Forum Hane
Kapat
   

Go Back   Forumhane.net > Mustafa Kemal Atatürk ve Tarihimiz > Mitoloji

Mitoloji Türk, Çin, Yunan, Roma ve tüm uygarlıklar hakkında efsaneler.

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Bumerang - Yazarkafe




Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree1Teşekkür
  • 1 Gönderen Leydihan

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03/05/2012   #1 (permalink)
 
Leydihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Rep Gücü: 88 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 3286 / 3286
Güç: 9222 / 16962
Deneyim: 64%

Üye bilgilerini yalnızca Kayıtlı Üyelerimiz görebilmektedir. Daha iyi hizmet için lütfen Kayıt Olun.
Standart Yılan Bilgeliği ve Pleiades

Yılan Bilgeliği ve Pleiades

Geçmişimizde ne kadar çok yılan hikâyesi vardır; mitolojide destanlarda tarihi eserlerde hikâyelerde ve kutsal kitaplarda… Havva’yı baştan çıkarıp cennetten kovduran yılandır. Ama insanları iyileştirip şifalandıran Tıp Biliminin sembolü de yılandır.





Yılan bir sürü yerde karşımıza farklı isimlerle çıkar:

Naga Nagual Nacaal Adder Djedhi Amarus Levites Ejderha Ejder Quetzlcoatl (Kukulkan) Şahmeran Serpent Snake Typoon Nahaş…

Mısır firavunları Kobrayı başlarında taşırdı. Tevrat’taki Nahaş kelimesi hem yılan hem sırları bilen anlamına gelirdi. Sümer’de Tanrı Enki’nin sembolü yılandır. Tufanda Utnapiştim’i uyandırıp uyaran yılandır. Zeus ve Maia’nın oğlu ve habercisi Hermes yılan dolalı bir asa ile düşmanını yenmiştir. Güney Amerika’daki kadim Meksika Aztek Toltek Maya uygarlıklarının gökten gelen tanrıları yılandır. Eski Türk inanışlarında Ejderha; kutsal göksel ve iyi bir varlıktır.






üç buçuk kez (yedinin yarısı) kıvrılıp uyuyan spiral bir yılan demektir. İnsanın içindeki ateşi göstermek üzere Kundalini kelimesi kullanılır. Bireysel uyanışın aydınlanmanın ve bilgeliğe ulaşmanın sembolüdür. Mısır’da Roma’da resmedilen kanatlı yılan Kundalinidir. Uyuyan spiral bir yılan…Kundalini;

Bütün bu mitsel kalıtlara göre yılan; bugünkü kötü imajına inat aslında yaşamın öz ateşi ve bilgelik sembolüdür. Işıktan dünyaya yani maddeye inişin başlangıç noktasında bir yılan; çöreklenmiş ve kıvrılmış oturuyor sanki.

Etimolojik açıdan Evren sözcüğü ‘eviren’ ‘çeviren’ anlamına gelir. Eski Türkler ve Çinliler’de gök çarkının/çarklarının döndüğü kabul etmekte ve onlar gök kubbenin en alttaki çemberini bir çift gök ejderinin çevirdiğine inanmaktaydı. Ejder gök çarkını ve buna bağlı olarak da ‘yaşam çarkı’nı çevirmekteydi. Böylece Eski Türklerde ‘ejder’ de evren olarak adlandırılmıştır.

Eski Anadolu antik edebiyat el yazmacıları tarafından anlatılanlara göre bir zamanlar Anadolu’da tanrısal bilgeleri doğuran kadın yılan olarak görülüyordu. Ve oturduğu kentin adı Piytion’du. Pi sözcüğünün anlamı ‘baba’dır. Sözcüğün to eki ise ‘sen’ demektir. Pito yani senin baban senin atan anlamındadır. Piyton kenti ise senin babanın senin atanın oturduğu kent anlamındadır.

Mitolojide Tanrıça Gaia’nın da yılanları vardır. Kadın Tanrıçaların elindeki bu yılanları Zeus ele geçirmiştir. Apollon ve Zeus’la süreç artık erkek egemen duruma geçiştir. En baştan beri Babil Mısır Girit Anadolu’da da eski inançlar içerisinde kadın tanrıçalar yılanla bir tutulmuştur. Bilgelik ve bilicilikle yılan ilişki halindedir.



Hindistan’da insiye bilgelere ve kâhinlere ‘akıllı yılanlar’ anlamına gelen ‘Nagalar’ denirdi. Alnın tam ortasına sembolün konması yılan gibi akıllı olmak için iç psişik melekelerin kullanılmasını ifade ederdi. Mister Okulu’nun sadece en yüksek inisiyelerine yılan başlığı takma izni veriliyordu. Başını kaldırmış yılan aşağıdan yükselen kundalini Yılan Ateşi’ni sembolize ederdi. Kundalinin yükselmesi ve üçüncü göz’ün açılmasıyla kişi büyük bilgeliğe ve spiritüel yaratıcı güce ulaşır; her şeyin sonsuzluğu bilinir olurdu.






Hint yazmalarında ve efsanelerinde Naga ırkı yeraltında yaşayan ve yüzeyde insanlarla irtibata geçen bir yılansı ırktır. Bu yılanların kimilerinin insana dönüştüğü yazar. Hint yazmalarında bunlardan başka Sarpa denen bir başka yılansı ırktan daha söz edilir. Ayrıca Hint okyanusu civarında ve sonradan denizin dibine batmış bir ülkede var olduğu söylenen bir yılan krallığının bahsi geçer.

Antik Kolombiya mitolojisinde de ilksel kadın olan Bachue; büyük bir yılana dönüşür ve bazen ‘ilahi yılan’ olarak adlandırılır.

Tevrat’ın içinde adı geçse de kendisi ortada olmayan kayıp kitaplarından Yaşer’in Kitabı’nda Masonik dinin kurucusu sayılan Nemrut’tan ve insanlığın yaratımında söz sahibi olan bir yılan-ırkından söz edildiği iddia edilir.

Aborjinlerde pek çok tanrı yılan isimleriyle tanımlanır. Ungud bazen dişi bazen erkek olan bir yılan tanrıdır. Wollunqua (yağmur ve bolluk) bir yılan tanrıdır.

Atina’nın ilk kralı olan efsanevi Cecrops yarı insan yarı yılan olarak bilinir. Yunan mitolojisindeki birçok Titan ve dev kanatlı insansılar şeklinde karşımıza çıkarlar. Tek farkları bacak yerine yılansı gövdelere sahip olmalarıdır; ejderha şeklindedirler. Örneğin Boreas kuzeyin soğuk rüzgârını getiren ve yılan gövdesine sahip olan kanatlı bir Yunan tanrısıdır.





Afrika’daki bazı geleneklerde şamanların derin ezoterik bilgi öğreten biryılan-ırk olarak tanımladıkları Chitauri’lerden ders aldıklarına inanılmaktadır.

Güney Amerika Uygarlıklarında Yılan
Afrika’daki bu inanç Amerikan yerlilerinin dimethyltryptamine içerenayahuasca uyuşturucusuyla yaptıkları çalışmaların içeriğine benzerdir. Bu bitkiyi kullanan yerli Amerikan şamanların çoğu yılansı ve uzaylı benzeri varlıklarla iletişime geçtiklerine ve onlardan ders aldıklarına inanmaktadırlar.





Mixcouatl Aztek Savaş ve avcılık tanrısıdır. Bulut yılanı anlamına gelir. Tezcatlipoca’nın aldığı isimlerden biridir. Toltek Aztek Maya tanrılarının birçoğu yılanla sembolize edilmiştir.

Mark Amaru Pinkham’a göre; Nagual kelimesi yılan demektir. (Bilgelik Yılanlarının Dönüşü adlı kitabın yazarıdır)

Toltek bilgeliği öğretilerine göre; ( Carlos Castaneda Kitapları) Nagual kelimesi doğaüstü güçlere ve bilgeliğe sahip olan büyücü anlamında kullanılır. ( Nahuatl dilinde Nagual kelimesinin tıpkı Mason kelimesi gibiİnşaatçı Ustalar anlamına gelmesi ilginç bir benzerliktir) Kendi dünyasal âlemimiz dışında başka dünyalarda yaşama yeteneğine ise Nagual’a geçmek denir. Evrenden akan enerjiyi aktığı gibi görebilmek ve dünya dışı güç alanında yaşamak olarak tanımlanan Nagual olma durumu insan biçiminden çıkıp farklı varlıklara dönüşebilme yeteneğidir. Yaqui kızılderilisi Don Juan Matus’a göre eski şaman kadim atalardan kalan bu öğretinin sırları insanbilimci Carlos Castaneda tarafından bir kitap diziniyle anlatılmıştır. İlk kitap Don Juan Öğretileri sanrılandırıcı bitkilerin kullanımıyla geçilen olağandışı zihin hallerini ayrıntılı olarak anlatır.






Toltek başkenti olarak kabul edilen Tula'daki en çarpıcı eserlerden biri Atlant denilen dev taş heykellerdir. Bunlar alçak bir piramit platformunda duran muhtemelen vaktiyle bir tapınağın çatısını taşımakta olan yani sütun görevi gören heykellerdir. 4.6 metre yüksekliğinde tüylü saç modeli olan ve mızrak taşıyan bu heykeller eski Amerika uygarlıklarında genel bir ilah olan ve bu kentte bazen Toltek hükümdarlarıyla bazen de sabahyıldızı özdeşleştirilen Quetzalcoatl'ı(tüylü yılan) temsil eder. Bu ad Toltekler ve Aztekler'de ‘sakallı yılan’ anlamına gelir. Buradaki sütunlardan bazılarına mimari örnek ve damgalara Yucatan'daki Chichen Itza bölgesinde de rastlanır.

Azteklerin anası Coatlicue Tula kenti yakınındaYılandağ (Coatepek) tepesinde bir tapınağı süpürürken gökten bir tüy topu düşmüş ve onu bağrında saklayınca Huitzilopochtli’ye hamile kalmıştır.

(Tula kenti için bir not: Astrolojik çembere göre 3 derece boğa burcu Krittika denilen bizim Pleiades (Süreyya) diye tanıdığımız takımyıldıza karşılık gelmektedir ve akrep burcunun (Vishakha) 3 derecesi ise Sanskrit dilinde Tula diye adlandırılan bizlerin terazi burcunun kuzey ve güney ucu diye bildiğimiz noktaya denk gelmektedir.)

Tüylü yılan Quetzalcoatl birçok efsanede yer almış hatta İspanyollar kıtayı işgale geldiklerinde Quetzalcoatl ile ilgili efsanelerden ötürü yerliler bu istilacıları saygı ile karşılamışlardı.

Çin Mitolojisinde Yılan
Çin Mitolojisinde de ilginç göksel ve yılan hükümdarlar vardır. Amerikalı mitoloji uzmanı Joseph Campbell ‘Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’ adlı kitabında ‘Ulu Üçler’ diye adlandırılan ve M.Ö. yaklaşık 3000 - 2500 yılları arasında yaşadıkları söylenen üç imparatordan bahsetmektedir. Üçü de bazı olağanüstü özelliklere sahiptir. Fu Xi "Göksel İmparator" diye bilinmektedir. Rahme düşüş hikâyesi mucizevî nitelikler göstermektedir. 12 yıllık bir gebelik döneminden sonra doğmuştur. İnsan kolları ve öküz başı taşıyan bir yılan vücuduna sahiptir.




Fu Xi'den sonra insanları onun halefi ‘yersel imparator’ Shen Nong yönetmeye başlamış. Shen Nong boğa başlı insan vücutluymuş. Mucizevî bir ejderin etkisiyle meydana gelmiş. Bundan utanan annesi bebeği bir dağ kenarına bırakmış fakat vahşi hayvanların onu besleyip koruduğunu öğrenince eve götürmüş. Çin tıbbının temeli de bu imparatora dayanmaktadır. Shen Nong yetmiş zehirli bitki ile panzehirlerini keşfetmiştir. Karnına bir cam dayayıp her bitkinin sindirilişini oradan izleyebiliyormuş!

Shen Nong'dan sonra Huang Di yani ‘sarı imparator’ yönetime geçmiştir. ‘sarı imparator’ denmesinin nedeni şudur: Annesi Chao Tian eyaleti prensinin bir metresiymiş. Büyük Ayı takımyıldızı çevresinde göz alıcı altın bir ışığa rastlayınca gebe kalmış.





Huang Di'nin de olağanüstü özellikleri vardır. Yetmiş günlükken konuşmaya başlamış on bir yaşında tahta çıkmış. Fakat en ayırt edici özelliği düş görme gücüymüş. Ona " düşler imparatoru " denmesi daha uygun olurdu! Huang Di uykuda en uzak bölgeleri ziyaret edebilir ve doğaüstü dünyadaki ölümsüzlerle konuşabilirmiş (Toltek bilgeliğindeki en önemli bilgilerden birisi de rüyaların başka dünyalara gitmek için kullanıldığıdır). Tahta çıktıktan sonra tam üç ay süren ve kalbini denetleme dersi aldığı bir düş görmüş. Bir üç ay daha süren bir düş gördükten sonra insanlara ‘öğretme gücü’yle geri dönmüş. Onlara doğanın güçlerini kalplerinde denetlemeyi öğretmiş.

Hermetik Bilgilerde Yılan ve Yedi Irk
Hermetik bilgilere göre fiziksel âlem süptil âlemin aynasıdır ve ruhlar bir zaman sonra büyük ışığa doğru çekilirler onlara yol gösterilir. Evrende kozmik yasalar işlemektedir. Hermetizme göre eski insanların kökeni Dünya-dışı’dır. Hermetika adı verilen bilgilerin eski Yunanca ve Latince yazılmış eldeki parçaları bütününe verilen ad; Zümrüt Tabletler’dir.

Hermes-Thot’un öğretisine ait kimi metinler - İskenderiye yangınından ve bağnazların ellerinden kurtulabilmiş bilgiler - bir miktar anlam kaybına uğrasa daKilise’nin tüm çabalarına rağmen Avrupa’da yayılmayı başarmıştır.







(Resimdeki Hermes önlüğü Mason önlüğüyle çok benzerdir!)

Hermes’in (Hermes’in Toth ile aynı kişi olduğu söylenir) Zümrüt

tabletlerinin bilgilerine göre; meditasyon ve duaya yönelen Hermes’e bir ejderha görünmüştür. Anlatılanlar şöyledir:

Bu suret kanatları gökyüzünü kaplayan bedeninden her yöne ışıklar saçan Yüce Ejderha’ydı. Yüce Ejderha Hermes’e adıyla seslendi ve ona Dünyanın Gizemi hakkında neden düşündüğünü sordu. Gördüğü şeyle dehşete kapılan Hermes ejderhanın önünde kendini yere attı ve kim olduğunu açıklaması için ona yalvardı. Yüce Varlık kendisinin Poimandres Evrenin Aklı Yaratıcı Zekâ her şeyin Mutlak Hâkimi olduğunu bildirdi.

Bunun ardından Poimandres hemen şekil değiştirir. Durduğu yerde göz kamaştıran nabız gibi atan bir Nur vardır. Bu Işık bizatihi Yüce Ejderha’nın ruhani doğasıdır. Hermes görkemin ortasında ‘yükseltilir’ ve maddi evren onun bilincinden silinir. Hızla koyu bir karanlık çöker ve karanlık genişleyerek Işık’ı yutar. Her şey sarsılır. Etrafında suya benzer bir töz girdap halinde döner ve ondan dumana benzeyen bir buhar çıkar. Etraf dile gelmez iç çekişlerle ve acı haykırışlarla dolar bu sesler sanki karanlık tarafından yutulan Işık’tan gelmektedir. Aklı Hermes’e ışık’ın spiritüel evrenin şekli olduğunu ve dönen karanlığın onu yutan maddi töz olduğunu söyler.

Yine Hermetik bilgilere göre:
“Doğanın Semavi İnsan ile evliliğinden hepsi iki cinsiyetli hem erkek hem kadın olan ve iki ayağı üzerinde duran ve her biri Yedi Yöneticiden birinin doğasına sahip yedi insan doğurdu. Bunlar yedi ırk yedi tür ve yedi çarktır. Yedi insan bu şekilde yaratılmıştır. Toprak dişil element ve su eril elementtir; ateş ve esîrden ruhlarını aldılar ve Doğa insan türünde ve suretinde bedenler yarattı. Ve insan Yüce Ejderha’nın Hayat ve Işık’ını aldı. Ruhu Hayat’tan ve Aklı Işık’tan yapıldı. İçinde ölümsüzlük olan ama ölümlülükten de pay alan bütün bu birleşik yaratıklar bir süre bu hal içinde devam etti. Kendilerinden kendilerini yarattılar çünkü onlar hem dişi hem erkekti. Fakat dönemin sonunda Kaderin düğümü Tanrı tarafından çözüldü ve her şey serbestleşti. Ve Tanrı bunu
söylediğinde Takdiri İlahi Yedi Yöneticinin yardımıyla cinsiyetleri bir araya getirdi onları birbirine karıştırdı kuşakları yarattı ve her şey kendi türüne göre çoğaldı.







Bedeni severek bağlanma hatasına düşenler ölüme ait şeyleri hissederek ve onlardan acı duyarak karanlıkta dolaştı fakat bedenin ruhun tabutundan başka bir şey olmadığını kavrayanlar ölümsüzlüğe yükseldi.”

(Hermes’in Zümrüt Tabletlerinin yani Toth’un Ölüler Kitabı’nın masonların elinde olduğu iddia ediliyor. 33 sayısı Masonlukta üstatlığı temsil eder. Alcyone Pleiades’teki en parlak yıldızdır ve böylece Alcyone 33 derecedir – mistik temel rakam. Master ikiye bölününce Ma / Ster olur ve anlamı Ana Yıldız (Mother Star) demektir. Böylece Alcyone Ana Yıldızın sayısıdır – 33 derece)

Bu kadar çok yılan sembolü ve tanrısının özellikle insanın yaratılışı ve bilgeliği ile ilgili mitlerde yer alması sadece tesadüf olabilir mi?

Medusa gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı keskin dişli dişi canavardır. Perseus Medusa’nın başını kestiğinde Poseidon'dan olan çocukları Pegasus ve Chrysaor dışarı fırlamıştır. Kandamlaları Libya çöllerinde birer yılana dönüşmüşlerdir. Daha sonraları bu yılanlardan biri Mopsus'u öldürmüştür.





Bütün yaratılış efsanelerinde ve kutsal kitaplarda göklerden inen yılan biçimli tanrıların üstün özellikleri vardır. Yılan tanrılar yeryüzündeki insanlara bilginin yolunu teknolojiyi inşaatçılığı alfabeyi astronomiyi öğretmiş hatta tufandan kurtarmıştır. Bu yılan tanrıların mitsel hikâyelerinin hemen hepsinde gökten inen bir ışıkla gebe kalan dünyalı dişilerden bahseder.

Yılan Tanrılarla Pleiades Bağlantısı

Bütün eski efsanelerdeki mitsel yılanlar göklerle bağlantılıdır ve uzaydan gelip uygarlık kuran (Extra-terrestrial) varlıklardır. Atlantis’teki yıldızlararası yılanlardan bazılarının Pleiades’ten geldiği söylenir. Bu androjen (çift cinsiyetli) yılanlar kutsanmış yedili diye bilinir (Yılan söz konusu olduğunda ilginç bir şekilde yedi sayısı gündemdedir).







Pleiades’lilerin insanoğlunun zihnine kıvılcım aşılamak için dünyaya yolculuk yapmış oldukları iddia edilir. Bu konuda özellikle Cherokee yerlilerin kayıtlarında bulunan söylemler anlamlıdır.

Pleiades görevlilerin yeryüzü üzerinde İnsan topluluğu ile eşleştikleri ve onların soyunun Atlantis’te devam ettiği söylenir. Benzer bir şekilde Yunanlı tarihçi Diodorus; Pleiadesli yedi kız kardeşten ikisi olan Celoene ve Alcyone’un Atlantis kralı Poseidon ile çiftleştiği ve onların çocuklarının da Atlantis sakinleri olduklarını anlatmıştır.

Pleiades yıldız sistemi Ülker Süreyya Pervin olarak da anılır. Bir açık yıldız kümesidir. Boğa takımyıldızında (Taurus) bulunur.Ülker'in görünen yıldızları Yedi Kızkardeşler olarak da bilinir. Güneş sistemimiz her 25.860 yılda bir Pleiades çevresinde bir tur dönmektedir. Pleiades üzerinde yapılan astronomi çalışmalarına göre Güneş sistemimiz ve başka birtakım sistemler Pleiades sisteminin bir parçasıdır.





Bu sistemin döngüsüne göre on binlerce yıl Galaktik gece denilen karanlık çağı yaşadığımız 2000 yıl kadar da ışık çağını yaşayacağımız iddia ediliyor. Bazı bilim adamları tarafından kıyamet zamanı ya da Maya takvimindeki zamanın sonu diye tanımlanan döneme girmek üzere olduğumuz söylenmektedir Foton kuşağı diye adlandırılan bu iddialara göre; bu süreç 2012 yılında başlayacak ve dünyamız büyük bir enerji kuşağının içine girecek ve uyanış çağı başlayacaktır. Bir önceki foton çağı döneminin Atlantis zamanına rastladığı iddia edilmektedir. Işık bölgesine geçiş sırasında tüm teknolojinin duracağı buna karşın insanların özel yetenekler kazanacağı DNA sarmalının değişerek uyuyan hurda genlerin devreye gireceği iddia edilmektedir.

Yıldız aktivasyonu Güneş Sistemimizin Pleiades (Alcyone yıldızı) Sirius Arcturus Orion ve Andromeda ile aynı sıraya dizilmesi ile başlayacaktır. Bu kuşağa girildiğinde şu anda bulunduğumuz 3. boyuttan 5. boyuta yükseleceğimiz iddia edilmektedir.

Bütün kültürler boyunca tarih şiir ve mitolojide kozmik objelerden en çok vurgulanan Pleiades:






Yedi Kızkardeşler Krittika Kimah Güvercinlerin Sürüsü Tavuklar Bahar Bakireleri Denizcinin Yıldızları ve Atlantisli Kızkardeşler gibi isimler; Pleiades’in görünür yedi yıldızlarının adlarıdır. Pleiades Kuzey Amerika’daki Sibirya’daki ve Avustralya’daki insanlar tarafından Yedi Kızkardeşler olarak bilinir ve bu onların 40.000 yıl daha önceden anlatıldığı demektir.

M.Ö. 2357 yılı Çin yargılarında beliren astronomik edebiyatta adı ilk geçen yıldızlar arasında Pleiades görünmektedir. Alcyone ilkbahar gündönümüne en yakın olmasıyla en parlak yıldızdır.

Yaklaşık 25.900 yıllık uzun dönem dönüşü için Pleiades Yüce Yılı onları yılı başlatma konusuna kadar yükseltmiştir.

Giza Büyük Piramidinin yedi odasının bu yedi kız kardeşleri anımsattığını 19.Yüzyılın sonlarında Profesör Charles Piazzi Smyth önermiştir. Büyük Piramidin bitirilme tarihi kış gündönümünün gece ortasında Pleiades Alcyone ile tam aynı çizgide bu piramidin boylamı üzerinde yayıldığı dönemdir.






Alcyone Araplar tarafından Al Wasat yani merkezi olan ve Babilliler tarafından ise Temennu yani kuruluş taşı olarak adlandırılmaktaydı. Musevilerin kutsal şehri Sion- Zion ismi sadece tesadüf müdür? Mezo-Amerikanın Mayaları uygarlıklarının tohum yatağı ve ışığın kodlarını çocuğuna veren kozmik yıldız ana olduğu için Pleiadesi cranary (anlamı yüksek nitelikte tohum üreten bölge) diye adlandırmaktaydılar. 10 Merovenjler ( Troyanın Kralı Priamın oğlu) Prens Paris’ten sonra Parisi kurdular ve kente onun adını verdiler. İlyada’daki Elektra (Pleiades takımyıldızındaki 7 kız kardeşten biri) Troya soyunu kuran Dardanosun anasıydı (bir başka Pleiades bağlantısı).







Gizemli Yılan Bilgeliğinin kaynağı gerçekten Pleiades midir emin olmak çok zor. Bilim kabul etmeden söylenenler iddiadan ve düşlerden ibaret olacak. Pleiades yıldız sisteminin evrensel mirasın odağı olduğu konusunda efsaneler mitler ve kutsal kaynaklardaki şifreli ifadelerin bu kadar benzer olması şaşırtıcıdır. Yılan sembolünün bilgelik ve aydınlanma ile ilişkisi ustalığı ve İlahi bilgiyi bu kadar içermesi yıldızlarla bağlantısı araştırmaya düşünmeye gerçekten değer kanımca…


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

__________________

Sürmenaj kişi(ler) bu mesaja teşekkür ettiler.






“Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir.”

“Ne mutlu Türküm diyene!”

Mustafa Kemal ATATÜRK


Leydihan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25/04/2013   #2 (permalink)
 
Sürmenaj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Rep Gücü: 69 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 2572 / 2572
Güç: 4134 / 11906
Deneyim: 59%

Üye bilgilerini yalnızca Kayıtlı Üyelerimiz görebilmektedir. Daha iyi hizmet için lütfen Kayıt Olun.
Standart

İlginç bir konu olmuş.

Tehlikeli hayvanlardan aslan kaplan da mitolojide gücü simgeler. Yılan da bilgeliği..

Demek ki normalde korktuğumuz hayvanların çoğu eskiden beri simge haline gelmiş.







“Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Sürmenaj isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
bilgeliği, pleiades, ve, yılan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:26.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0

ForumHane.Net Her Hakkı Saklıdır.
Site Sahibi: Leydihan
 

ForumHane.Net, Hukuka, Yasalara, Telif Haklarına Ve Kişilik Haklarına Saygılı Olmayı Amaç Edinmiştir. ForumHane.Net, 5651 Sayılı Yasa 'da Tanımlanan Yer Sağlayıcı Olarak Hizmet Vermektedir. İlgili Yasaya Göre, ForumHane.net Yönetiminin Hukuka Aykırı İçerikleri Kontrol Etme Yükümlülüğü Yoktur. Bu Sebeple, ForumHane.Net-Uyar ve Kaldır- Prensibini Benimsemiştir. Telif Hakkına Konu Olan Eserlerin Yasal Olmayan Bir Biçimde Paylaşıldığını Ve Yasal Haklarının Çiğnendiğini Düşünen Hak Sahipleri Veya Meslek Birlikleri, admin@forumhane.net Mail Adresinden Bize Ulaşabilirler. Buraya Ulaşan Talep Ve Şikayetler İncelenerek İhlal Olduğu Belirlenen İçerikler ForumHane.net 'den Kaldırılacaktır. Ayrıca, Mahkemelerden Talep Gelmesi Halinde Hukuka Aykırı İçerik Üreten Ve Hukuka Aykırı Paylaşımda Bulunan Üyelerin Tespiti İçin Gerekli Teknik Veriler Sağlanacaktır. burdan iletişime geçiniz.
 


DMCA.com Protection Status

Bu foruma eklenen konular fikri mülkiyet telif hakları gereğince, DMCA Protection tarafından koruma altına alınmıştır.
Çoğaltılması ve yayın izni olmaksızın yasaktır.