Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Derin Mevzuular . . Kutsal Tufan Anlatıları

    Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]




    Sümer İnanışında Tufan . .

    Açıklarım dedi usulca Nuh göklerin gürültüsünde sırrımı açıklarım yavrum sana Tanrılar Meclisinin Kararını bir bir anlatırım korkunç Tufan'ı baştan sona; Tanrılar Tufan kararı almışlardı yüreklerinde insan nesli cezalansın diye.

    Şuruppak'ı bilirsin bilirsin Fırat üstüne kurulu bu şehri adı Fara'dır şimdi sana yakın sana şimdi uzak Basra'ya giderken götürmüştü bir sefer anan kum yollarında tutarak bir elinden seni.

    Bu eski bir şehirdir 6000 yıllık yaşıyordu tekmil tanrılar o sıra buralarda.

    Ulu tanrılar babaları An ve şevkatli bilge Enlil ve Taht taşıyıcısı Ninurta ve savaşlar yöneten Annunaki'ler ve tanrı EA birlikte otururlardı hep bu topraklarda tapınaklardan evleri vardı fakat her birinin ayrı şehirde.

    Kurdular bir gün Tanrı meclisini bütün Ulu Tanrılar toplandılar ulu mabette yürekleri Tufan yapmaya zorlamıştı onları kara kaderler kurmaya insanlara.

    Tanrılar Toplantısında bağırıp sızlanıyordu Ninurta; doğuran kadın gibi inliyor acılar saplanıyordu yüreğinin her yerine geldikçe aklına sunulacak kurbanlar Tufan'a. Parlak İnanna dualar okuyordu anası olduklarına içinden kurtuluş olur belki diye kurtuluşu olmayacak Tufan kurbanlarına. EA tanrı çekilmişti bir kenara üzgün kuruyordu kafasında Tufan için hazırlanacak kurban listesini düşünceliydi kendi kendine derinlerinde sular gibi.

    Ea ve Ninhurşag Yerin kara ve Göğün mavi tanrıları tekbir getiriyorlardı bir yandan tek bir dilde hep birlikte An ve Enlil adına.

    Yerlere eğiliyordum acıyla tapınıyordum hep hazır olan tanrıların önünde bir bir. Uyacaktım uymalıydım her an onların kelimesi değiştirilemez emirlerine. Göğün mavi hükmü tarafından Yerin kara hükmü tarafından belirlenmişti kader. Kurban istiyorlardı tanrılar benden ve kurban olmam gerekiyordu insanlar namına kurban olmalıydı yaşayanlar kurban olmasın diye yaşayanlara.

    Hiç görmediğim bir rüya girdi uyurken ben uyku tutmaz gecelerimin düşlerine. Tanrım EA açıklıyordu işitiyordum yüreğimde Yer Tanrının kara Gök Tanrının mavi yargılarını tanrıların bile istemediği tanrı kararlarını.

    İşittim yüreğimde birden yanıbaşımda duran üzgün EA tanrımın sesini. Hem de bilge olan parlak gözlü tanrım EA Tanrılar Meclisi'nin kararını anlatıyordu tapınak duvarının yanı başında orda:

    "Solumda duvarın orada dur
    Ey duvar sana senin için lafım var.
    Kulak ver sözlerime.

    Bir Tufan olacak emrimiz üzre tam 6 gündüz ve tam 6 gece. Tufan tapınakları Tufan ibadet merkezlerini Tufan tüm şehirleri silip süpürecek ilkin kurutacak var olan insan tohumunu karada; karar böylekader böyle çizildi size An ve Enlil'in isteği bu Tanrıların hepsi bunu istemese de.

    Üç katlı bir gemi yaptıracaksın tapınak ölçüsünde bir tapınak yaparcasına. Kaynayacak cadı kazanları tam 6 gün ve tam 6 gece. Ve kavmin sürülecek uzak nehirlerin uzak ağzına orada yaşayıp yerleşmeye..."

    ALINTIDIR.


  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Esmeye başladı güçlü kasırgalar hep birlikte kazan ateşleri sönmesin diye güneyin kuzeyin doğunun batının nefesi güçlü temsilcileri üflediler ateşi derince tufan kapladı ibadet merkezlerini aynı anda. Dağlardan ovadan tahtlarıyla ve silahlarıyla geliyorlardı. Nabu ile Marduk eşlik ediyorlardı sanki onlara. Nergal parçaladı sabahın şafağını güneş doğarken tatlıca dünya yüzüne. Saldırıya geçti Ninurta azgınca Annunaki'ler ellerinde taşıyorlardı sönmez meşaleleri biteviye. Gökyüzü karanlığı aydınlanıyordu onların ışığıyla şafak olmadan şafak dercesine. Adad'ın hışmı dolduruyordu apak karlar gibi bütün gökyüzünü tipilercesine.

    Görünmez oldu hiçbir şey ve hiçbir şey görünmüyordu sanki karanlıklar ortasında. Kardeş görmüyordu artık kardeşini insan görmüyordu insanı artık gözleriyle. Kendini tanıyamıyordu kişi artık yüreğinde.

    Korkusu kapladı Tufan'ın her yanı kurban kokusu kapladı gökteki tanrıların yüreğini bile. Tanrılar çekindiler kapıldılar korkuya Tufan'dan ölesiye.

    Kurban isteyen tanrılar kaçışmaya başladılar Tanrı Anu'nun en üstteki masmavi göklerine.

    İnanna tanrıça başladı sızlanıp ağlamaya
    Herşey çamura-hamura dönüşüyor şimdi
    Tanrılar Toplantısında kem sözler mi ettim ki
    Söylemez olaydım keşke o sözlerimi!
    Yavrularımı yok etme kararına niye katıldım ki
    Denizler dolduran küçücük balıklar gibi
    Yavrularımı ben doğurmadım mı sanki!

    Yırtıyordu yanaklarını tanrıça İnannavuruyordu göğsüne yumruklarını bütün üzgün Tanrılar ve Annunaki'ler duyunca onun yürek dayanmaz dinmez ağıdını başladılar hep birlikte onunla ağlaşmaya. Gözyaşları Dicle oldu tanrıların gözyaşları Fırat; yükseldi nehirin suları yataklarında. Sızlanıp durdular sabahlar boyu bıçaklar açmaz oldu ağızlarını Tanrıların dudakları kapalı dudakları titreyerek çöktüler her bir köşesine dünyanın tam 6 gün ve tam 6 gece ağladılar çocuklar gibi.

    Kurban arzulayan Tufan'ın kasırgaları esip duruyordu üzerimizde.

    Yedinci günün başında yeter dedi artık tanrılar kurban sunmak bu kadar yeter.

    Kesildi sonra Tufan kasırgaları birden estikleri köşelerine çekildiler.

    Duraldı umman denizler serdiler mavi çarşafı üstlerine yorgunca ve gökyüzü çekti tüm nefesleri alabildiğince içine.

    An ve Enlil'in önünde yerlere kapandım şükrettim ilahilerle dağlara gönderdim yüreğimin sessiz haykırışını en doruklara.

    An ile Enlil bastılar beni bağırlarına tuttular elimden dokundular alnıma bana tanrı yaşamı gibi bir yaşam verdiler alıp ruhumu götürdüler gökyüzüne. An ile Enlil tanrı yaşamı gibi sonsuz bir yaşam bahşettiler yaşamımı benden alarak bana.

  3. #3
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]



    4000 Yıllık Sümer Yazıtlarında . .


    Tufan'a ilişkin yalnızca MS. 7. asırdaki Kuran ve MÖ. 12. asırda Eski Ahit'te yazılanlara değil önceki Babil ve Sümer Tufan anlatım biçimlerine de sahibiz.

    İlk Sümer yerleşimleri insana ve tanrılara ad verip ayrıştırarak ‘yaratılış’ı gerçekleştirdikten daha sonra “beş kutsal kent”i; Eridu (Babil ki-enki ki-dingir) Bad-tabira (=Pantibibla) Larak (=Erek-Uruk-Varaka) Sippar (=Nippur-Niffer) Şuruppak (=Fara-Uruffak)’ı oluşturarak yeni bir ilişkiler düzeni kurdular.

    Bu ‘beşli’ Sümer düzeni içinde yeni bir akit yeni bir toplumsal düzenleniş olarak Tufan ile karşılaşıyoruz: Sümer tanrıları Uruffak’ta toplanarak 6 (veya 7) gün sürecek bir Tufan yapmaya; Nuh kavmini başka bir coğrafik bölgeye sürgün etmeye ve artık bir daha da Tufan yapmamaya karar vermişlerdi. Tufan önce “ibadet merkezlerini tapınakları silip süpürerek’’ başlayacaktı.

    Bilge ve sabırlı tanrı EA Tanrılar Meclisi’nin Tufan’la ilgili gizli kararına rağmen Şuruppak'da Eski Ahit'e göre o sırada 600 yaşında olan kıral Ziusuddu (Nuh)’yu rüyasında uyarmış; "insanlığın" bütünüyle yok edilmesini önlemeye çalışmıştı. Siuzudra-Ziusuddu ölçüleri EA tanrı tarafından kendisine sıkıca tembih edilen üç katlı bir “gemi” yapacak; ailesi ağıl ve yabandaki hayvanlarıyla ‘gemi’ye binip Tufan’ı bekleyecekti. Kendisine verilen bu "tanrısal ölümsüzlük" mükafatına karşılık da Sümer Nuh’u ailesi ile birlikte en Batıya Maş dağının ardına Dicle ve Fırat nehirlerinin "ağzına" yerleşecek bir bakıma orada sürgün yaşayacaktı.

    Bu Tufan anlatımında Sümer yöneticileri ‘kutsal beş kent’ arasında yeni bir yerleşim düzeni oluşturma ve bunun için bir kavmi Dummuzi-Adam-Adem “insan” soyunu sürgün etme öteki kavimlerle yeni bir ilişki düzeni oluşturma kararı almış gibidirler.

    6 (veya 7) gün sürecek Tufan seremonisi başladığında Nuh ve ailesi ‘gemiye’ binmiş; Tanrılar tanrıçalarla çiftleşmeye başlamış; kardeş kardeşi insan kendini tanıyamaz hale gelmişti. Nuh ‘kurtulunca’ ilk iş olarak tanrılara bir sunak yapıp kurban kesmiş tanrılar da kendi aralarında bir daha Tufan yapmama sözü vermişler; Nuh’u ‘ölümsüzlüğe kavusturup’ uzaklara Batı’ya nehirlerin doğduğu topraklara yerleştirmişlerdir.

    ‘Tanrıların köpekler gibi çiftleştiği’ eski Tufan anlatımlarında insan kurbanı dahil en eski gelenekler temelindeki bu törensel düzenleniş o kadar belirgindir ki bu durum bay Woolley’in adeta iğrenerek:”Sümer Tufan’ında özel bir ahlaki değer olmadığı gibi Yaratılış yalnızca doğrudan doğruya barbarlıktı” diye haykırmasına yol açar.

    “Nuh Gemi”si Tufan'dan sonra Kuran'a göre Cudi; Eski Ahit'e göre Ararat; Babil kayıtlarına göre Şadu- u Ni-şir-Ninzir Dağı üzerine oturacak; 'insanlık' da bu noktadan itibaren yeniden çoğalmaya başlayacaktır.

    Eski Ahit Tufan sırasında Nuh ve ailesi dışında ‘insanlığın’ yok edildiğini düşünse de Tufan’ın tarihte herhangi bir kopukluk yarattığı Sümerlerin akıllarına bile gelmez. Ama hiç olmazsa 4000 yıl kadar önce Sümer takvim değerlerinde Tufan’ın bir bitiş ve başlangıç yani Milat olarak kullanıldığını biliyoruz. Sümer Kiraliyet Listesi bu yüzden “Lam Abubi-Arki Abubi’’ “Tufandan Önce Tufandan Sonra” diye ikiye ayrılarak aktarılır. Sümerler Tufan’ı ‘insanlığın toplu yokedilmesi’ olarak değil fakat eski ilişkilerin bir bitiş ve bir yeniden başlangıcı milat olarak kabul etmekte tarih seceresini de buna göre düzenlemektedirler.

  4. #4
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]



    Eski Ahit'te . .


    Eski Ahit yazıcıları da Tufan miladını "Nuh'un 600. yılının 2. ayının 17. gününde" gerçekleşti kaydı ile sıkı bir biçimde izlemişlerdi; çünkü onlar Nuh soyu olarak Tufan’ın aktif bir tarafı’ydılar. Bu nedenle Eski Ahit Tufan’dan sonraki tarihi Nuh soyundan Ab-ram’ı Urfa’nın Harran ovasından yola çıkararak sürdürür:İsmi tarih içinde değişen Nuh’un tanrısı EA YHWH-Yahve-Elohim çöl yollarında Ab-ram'a başka bir isimle görünür ve şöyle der:“Ben El Şadday-Dağlar Tanrısı’yım; bana bağlılıkla hareket et. Senin ile aramda bir akit yapacağım ve seni büyük bir halk kılacağım.

    Ab-ram alnını toprağa değirdi ve Tanrı ona şöyle dedi:

    ‘Seninle aktim şöyle: sen çok sayıda halkın babası olacaksın. Ve onlar sana artık Ab-ram demeyecekler adın artık Ab-ra-ham’dır çünkü seni sayısız halka baba kıldım. Sana ve soyuna Kenan ülkesini veriyorum ve ben de sizin tanrınız olacağım’. ”

    Mertebe yükselterek Ab-ra-ham olan Ab-ram’ın soyu İbraniler için aynı zamanda ‘Batıdakiler-Batılılar’ anlamında ebrö ébreu yevrey gibi sıfatlar da kullanılmıştır. Europe’un da isim kaynağı gibi görünen bu coğrafi ayraç Tufan’la ortaya çıkan yeni düzenlemeye bağlıydı.

    Sümer Tufanı'nın yapılma gerekçesi gerçekleştirilme biçimi ve yeni bir ilişkiler düzeni kurulmasıyla sonuçlanması kadar; hatta onlardan daha önem taşıyan yanı Tufan ile birlikte tanrıların aralarında gerçekleşen ‘bir kez daha Tufan yapmama kararı’dır. Daha sonra bu antlaşma Kutsal kitaplara tanrı ile insan arasındaki bir yeni akit akt alliance ittifak olarak yansımıştır.

    Eski Ahit'in tanrısı Yahve-Yehova-YHWH-Elohim bir daha Tufan yapmama şartını çok kesin sözlerle ifade eder:

    ''Canlıları; ruhları yani kanları ile yemeyin!
    Bu sözlerle sizin her birinizin kanını da kastediyorum.
    Bununla tüm hayvan ve insanları kastediyorum.
    Ve insanlar arasında insan ruhu yani kanını kastediyorum.
    İnsan kanı akıtan adamın kanı akacaktır!''

    Tanrı Yahve'nin ağzından aktarılan bu sözler toplum birimler arasındaki Tufan sonrası dönemin yeni 'ittifak şartı'ydı. Ea-Yahve eğer insanlar bu kesin emre uyarlarsa bir daha Tufan yapmayacağının sözünü vermiştir:Burada Sümer Tufan’ı doğrudan doğruya barbarlıkla ilgili bir sayfa kapama anlaşmasına ilişkin görünmektedir ki bu da Sümerlerin Tufan’ı tarihte milat olarak kullanmalarını anlamlı kılmaktadır.

    Eski toplumun günümüze devrettiği ilişki temellerini kavramada yol temizliği bakımından açıklanması gereken Tufan olayını bütün ana yönleriyle kavrama çalışması kuşkusuz üzerinde 5-6 bin yılın tarih yükünü taşıyan zor bir çalışma. Fakat bir yanıyla da insanlık serüveninin bu izlerini sürmek Ağrı veya Cudi dağı tepesinde Nuh gemisi kalıntıları aramaktan daha ilginç daha heyecanlı ve daha bilimsel.

    Belli başlı Tufan metinlerini burada yanyana yayınlama amacım hiçbir şekilde Eski Ahit veya Kuran'ın bir çok temel anlatımda ‘Sümer söylenceleri’ ve ‘hurafelerine’ dayandığını göstererek ‘din yanlışına’ karşı çıkmak isteyen dar-aydın arzusu değildir; Türkiye bu tarzı T. Dursun’la tanımıştı. Benim çalışma hedefim tersine birey ile toplum birim arasında en 'ilkel' topluluklarda da kesin yasalara oturan geçmiş ilişkilerin din olarak evrimini ’Sümer söylence ve hurafeleri’ diye aşağılanan kaynaklardaki asıl anlamlarıyla birlikte anlamak ve anlaşılabilmesini sağlamaktır. Ruhani dünyanın gerçek dünyadan ayrılma sürecini insanın bizzat kendisinin neden ve nasıl örgütlediğini anlayabildiğimiz ölçüde 'hayal' ve 'giz' gibi kelimelere başvurmadan eski toplumu dolayısıyla yeni toplumu açıklayabilen bir insanbilime sahip olacağız; zor ama gerekli olan buydu.

    Tarihçi sümerolog kazıt ve toplum bilimcilerimiz genel olarak ne yazık ki Tufan konusunda tıpkı din bilginleri gibi üç kutsal kitabın çerçevesi dışına çıkmazlar. Sümer Tufan anlatımlarını bile “gemi” ve “sel” bağdaşıklığı içinde yorumlayan kazıt ve toplum bilimcilerimiz Nuh’un o tarihler için olağanüstü ölçülere sahip üç katlı "gemisini" bulmaktan artık büyük ölçüde ümit kesmiş olsalar da bütün Sümer topraklarında ‘Tufan’ izi aramaktan pek vazgeçmediler. Onların en ilerileri bile Tufan'ı Fırat ve Dicle'nin eksilmeyen sel afetleriyle-"explications naturelles"- açıklamaya çabalamıştır. Böylece bahar ve güz aylarında Sümer topraklarında ortaya çıkmış sayısız ‘Tufan’ izi bulunmuş kayıtlara geçirilmiş ve dünyaya bu keşiflerle ilgili ilan üstüne ilan verilmeye devam edilmiştir. Eski Ahit’e göre «uzunluğu 150; genişliği 25; yüksekliği 15 metre» olan « üç katlı » ve «üstünde çatısı bulunan ‘gemi’»nin 5500-6000 yıl kadar önce inşa edilen ilk Sümer tapınak ölçüleri olabileceğini akıllarına bile getirmemişler; ‘gemi’yi gemi olarak algılamayı sürdürmüşlerdir. Oysa kazıtlar Sümer topraklarında bu ‘gemi’ ölçülerine çok uyan en eski tapınak bulgularını çoktan ortaya çıkarmış durumdaydı.

  5. #5
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]



    Kuran-ı Kerim'de Tufan . .


    Haberiniz olsun ki Biz Nuh'u: ‘Kendilerine elim bir azap gelmeden önce uyar!’ diye kavmine gönderdik.

    Nuh'u kavmine gönderdik de içlerinde elli eksik bin (Dokuz yüz elli) yıl kaldı.

    Nuh dedi ki: "Ey kavmim Allah'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız?

    Dedi ki: "Ey kavmim haberiniz olsun ben size açık bir uyarıcıyım!

    Allah'a kulluk edin O'ndan korkun ve bana itaat edin!

    Nuh kavmi gönderilen peygamberleri yalanladı:

    "A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken biz sana hiç inanır mıyız?" dediler.

    (Nuh) "Benim onların yaptıklarına dair ne bilgim olabilir?

    Sizin şuurunuz olsa onların hesabının ancak Rabbime ait olduğunu bilirdiniz.

    Hem ben iman edenleri kovmaya me'mur değilim.

    Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım" dedi.

    Dediler ki: "Ey Nuh eğer vazgeçmezsen kesinlikle taşlanmışlardan olacaksın!"

    Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh: "Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir üstünüze geçmek istiyor. Eğer Allah dileseydi elbette bir takım melekler gönderirdi. Biz eski atalarımız içinde bunu işitmedik.

    Bu yalnızca kendisinde delilik bulunan bir adamdır; Onun için bunu bir süreye kadar gözetleyin!" dediler.

    Nuh: "Ey Rabbim bana yalancı demelerine karşı yardım et bana!" dedi.

    Dedi ki: "Ey Rabbim ben kavmimi gece gündüz davet ettim.

    Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım.

    Sonra hem ilan ederek söyledim onlara hem gizli gizli söyledim.

    "Gelin Rabbinizin bağışlamasını isteyin çünkü O bağışlaması çok bir bağışlayandır!" dedim.

    Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! Biliyorsun onlar bana isyan ettiler malı ve çocuğu kendisine hasardan başka bir şey arttırmayan kimsenin ardınca gittiler.

    Büyük büyük hilelere giriştiler.

    "Sakın ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd'i ne Suva'ı ne Yağus'u ne Yeuk'u ve ne de Nesr'i" dediler.

    Çoklarını şaşırttılar. Sen de zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!"

    (Nuh): "Ey Rabbim anlaşıldı ki kavmim beni yalanladı.

    Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!" dedi.

    "Ben yenik düştüm bana yardım et!" dedi.

    "Ey Rabbim yeryüzünde (yurt sahibi) hiç bir kimse bırakma!"

    Çünkü Sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarıyorlar ve nankör facirden başkasını doğurmuyorlar.

    Ey Rabbim beni babamı annemi mümin olarak evime gireni bütün inanan erkekleri ve inanan kadınları bağışla! Zalimlerin ise ancak helakını artır!"

    Biz de Nuh'a şöyle vahyettik: "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap sonra emrimiz gelip de tandır (kazan) kaynayınca hemen ona topundan bir iki çifti ve aleyhinde önceden hüküm verilmiş olanların dışında aileni bindir ve o zulmedenler hakkında bana yakarışta bulunma; çünkü onlar kesinlikle boğulacaklardır!

    Sen yanındakilerle birlikte geminin üzerine çıktığında: "Hamd o Allah'a ki bizi o zalim topluluktan kurtardı" de.

    Ve de ki: "Ey Rabbim beni mübarek bir yere kondur; Sen konuklayanların en hayırlısısın."

    Denildi ki: "Ey Nuh sana ve beraberindeki kimselerden birçok ümmetlere tarafımızdan bir selam ve birçok bereketlerle in! Daha birçok ümmetleri de ileride faydalandıracağız. Sonra Bizden onlara acı bir azap dokunacaktır.

    O gemiyi yapıyordu ve kavminden herhangi bir güruh da yanından geçtikçe onunla eğleniyorlardı. Nuh: " Eğer bizimle eğleniyorsanız biz de sizin eğlendiğiniz gibi eğleneceğiz sizinle!

    İleride rüsvay edecek azabın kime geleceğini ve kalıcı ahiret azabının da kimin başına ineceğini bileceksiniz!" dedi.

    Nihayet emrimiz gelip de tennür (geminin kazanı) kaynayınca Nuh'a: " Her birinden ikişer çift alıp aleyhinde hüküm geçmiş olanların dışında aileni ve iman edenleri gemiye yükle!" dedik. Zaten onunla birlikte pek azı dışında kimse iman etmemişti.

    Nuh: " Binin içine yürümesi de durması da Allah' ın adıyladır. şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcı çok merhamet edicidir." dedi.

    Bunun üzerine göğün kapılarını şakır şakır dökülen bir su ile açtık.

    Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık derken sular önceden takdir edilmiş bir iş için birleşti.

    Ve onu elvahlı ve kenetli (tahta ve çivilerden yapılı) bir gemi üzerinde taşıdık gözetimimiz altında yürüyüp yol alıyordu inkar ve nankörlüğe uğramış kimseye mükafat olmak üzere.

    Gemi içindekilerle birlikte dağlar gibi dalgalar içinde akıp gidiyordu ve Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna: " Ay oğlum gel bizimle beraber bin kafirlerle beraber olma!" diye seslendi.

    O: " Ben beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım." dedi. Nuh: " Bugün Allah'ın emrinden koruyacak yok; meğer ki O rahmet ede!" dedi derken dalga aralarına giriverdi ve o da boğulanlardan oldu."


    Nuh Rabbine seslenip: "Ey Rabbim " elbette oğlum benim ailemdendir Senin va'din de kesinlikle haktır ve Sen hakimlerin en iyi hükmedenisin!" dedi.

    Allah: "Ey Nuh O asla senin ailenden değildir. O doğru olmayan bir iştir. O halde bilmediğin bir şeyi benden isteme! Ben seni cahillerden olmaktan men ederim." buyurdu.

    Nuh: " Ey Rabbim senden bilmediğim şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer sen beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen hüsrana düşenlerden olurum!" dedi.

    Bir de: "Ey yer suyunu yut ve ey gök sen de suyunu tut!" denildi ; su çekildi iş bitirildi gemi Cudi üzerinde durdu ve bu zalim topluluğa: "Defolun!" denilmişti.

    Biz de onu gemide kendisiyle beraber olanları kurtarıp yeryüzünün halifeleri yaptık; ayetlerimizi inkar edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akibeti nasıl oldu?

    Bir çok günahları yüzünden suda boğuldular da ateşe atıldılar ve kendilerine Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.



Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Ozan Tufan yıkıldı
    Konu Sahibi TayLan Forum Fenerbahçe
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 04.Şubat.2016, 00:45
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ocak.2013, 06:04
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 08.Ocak.2013, 05:45
  4. Büyük Tufan
    Konu Sahibi Kuzey Forum Mitoloji
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Haziran.2012, 19:50
  5. Mitoloji'de Tufan
    Konu Sahibi Leydihan Forum Mitoloji
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Mayıs.2012, 17:35

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş