Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #6
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]




    Eski Ahit'te . .

    Noé (Nuh) birlikte yaşadıklarıyla uyumlu temiz birisiydi ve Tanrı yolunda yürüyordu.

    Beşyüz yaşına geldiğinde Nuh'un üç oğlu oldu: Sem Şam Cafet.

    Yeryüzü Tanrı nezdinde hilebazlıkla cinayetle dolmuştu.

    Ve Tanrı Nuh'a dedi:

    "Bütün yaratılmışların sonları yaklaşmıştır..şimdi artık yeryüzünden hepsini yokedeceğim.

    Kendine ağaçtan bir Gemi (‘Arche’) yap.Onu bölmelere ayıracaksın ve içini-dışını ziftle kaplayacaksın.

    Gemi’nin uzunluğu 300 (150 m.) genişliği 50 (25m) yüksekliği de 30 (15 m) dirsek olacak.

    Gemi'de (Arche) 05 m. yüksekliğinde bir baca yapacaksın.İki yanına kapılar koyacaksın bunu birinci ikinci ve üçüncü katlarda yapacaksın.

    Bana gelince göğün altında yaşam soluyan bütün canlıların sonunu getirmek için yeryüzünü sularla kaplayan bir Tufan yapacağım.

    Yeryüzünde ne varsa yok olacak. Fakat seninle bir ittifak (akit-aht) yapmak istiyorum karın oğulların gelinlerinle birlikte Gemi'ye bineceksin.

    Seninle birlikte yaşatmak içinbütün canlı ve hayvanların her cinsinden birer çifti Gemi'ye bindireceksin.

    Nuh Tanrının dediği her şeye uydu ve aynı şekilde yaptı.

    Ve Yahve kapıyı Nuh'un üstüne kapattı.

    Tufan yeryüzünü kapladığında Nuh 600 Yaşındaydı.

    Nuh'un 600.yaşının ikinci ayının onyedinci günü işte o gün bütün su kaynakları büyük deliklerden fışkırdı ve göklerin tüm pencereleri açıldı.

    Sonra 40 gün boyunca Tufan yeryüzünü kapladı.

    Sular her geçen gün yükseldi ve göklerin altındaki en yüksek dağlar suyla kaplandı.

    Sularyeryüzünde150 gün yükselmeye devam etti.

    Tanrı Nuh'u ve Nuh'la birlikte gemide bulunan evcil ve yabanıl canlıları anımsadı. Tanrı yeryüzüne rüzgarları üfledi ve suları indirdi.

    Kaynak delikleri ve göklerin pencereleri kapandı.


    150 gün boyunca sular çekilmeye başladı.

    Ve Gemi7.ayın 17.de Ararat dağının üzerinde durdu.

    Sular 10.aya kadar çekilmeye devam etti. 10.ayın birinci gününde dağların tepeleri görünmeye başladı.

    Nuh'un hayatının 601.yılında birinci ayın birinci gününde toprak kurumaya başladı.

    İkinci ayın 21. günü toprak kurudu.

    Tanrı Nuh'la konuştu ve dedi:

    Karın oğulların ve oğullarının karılarıyla birlikte gemiden çık.

    Nuh Yahve için bir sunak yaptı ve helal hayvan ve kuşları ona kurban etti.

    Yahve bu nefis kokuyu içine çekti ve kendi kendine şöyle dedi:

    Artık insandan dolayı dünyayı bir daha lanetlemeyeceğim yaptığım gibi bir daha canlıları yoketmeyeceğim çünkü insanın kalbi doğuştan kötüdür.

    Tanrı Nuh ve oğullarını kutsadı ve dedi :

    -..Fakat canlıları ruhları yani kanları ile yemeyiniz!

    Bu sözlerle sizin her birinizin kanını da kastediyorum.

    Bununla tüm hayvan ve insanları kastediyorum ve insanlar arasında insan ruhunu (yani kanını) kast ediyorum.

    İnsan kanı akıtan adamın kanı akacaktır!

    Size ahdediyorm; artık hiçbir canlı Tufan ile yokedilmeyecek ve yeryüzünü silen Tufan bir daha olmayacak!'

    Nuh ve üç oğulu Sem Kenan'ın babası Şam ve Cafet Gemi'den çıkmışlar ve çalışmaya ve çoğalmaya başlamışlardı.

    Nuh üzüm yetiştirmeye başladı. Şarap içince sarhoş oldu ve çadırında soyundu.

    Kenan'nın babası Şam babası Nuh'un çıplak olduğunu gördü ve dışarıdaki iki kardeşini uyardı.Fakat Sem ile Cafet (Nuh'un) mantosunu-pelerinini aldılar kendi omuzlarına geçirdiler ve geri geri yürüyerek babalarını örttüler; başları arkaya dönüktü ve babalarının çıplaklığını görmediler. Nuh sarhoşluğundan ayılınca kendine bu işi yapanın en küçük oğulu olduğunu öğrendi.Ve dedi ki;

    'Lanetlensin Kenan!
    Köle olsun kardeşlerine!'

    Ve yine dedi ki;

    'Yahve Sem'in tanrısı kutsansın ve Kenan kölesi olsun onun!

    Tanrı Yafet'i dışarıda koysun

    Sem'in çadırlarında yaşasın Tanrı

    ve Kenan kölesi olsun Onun!

    Tufandan sonra Nuh 350 yıl yaşadı. Nuh'un toplam hayatı 950 yıl oldu sonra öldü.

  2. #7
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Ziyaretçilere link gizlenmiştir görmek için ]



    Gılgamış Destanında Tufan . .

    Gılgamış uzaktan Utnapiştim'e (Nuh) seslenip dedi ki:

    "Sana bakıyorum da Ut-Napiştim
    kendimden farklı bir şey görmüyorum sende.
    Savaşa atılmak için güçlü bir yürek var sende de benim yüreğim gibi
    ve sırt üstü yatıp dinleniyorsun sen de benim gibi!
    Öyleysenasıl çıkabildin Tanrılar Meclisi huzuruna
    ölümsüzlük dilemeye?"

    Ut-napiştim dedi ki Gılgamış'a:

    "- Bu sırrı açıklayacağım sana Gılgamış
    Aktaracağım sana Tanrılar Meclisi Kararını;
    Şuruppak'ı bilirsin
    bilirsin Fırat üstünde kurulu bu şehri
    Eski bir şehirdir bu;
    orada yaşıyorlardı tanrıların hepsi.
    Yürekleri Tufan yapmaya zorladı Ulu Tanrıları
    orada ulu tanrıların babaları Anu
    şevkatli bilge Bel (Enlil)
    Taht taşıyıcısı Ninib(Ninurta)
    Savaş yöneticileri EnnugiNinigiazag
    EA birlikte oturuyorlardı.

    Hem de bilge olan parlak gözlü EA onların kararlarını tekrarladı tapınak duvarına:

    -"Duvarduvar!
    Kamış çit!
    Kamış çit!
    Dinle kamış çit!
    Ey duvar anla!
    Şuruppak'lı adam

    Ubar-Tutu'nun oğlu
    değiştir yurdunu!

    Bir gemi yap!
    Zenginlikleri bırak
    kurtar yaşamını!
    İnşa edeceğin bir gemiye
    yükle tüm yaşam tohumlarını!

    - Geminin ölçüleri ne olsun?

    - İnşa edeceğin geminin tam olsun ölçüleri!
    Denk olsun genişliği uzunluğuna!
    Ört üstünü de bir çatıyla!
    Okyanus üzerine yerleştir onu!
    Bu gemi bir yarış gemisi
    Adı da 'Hayat kurtaran!' olacak!
    Öyle olsun ki…

    Alt kısmı da üst kısmı da kuvvetli olsun.

  3. #8
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    …zamanı sana bildirdiğimde
    ….gireceksin gemiye
    örteceksin kapısını
    Yerleştir içine tohumlarını eşyalarını
    zenginliklerini
    karını çocuklarını akrabalarını zanaatkarları
    hayvanlarıyabani yaratıkları ve ova bitkilerini"

    Açtı ağzını bilge Um-napişti
    Tanrısı EA’ya dedi ki;
    'Ben hiç gemi yapmadım ki
    Bilmem nasıl inşa edileceğini..
    Toprağa çiz de şeklini
    şekile bakarak yapayım gemiyi..'

    'Baktım o şekile ve
    Tanrım sahibim EA'ya dedim ki:

    -….sahibimsözlerini yerine getireceğim yapacağım benonu

    Fakat bana sorarlarsa ne diyeyim şehirdekilere zanaatkarlara yaşlılara?"

    EA açıp ağzını hizmetkarı olan bana dedi ki:

    "… şöyle söyleyeceksin sen onlara:
    - Biliyorum ki Bel(Enlil) kötü gözle baktı bana
    nefret etti benden
    barınamam artık şehrinizde
    Alnımı sürmeyeceğim artık Bel (Enlil)'in topraklarına Okyanus'a (APSU'ya) doğru gideceğim
    Benim tanrım EA ile yaşayacağım orada
    O sizin üstünüze seller salacak;
    Kuşların balıkların hasadın üstüne..
    Üstünüze Kuk-ku yağdıracak
    Kib-tu yağdıracak üstünüze
    …karanlıklar şefi
    ….karayağmurlar yağdıracak size!"


    Güneş şafakta çıkınca ortaya

    Zayıf insanlar zift taşımaya başladı
    Güçlüler de ne lazımsa onu..
    Beşinci gün
    Onun şeklini-pilanını çizdim
    Çevre duvarları 60 metreden(120 dirsek) daha yüksekti
    Çatısının etrafı da 60 metreydi.
    Çevresini belirledim şeklini çizdim
    Çizdim şeklini
    biçimlendirdim
    6 kere yeniden ölçtüm(çaktım) onu
    7 bölüme ayırdım
    9 parçaya ayırdım içini
    Altlarını sağlamlaştırdım
    gözden geçirdim bölümlerini
    koydum oralara gerekli her şeyi
    6 Sar'lık zifti içeriye döktüm
    3 Sar'lık asfaltı içerisine yaydım.
    3 Sar'lık yağı seleciler götürdüler
    1 Sar'lık yağ kurbanlara gitti
    2 Sarlık yağı Yapımcı koydu bir yana.
    İnekler kesiyordum yenilsin diye

    Koyunlar kestim her gün
    Küplere nehirler gibi
    Bira hurmaşarabı yağ dolduruyordum.

    Bir günü Bayram ilan ettim
    Yeni yılın ilk günü gibi
    Ellerimle taşıyordum ot ilaçlarıdermanları
    (…) günü güneş batmadan
    Gemi hazırlanmıştı.
    ….zordu.

    Yapımcılar geminin giru’ sunu taşıyorlardı
    Aşağıdan yukarı kadar.
    …..üçte ikisi..

  4. #9
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Neyim varsa yükledim ona
    Yükledim tüm gümüşleri
    Tüm altınları yükledim
    Neyim varsa yükledim
    tüm yaşam tohumlarını
    Bindirdim tüm ailemi yakınlarımı
    Evcil ve yabanıl hayvanları zanaatkarları.
    Bindirdim hepsini gemiye

    Şamaş(Güneş) zamanı saptamıştı:
    "-Sabah Kukku yağacak..
    Akşam Kibtu yağacak..
    Karanlıklar sahibi akşam karayağmurlar yağdıracak.
    Gir gemiye
    kapa kapısını!"

    Vakit gelmişti.
    Karanlıklar sahibi akşam
    karayağmurlar yağdırdı
    Gündüz göğe bakıyordum
    Görünce havanın halini
    Bir korku sardı beni.
    Girdim gemiye ve kapadım kapısını.
    Gemiyi Puzur-Kurgal'a doğru götürmek için
    İçindeki tüm eşyalarla evi Yapımcıya teslim ettim.
    şafak vurunca
    Kara bir bulut çıktı göğün sonunda
    Tanrı Adad parlamaya başlıyordu orada
    Nabu ile Sarru eşlik ediyorlardı ona.

    Kahramanlar dağlardan ovadan tahtlarıyla geliyorlardı.
    Nergal (İrra) sabahı parçaladı
    Ninip (Ninurta) saldırıya geçti
    Annunaki'ler meşaleler taşıyorlardı
    Her taraf aydınlanıyordu onların ışığıyla
    doldurdu Adad'ın hışmı gökyüzünü
    Görünmez oldu hiçbir şey
    ...ülke sanki…
    Birinci gün …
    Zincirinden boşanır gibi…ülke..
    Sanki bir ani saldırı gibi… getirdiler insanların üzerine

    Kardeş görmüyordu artık kardeşini
    Kendini tanıyamıyordu artık kişi.

    Tufan'ın korkusu
    Kapladı gökteki tanrıları
    Tanrılar çekindiler Tufan'dan.
    Anu'nun göklerine kaçıştılar
    Köpekler gibi çiftleşiyorlardı Tanrılar
    Duvarların üstünde yatıyorlardı.

    İştar(Inanna) başladı sızlanıp bağırmaya
    - Herşey çamura-hamura dönüşüyor bugün
    O vakitTanrılar Toplantısında kem sözler mi etmiştim
    Niye söyledim ki Tanrılar Toplantısında o kem sözleri?
    Niye kullarımı yok etme kararı aldım ki?
    Denizleri dolduran küçük balıklar gibi bu
    İnsanları ben doğurmadım mı sanki?
    Annunaki'ler Tanrılar başladılar onunla birlikte ağlaşmaya.
    Ağlaşıp durdu Tanrılar dudakları kapalıtitrediler(?)
    6 gün 6 gece
    Ülkeyi yokeden Tufan'ın kasırgaları rüzgarları esip durdu.
    7.günün başında kesildi Tufan'ın kasırgası.
    Denizler duraldı fırtına dindi Tufan sona erdi.

  5. #10
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Havaya (Denize?) baktım gürültü dinmişti
    Fakat tüm insanlık çamura dönmüştü
    Sel artıkları evleri çatısına kadar örtmüştü.

    Açtım pencereyi
    Işık düştü yanağıma
    Ağlayarak durup kaldım
    Yaşlar akıyordu yanaklarıma

    Baktım her yana
    dünyaya denizden
    12 x? yüksekliğinde bir ada yükseliyordu.
    Gemi Nizir Dağı'na ulaşmıştı
    Nizir Dağı yapıştı gemiye
    Bırakmıyordu başka yere gitmeye
    Birinci gün
    İkinci gün ….
    Nizir Dağı yapıştı gemiye
    Bırakmıyordu başka yere gitmeye
    Üçüncü gün
    Dördüncü gün….
    Nizir Dağı yapıştı gemiye
    Bırakmıyordu başka yere gitmeye
    Beşinci gün
    Altıcı gün….
    Nizir Dağı yapıştı gemiye
    Bırakmıyordu başka yere gitmeye

    Yedinci günün başında
    Çıkardım bir güvercini uçurdum
    Güvercin gitti döndü geldi geriye
    Konacak yer bulamamıştı kendine
    Çıkardım bir kırlangıcı uçurdum
    Kırlangıç gitti döndü geldi geriye
    Konacak yer bulamamıştı kendine
    Çıkardım bir kargayı uçurdum
    Karga gittigördü suların çekilişini
    Yedi eşindi dönüp gelmedi geriye.

    Çıkardım Dört Rüzgarı
    sundum bir kurban
    bir sunak hazırladım dağın tepesine.
    7+7 kazan adaguru yerleştirdim oraya
    Dağın eteğine kamış ektimağaçlar diktim.
    Kokular ulaştı tanrılara
    Toplandı Tanrılar sinekler gibi sunaklara
    Ama ulaşınca Tanrıların yaratıcısı oraya
    Nasıl istiyorsa öyle yaratmıştı öteki tanrıları Anu
    Bir neşe kapladı ortalığı.

    Tanrıların yöneticisi Anu dedi ki
    - Ey burada toplanmış Tanrılar
    Geçti artık Tufan günleri
    Nasıl hiç unutmayacaksam
    Boynumda taşıdığım Lapis Lazuli (Mavi taş) kolyemi Unutmayacağım hiç o günleri de!

    Paylaşın Tanrılar Kurban paylarınızı!
    Fakat Bel (Enlil) kurbanlara doğru gelmesin!
    Çünkü düşüncesizce bir Tufan yaptı O!
    Yoketti İnsanlarımı!"

    Çıkıp geldiğinde Bel
    Gördü gemiyi ve sinirlendi
    İgigi'lere karşı kızgınlıkla doldu:

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş