in damadı Şemseddin Muhammed Huseynî Hacı Bayram ve Şeyh Abdurrahman-ı Erzincanî gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük şairlerdendir.

    ZEVCELERİ: 1- Germiyanoğlu Devlet Şah Hâtun; İsa Mustafa ve Musa’nın annesi. 2- Devlet Hâtun; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi’nin annesi ve ilk Vâlide Sultân. 3- Hafsa Hâtun; Aydınoğlu İsa Bey’in kızı. 4- Sultân Hâtun; Dulkadiroğlu Süleyman Şah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar’ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ertuğrul Çelebi. 2- İsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (Tartışmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- İbrahim Çelebi. 6- Kâsım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtun. 10- Fatma Hâtun. 11- Paşa Melek Hâtûn. 12- Oruz Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- Şehzâde Mehmed .


    Kaynak: Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]
    1389 Sultan I. Murad’ın şehit edilmesi.
    Yıldırım Bayezid’in tahta çıkışı.
    Yıldırım Bayezid’in oğlu Çelebi Mehmed’in doğumu.
    Yıldırım Bayezid’in Devlet tarihinde en önemli bir yetkiyi üstlenmesi.
    Bizans İmparatorlarını tayin ve azletmesi.

    1390 Aydın-Saruhan-Germiyan-Menteşe Beyikleri’nin Osmanlı Devleti’ne katılması.
    Karaman seferi.
    Konya’nın kuşatılması.
    Yıldırım Beyazid’in Sırp Prensesi Olivera ile evlenmesi.
    Gelibolu tersanesinin inşası.
    Alaşehir’in alınması.
    İstanbul’un Türkler tarafından ilk kuşatılması.

    1391 İkinci Mora seferi.
    Macaristan’da ilk Osmanlı zaferi.

    1392 Kastamonu Beyliği’nin işgal edilmesi.
    Çandaroğlu İsfendiyar’ın Osmanlı hakimiyetine girmesi.
    İşkodra ve Amasya’nın işgali.

    1393 Devlette hukukî gelişme.
    Mahkeme Rüsumu’nun konulması.

    1394 Selanik ve Yenişehir bölgesinin fethi.
    Arnavutluk istilası.

    1395 İstanbul’un ikinci kuşatması.
    Beyazid’in Abbasi Halifesinden “Sultan” ünvanını istemesi.
    Niğbolu zaferi.

    1396 Yıldırım Beyazid’e “Sultan-ı Rum” ünvanının verilmesi.
    Arnavutluk fethi.
    Akçay Zaferi.
    Karaman ülkesinin Osmanlı hâkimiyetini kabulü.

    1397 Anadolu Hisarı’nın Yıldırım Beyazid tarafından inşası.
    İstanbul’un üçüncü defa kuşatılması.
    Yıldırım’ın Yunan seferi.
    Kadı Burhaneddin’in ölümü.
    Karadeniz Beylikleri’nin zaptı.

    1398 Dulkadir Beyliği’nin hakimiyet altına alınması.
    1399 Yıldırım Bayezid-Timur anlaşmazlığının başlaması.
    1400 İstanbul’da bir Türk mahallesi şeriye mahkemesi ve bir cami yapılması.

  5. #5
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart





    Sultan Mehmed Çelebi Han

    Babası:
    Sultan Bayezid Han
    Annesi: Devlet Hatun
    Doğduğu Tarih: 1387
    Padişah Olduğu Tarih: 1413
    Öldüğü Tarih: Mayıs 1421
    1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hâtun’dan dünyaya gelmiştir. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu ve 9. asrın müceddidi kabul edilmektedir.

    Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid Paşa’nın tavsiyelerine uyarak Amasya’ya gitti ve padişahlığını ilan etti. Kardeşi İsa Çelebi’yi tasfiye etti. Ancak Süleyman Bey’in Ankara’ya kadar gelmesi üzerine Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. İyi bir diplomattı. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi’ye itaat etti. Ancak 1410 yılında Rumeli’de saltanatını ilan edince durum değişti. 1413 yılında kardeşi Musa Çelebi’nin öldürülmesinden sonra Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. Osmanlı tarihçileri tarafından yeni asrın yani Hicrî 9. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir.

    Çelebi Mehmed Rumeli’ndeki olaylarla uğraşırken Karamanoğlu yine harekete geçti. Germiyanoğlu Yakub Bey’in Mehmed Çelebi’ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa’yı kuşattı. Hacı İvaz Paşa’nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid’in sur dışında kalan kabrine hakaret bile etti. İşte bu kargaşa içinde Sultânlık koltuğuna oturan Mehmed Çelebi Aydın’daki Candaroğullarının da tabiiyetini kabul ettikten sonra Karamanoğlu’nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. Mehmed Bey’i esir aldı. Sonra affetti. Bu arada Venedik donanmasına karşı 1416 yılında Çalı Bey komutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti ancak mağlup oldu. Buna karşılık Macar Kralı Sigismund’un haçlı seferi teşebbüsü Mehmed Çelebi’nin bir paşası olan Gâzî İshak Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. İshak Bey’in 1415 muharebesinden sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı’nın eline geçti. İshak Bey’in Rumeli’deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. Sultân Mehmed de boş durmuyor ve Sinop’daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını Osmanlı Devleti’ne ilhak ediyordu.


    Osmanlı Devleti yeniden eski ihtişamına kavuşmak üzere iken iç ve dış düşmanlar iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti’nin başına açmakta gecikmediler. Ancak Sultân Mehmed’in fevkalade basiretli idaresi ve Allah’ın yardımıyla bu iki büyük bela da aşıldı.

    Bunlardan birincisi Şeyh Bedreddin isyânı idi. Musa Çelebi’nin Kazaskeri ve bir nevi Şeyhülislâmı olan bu ilim adamı belli çevrelerce kullanıldı. Musa Çelebi’nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaş verilerek İznik’te mecburi ikamete zorlanan Şeyh Bedreddin Aydın ve İzmir taraflarında fesada başlayan Börklüce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski ilişkilerinden korkarak Kastamonu-Sinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı. Daha önce Şeyh Bedreddin’in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa İzmir’de Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun’da Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise Manisa’nın Kızılbaşlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti’nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı. Şeyh Bedreddin’in de Rumeli’de bu tür hareketlere girişme teşebbüsleri bardağı taşıran son damla oldu. Bizans bunları şiddetle destekliyordu. Ordularının sayısı 5.000 ve 10.000’lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa’nın isyanı Timurtaş Paşa-zade Ali Bey’in de mağlup olmasıyla ciddileşti. Mehmed Çelebi’nin oğlu Şehzâde Murâd Bâyezid Paşa’nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi. Bunu Torlak Kemal’in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti’nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmış oldu.

    Bunun üzerine Rumeli’deki Deliorman’da yerleşen Şeyh Bedreddin isyanı genişletme çabalarını sürdürdü. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meşgul olan Sultân Mehmed olayı duyunca hemen Serez’e geldi ve Bâyezid Paşa’nın gayretiyle Şeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarşısında idam edildi. İdamına fetvâ veren ise Sa’deddin Teftezâni’nin talebelerinden olan Herat’lı Mevlânâ Haydar’dır. 1420 yılında bu olay da kapatılmıştır.


    Sultân Mehmed’in ikinci belası ise Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dış düşmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla ortaya çıkan Yıldırım’ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa’dır. Normalde Sultân Mehmed’in ağabeyidir. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd’in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa Sultân Mehmed’e yenildi ve Bizans İmparatoruna sığındı. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karşılık İmparatora yılda 300.000 akçe ödenmek şartıyla anlaşma yapıldı ve hatta bu anlaşmanın da etkisiyle Sultân Mehmed 1420’de İstanbul’da İmparator II. Manuel’i ziyaret bile etti.

    Sultân Mehmed Çelebi 39 yaşında vefat etti ve Bursa’daki Yeşil Türbeye defn olundu. Vefatında Osmanlı devleti eski genişliğine ve kuvvetine ulaşmıştı. 24 kere savaşa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıştı. Samimi dürüst dindar ve diplomat bir devlet adamıydı.


    ZEVCELERİ: 1- Şeh-zâde Kumru Hâtûn; Amasyalı bir Paşa’nın torunu. 2- Emine Hâtun; Dulkadır oğlu Mehmed Bey’in kızı ve II. Murad’ın annesi. ÇOCUKLARI: 1- Şehzâde Küçük Mustafa. 2- Şehzâde II. Murâd. 3- Şehzâde Mahmûd. 4- Şehzâde Yusuf. 5- Şehzâde Ahmed.

    Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında baştan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid Paşa’yı ilmiyeden gelen İbrahim Paşa’yı ve Bursa kahramanı Hacı İvaz Paşa’yı; asrındaki büyük âlimler arasında Sa’deddin Teftezânî’nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar’ı Mevlânâ Sarı Ya’kub’u Kara Ya’kub lakabıyla meşhur olan Ya’kub bin İdris’i Kâfiyeci lakabıyla meşhur Mevlânâ Muhyiddin’i ve Bâyezid-i Sofî’yi; zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle Şeyh Abdüllatif’i Amasyalı Pir İlyas’ı ve Şeyh Muslihuddin Halife’yi; şâirlerden ise sadece Hüsrev ü Şirin müellifi Şeyhi ile Molla Ezherî ve Şair Zihni’yi sayabiliriz .


    Kaynak: Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]

    1403 Sultan Yıldırım Bayezid’in ölümü.
    Bizans İmparatorluğu ve Mısır Sultanlığı’nın ve Osmanlı şehzadelerinin Timur’a tabiyeti.
    Timur’un Anadolu’dan ayrılması.
    İsa ve Musa Çelebiler mücadelesi.
    Çelebi Mehmed’in Bursa ve Balıkesir’i zaptı.
    Şehzade Murad’ın doğumu.
    İsa Çelebi’nin Çelebi Mehmed’e taarruz etmesi.

    1412 Çelebi Mehmed ve Musa Çelebi arasında İnciğiz savaşı.
    1413 Sultan I. Mehmed’in duruma hâkim olup devleti Edirne’de yeniden kurması.
    Sultan I. Mehmed’in tahta çıkışı.

    1414 Karamanoğlu II. Mehmed’in Bursa kuşatması.
    Sultan I. Mehmed’in ikinci Karaman seferi.
    Akşehir Beyşehir Seydişehir Kadınhanı taraflarının alınması.
    Konya’nın kuşatılması.
    Karamanoğlu’nun Bursa Kalesi’ni 31 gün süren kuşatması.

    1415 İkinci Karaman seferinin tamamlanması.
    Donanmanın adalar seferi.
    Menteşe Beyi İlyas Bey’in bastırdığı paraya kendi adı ile birlikte Osmanlı Sultanının adını koyması.

    1416 Osmanlı-Venedik Deniz Savaşı ve barışı.
    Şeyh Bedreddin isyanı.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Osmanlı Padişahları Neden Hacca Gitmemişlerdir?
    Konu Sahibi Sürmenaj Forum Osmanlı Dönemi Türk Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 08.Haziran.2012, 11:02
  2. Osmanlı Devleti Padişahları Hakkında Kısa Bilgiler
    Konu Sahibi Leydihan Forum Osmanlı Dönemi Türk Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Haziran.2012, 16:53
  3. Osmanlı Padişahları İçki İçmiş midir?
    Konu Sahibi Leydihan Forum Osmanlı Dönemi Türk Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Haziran.2012, 04:44
  4. Osmanli Deniz Imparatorluğu(Resimler)
    Konu Sahibi Leydihan Forum Osmanlı Dönemi Türk Tarihi
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 31.Mayıs.2012, 17:54
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Nisan.2012, 14:07

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş