Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Gladyo'nun en karanlık sayfaları

    Gladyo'nun en karanlık sayfaları

    P2 Mason Locası'nın gizli ordusu Gladyo'nun Türkiye uzantısı Ergenekon CIA desteği ile kuruldu Kuzey Kıbrıs'ta faaliyete geçen illegal örgüt başta suikastler olmak üzere birçok eyleme imza attı.


    İsim:  1.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  41.3 KB (Kilobyte)





    Ergenekon'u CIA kurdu

    P2 Mason Locası'nın gizli ordusu Gladyo'nun Türkiye uzantısı Ergenekon CIA desteği ile kuruldu Kuzey Kıbrıs'ta faaliyete geçen illegal örgüt başta suikastler olmak üzere birçok eyleme imza attı.

    BÜLENT ERANDAÇ / TAKVİM


    İsim:  2.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  38.4 KB (Kilobyte)





    12Haziran 2007'de Ümraniye Çakmak mahallesinde bir gecekonduda 27 el bombası TNT kalıpları ve fünyelerin ele geçirilmesiyle birlikte başlayan soruşturmaya Ergenekon adı verildi. Ergenekon aslında Susurluk'tur.

    Peki Susurluk Gladyo mudur?

    Bugün ortaya çıkarılan Ergenekon Gladyo'dan bir anlayışı devralmıştır. Ergenekon devlet içindeki çetedir. Ergenekon olarak bilinen örgütlenme başkana doğrudan bağlı olan 4 özel daire komutanlığı ile 2 sivil başkanlıktan oluşuyor. "Lobi" adı verilen sivil unsurların örgütlenmesini sağlayan oluşumla ilişkileri bu iki sivil sağlıyor. Örgüt Türkiye'deki mevcut rejimin gerçek olduğuna inanıyor. "İç düşmanları" pasifize etmek hatta ortadan kaldırmak için suikastları "son derece olağan" görüyor. Entelektüellere önem veriyor. Medyayı sivil toplum kuruluşlarını (STK) kullanmanın önemine vurgu yapıyor. "Naylon terör grupları" ile naylon şirketlerin kurulması gerektiğini düşünüyor.





    İsim:  3.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  28.4 KB (Kilobyte)




    İSİM BABASI SUNALP

    Ergenekon'a adını veren Paşa kim? Bu isim 'Albay Ergenekon' diye anılan Orgeneral Turgut Sunalp olarak kayıtlara geçti... Emekli olduktan sonra Kanada'da büyükelçilik görevinde bulunan Sunalp 12 Eylül 1980 harekâtından sonra siyasi parti çalışmalarına izin verilmesiyle 41 arkadaşıyla Milliyetçi Demokrasi Partisi'ni (MDP) kurdu. Ardından partinin genel başkanlığına seçildi.




    İsim:  4.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  33.9 KB (Kilobyte)



    Sunalp 1985 yılında daha sonra feshedilen bu partinin genel başkanlığından istifa etti. Halid Özkul " Gizli Ordular-CIA" isimli kitabında Ergenekon isimli örgütün isminin örgütün iki kurucusundan biri olan bir albayın kuruluş aşamasındaki toplantılara Ergenekon kod adıyla katıldığını ve bu ismin de oradan geldiğini yazıyor.




    İsim:  5.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  25.5 KB (Kilobyte)


    Erol Mütercimler "Susurluk Ergenekon'un Turgut Sunalp ve Alpaslan Türkeş tarafından kurulduğunu ve örgütün CIA tarafından Kuzey Kıbrıs'ta kurulduğunu öne sürüyor.





    İsim:  6.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  40.1 KB (Kilobyte)




    12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra tutuklanan Alparslan Türkeş'in bir an önce serbest kalması için çaba harcayan kişilerin başında Turgut Sunalp geliyordu.

    Merhum Alpaslan Türkeş: "Turgut Sunalp Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerilla alanında yetiştirdiği ilk subaydır. Gerilla yepyeni bir model. 1950'lerde Türkiye'nin ABD'de yetiştirdiği bir subay. Bu subayımızı teşkilat kurması için bugünkü KKTC'ye yolluyorlar''demişti.




    İsim:  7.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  41.2 KB (Kilobyte)
    1 NUMARA YENİLENİYOR

    Turgut Sunalp Kontr-gerilla'nın bir numarası olduğunda emekliydi. Zaten görevi aktif olarak devam eden hiçbir komutan Ergenekon"un yapısı içinde resmen yer almazdı. Ergenekon illegal bir yapılanma. Deşifre olmaları halinde bunu izah edemezlerdi. Onun için de emekli olmadan Ergenekon"un başına geçmezler. Resmi sıfatla bu faaliyetleri yürütemezlerdi. Şu anda emekli bir orgeneralin görevde olduğu söyleniyor. Geçmişte çok üst düzey çok ciddi bir görevi vardı. Belli aralıklarla yenileniyor bir numara. Çünkü devlet içerisinden daha fazla destek sağlayabilmesi için isminin ilişkilerinin gücünün ve nüfuzunun eskimemiş olması gerekiyor. Ki aradığı zaman ona komutanım diyerek çok rahat hizmet verebilsinler ordu içindeki görevliler. Onbeş yıl önce emekli olmuş bir paşanın bu gücü kullanması çok zor. Ergenekon'un iki numarasının da D.S. rumuzlu emekli bir paşa olduğu yazıldı.




    İsim:  8.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  16.7 KB (Kilobyte)



    HEDEF TÜRKİYE'DE KAOS ÇIKARTMAKTI

    Danıştay 2. Dairesi'ne 17 Mayıs 2006'daki sillahlı saldırı yüzyılın olaylardan birisidir. Saldırıyı gerçekleştiren kişi saldırıyı Danıştay 2. Dairesi'nin "türban kararı" nedeniyle gerçekleştirdiğini söyledi. Tetikçinin yakalandığı pozisyonda bazı yanılsamalar yaptırıldı. 'Nurcu şeyh' çıkarttılar. 'Alparslan Arslan Nurcu şeyhten ders alıyor' dediler. Olayların üzerini kapatmak için çabaladılar. Saldırı sonrasında yeni bilgiler sızdı. Saldırının arkasında Ergenekon olduğu daha sonra anlaşıldı. Olayın amacı ülkede kaos ortamı yaratmaktı. Tetiği çeken Alparslan Arslan Ergenekon üyesi çıktı.




    İsim:  9.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  28.0 KB (Kilobyte)



    BENZERİ ÇİZME'DE BİRÇOK KEZ YAŞANDI

    P2 Mason Locası İtalya'da birçok operasyondan sonra medya gücüyle gündemi istediği tarafa çekmeyi başardı. Bu baskılar sayesinde birçok defa başbakanı istifa ettiren P2 kendi üyelerini o makama gönderdi. P2 Mason Locası'nın üsdadı Licio Gelli İtalya'nın en etkili gazetesi Corriera della Sera'nın kontrolünü ele aldı. P2 Locası'nın medya ve yargı üzerindeki kontrolü her geçen gün arttı ve İtalya'da istediği atamaları yaptı. Bu olaylar yıllar sonra başlayan Gladyo davasıyla ortaya çıkmaya başladı. Gladyo'ya bağlı olan gazeteler gazeteciler televizyoncular 'kayıtsız-şartsız' destek verdiklerini itiraf etmek zorunda kaldı.



    İsim:  10.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  23.9 KB (Kilobyte)




    Bir kazanın şifresi

    Türkiye tarihinin en önemli olaylarından biri kuşkusuz 1996'da Susurluk'ta meydana gelen trafik kazasıydı. Olay devlet-mafya-aşiret ilişkisini dolayısıyla Gladyo'nun gün yüzene çıkmasını sağladı.

    BÜLENT ERANDAÇ / TAKVİM



    İsim:  11.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  31.4 KB (Kilobyte)




    Balıkesir-Bursa karayolunda Susurluk ilçesinde meydana gelen trafik kazası yasadışı polis-mafya-aşiret ilişkilerini ortaya çıkarttı. Olay Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli olaylarından biri olarak tarihteki yerini almıştı.





    İsim:  12.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  19.8 KB (Kilobyte)
    MİT RAPORUNDA AĞAR VAR

    Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürü sonra İçişleri Bakanı olması ile kontr-gerilla (Gladyo) polis ve asker içinde hayat buldu. Bu planın enstrümanı olarak kullanılan kişiler zaman içinde kendi çıkarları için çalışmaya başladığından dolayı devletin başına bela oldular. Kendi çıkar çetelerini kuran bu kişiler toplumda bir "derin devlet" anlayışı doğurdu. Nitekim 1987 de yayımlanan MİT raporlarında (Mehmet Ağar'ın da adının geçtiği): Emniyet'te görevli şahıslar yer altı dünyasıyla yakın ilişkiler içindedir'' deniyordu.



    İsim:  13.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  18.0 KB (Kilobyte)


    KAÇIRILDI VE ÖLDÜRÜLDÜ

    Türkiye'de bu olaya kadar 20 yıldır kontrgerilla konusu tartışılıyordu. 1990'lı yılların başında Güneydoğu'da oluk oluk kan akıyordu.Faili meçhul cinayetlerde büyük artış vardı. Herkes canından bezmişti. Susurluk'a uzanan kanlı yol işte böyle oluşturuldu. PKK'ya yardım eden Kürt işadamlarının bulunduğu listeden bahsediliyordu.

    Listenin ilk başında Behçet Cantürk polis yeleği giymiş kişiler tarafından bilinmeyen bir yere götürüldü. 1 gün sonra cesedi bulundu.


    İsim:  14.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  12.3 KB (Kilobyte)

    KARMAŞIK 3'LÜ YAPI

    Para için "kumarhaneler kralı" Ömer Lütfi Topal öldürüldü. JİTEM asayiş bölge komutanı orgeneral Hulusi Sayın döneminde kuruldu. Emekli tuğgeneral Veli Küçük o sırada Cem Ersever hareketin itici güçlerinden birisiydi. Susurluk Emniyet"le MİT"in iç içe girdiği ve zaman zaman da JİTEM"den destek gördükleri faili meçhul cinayetlerden uyuşturucuya her işe bulaşmış karmaşık bir üçlü yapıydı. Bunlar zaman zaman birbirlerine girdiler ve çatıştılar.



    İsim:  15.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  27.0 KB (Kilobyte)


    KOD ADI: MEHMET ÖZBAY


    Susurluk'ta vahim trafik kazası devlet yetkileri ile siyasi uçlar ve organize suç elemanları arasındaki ilişkileri ortaya çıkardı.


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    İsim:  16.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  20.5 KB (Kilobyte)


    Kazada Abdullah Çatlı emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ öldü.




    İsim:  17.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  23.2 KB (Kilobyte)



    Kürt aşiret reisi DYP milletvekili Sedat Bucak Yaralandı. Çatlı'nın üzerinden Mehmet Özbay adıyla düzenlenmiş sahte pasaport çıktı. Bu sahte kimlik daha önce de Ağca tarafından kullanılmıştı. İçişleri Bakanı Mehmet Ağar hemen istifa etmek durumunda kaldı.




    İsim:  18.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  16.0 KB (Kilobyte)

    P2 DEVREYE GİRDİ

    Susurluk olayı yıllarca konuşuldu tartışıldı... Ancak halkın beklediği ülkenin geleceğini etkileyen kişilerin cezalandırıldığı günleri göremedi. Titiz araştırmasonuçlandırma uygulanmaksızın olayların üzeri zaman aşımı nedeniyle örtüldü. Konuyu araştırmak isteyenler engellendi hatta tehdit edildi. Bunu İtalya'daki Gladyo'nun kurucusu P2 Mason Locası'nın üstadı Licio Gelli'nin gücü sağladı. Gladyo'nun Türkiye uzantıları Susurluk'ta yaşanan 'derin kaza'nın sorgu aşamasında faal görev aldı. Gerçeği ortaya çıkartmak isteyenler sürekli engellendi.




    İsim:  19.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  39.5 KB (Kilobyte)

    MASONLAR'DAN TAM DESTEK

    Seferberlik Tetkik Kurulu'nun gayri resmi adı olarak ortaya çıkan Ergenekon 1970'lerde Ermeni Terör Örgütü Asala'nın 42 diplomatımızı katletmesi üzerine yine Asala'yı çökertme planında gücünü gösterdi.

    Asala'nın kanlı eylemlerinin durdurulmasında etkili olan örgüt özellikle İtalya'daki P2 Mason locası'ndan müthiş bir destek aldı.




    İsim:  20.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  54.8 KB (Kilobyte)

    DAİRE BAŞKANI GÜNYOL

    Bu olay sırasında Sovyetler'in Asala yöneticilerinden Yaseph adında birini de devşirdikleri ortaya çıktı. Eylem düzenleme sorumluluğu MİT'in Dış İstihbarat Daire Başkanı Mete Günyol'a verildi. Avrupa'da eylem yapacak birinci ekibin Abdullah Çatlı ve arkadaşlarından oluşturulmasına karar verildi. İkinci ekip için MİT elemanı Sabah Ketene ekibini oluşturdu. ASALA'nın Beyrut'taki merkezine yönelik eylemler için de ekip kuruldu. Bu ekip tamamen resmi görevlilerden oluşturuldu; MİT ve Özel Harp Dairesi karışımı. Ekip lideri ise MİT yöneticisi Hiram Abas'tı. Ekip altı kişiden oluşuyordu. P2 Mason locası tüm bu operasyonların öncesini biliyor ve destek veriyordu. Hatta Çatlı İtalya'da bulunduğu süre içinde P2 mason Locası'nın birçok üyesiyle görüşmüştü.



    İsim:  21.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  25.6 KB (Kilobyte)




    ÇATLI İLE YAKIN İLİŞKİ

    Peki P2 Asala konusunda neden Türkiye'ye destek verdi. O dönem kuşkusuz Ermeni lobisinin P2 Mason Locası'na karşı çok güçlü karşı görüşleri vardı. P2 mason Locası'nın ABD'de güçlenmesine karşı çıkan Ermeni lobisi Licio Gelli'yi de karşısına almıştı. Gelli P2'ye karşı gelen her kişiyi her kurumu ve her ülkeyi cezalandırma düşüncesi Ermeni konusunda da gündeme gelmişti.

    O dönemde Asala'nı Türk diplomatlara karşı suikastleri P2 için bulunmaz bir fırsattı. Özellikle Çatlı'yla yakın ilişki içinde bulunan P2 Mason Locası ilk dönemde perde arkasından sonrasında ise açık açık destek verdi. Bu desteğin öyle güçlü olduğu dönemler vardı ki İtalya'da yakalanan bazı Türkler mahkemeye çıkartılmadan serbest kaldı.

    Bu olayı yazmak isteyen İtalyan gazeteciler ise işsiz kalmakla tehdit edildi. P2 mason Locası Ermeniler'e ders vermek için oldukça ısrarlıydı. Hatta her öldürülen Ermeni sonrası "Türkler kendilerine yapılana aynı üslupla karşılık veriyor" açıklamasıyla o günlerde gündem yaratmışlardı.



    İsim:  22.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  21.6 KB (Kilobyte)


    GELLİ İLE ANLAŞMA

    Gladyo konusunda çok önemli bir isim olan İngiliz gazeteci Willan P2'nin dünya üzerindeki gücünü kullanmaktan hiçbir zaman çekinmediğini yazmıştı. William'a göre ABD'de son derece güçlü olan Ermeni lobisi Asala'ya karşı başlatılan operasyona destek veren P2'ye önceleri sert tepki gösterdi. Ancak daha sonra geri adım atmak zorunda kalan Ermeni lobisi İtalya'ya bir heyet gönderdi ve Gelli ile anlaşma sağladı.



    İsim:  23.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  32.9 KB (Kilobyte)


    Ergenekon suikastleri

    Gladyo'nun uzantılarından Ergenekon Hiram Abas Hulusi Sayın Özdemir Sabancı Kemal Kayacan ve daha birçok kişiye düzenlenen suikasti Dev-Sol örgütüne pas etti.

    BÜLENT ERANDAÇ / TAKVİM



    İsim:  24.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  17.4 KB (Kilobyte)


    Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan 29 Temmuz 1991'de Dursun Karataş'ın emriyle öldürüldü. Kayacan'ın 40 yıllık dostu Memduh Eren şunları söylüyordu: Bütün bir hayatımız neredeyse birlikte geçti. Aile doktoruydum. Kendisine ne olduğunu sordum bir şeylerin ters gittiği belliydi. 'Bu ülkeyi biz yönetmiyoruz' dedi. Kim yönetiyor dedim. Cevap vermedi. Ancak onun kimler tarafından ve neden öldürüldüğünü çok iyi biliyorum. Askeriyeden 70'li yılların başında tasfiye edilen şu anda kamuoyunda da iyi bilinen bazı isimler Kayacan'ın bilgisi dışında birtakım işlemler yapıyorlardı. Kemal bunları tasfiye etti. Öldürülme sebebi budur.



    İsim:  25.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  37.5 KB (Kilobyte)

    HULUSİ SAYIN'IN KATLEDİLMESİ

    30 Ekim 1991'deki eylem Dev-Sol'un gerçekleştirmiş olduğu diğer önemli hadiselerden biri... Hüseyin Baybaşin Beyti Et Lokantası'nda Emekli Orgeneral Hulusi Sayın'ı Özalcı kanatta yer aldığı ve Kürt soruna siyasi çözüm önerdiği için sorguladıklarını iddia ediyordu. Baybaşin bu sorgulamadan bir süre sonra da Sayın paşanın öldürüldüğünü belirtiyordu. Eski THKPC'li "Emperyalizm CIA Türkiye" "Yeni Dünya Düzeni" "Gizli Ordular" adlı kitapların yazarı Halil Özkul Dursun Karataş'ın devlet içindeki bir takım güçler tarafından kullanıldığını en ince ayrıntılarına kadar anlatıyor. Halil Özkul''Eroin gelirinden Türkiye ekonomisine yıllık milyarlarca dolar giriyor. Türkiye'de özel bir güç var. Kayacan'ın öldürülmesinin sebebi de devlet içindeki gizli güç'ün varlığından haberdar olmasıdır" diyor.



    İsim:  26.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  24.9 KB (Kilobyte)

    SABANCI CİNAYETİNDE İLGİNÇ BAĞLANTILAR

    9 Ocak 1996 günü saat 11'de herkes gözlerini Sabancı Center'ın 25. katına çevirdi. Bu Dursun Karataş suikastının kilit noktasıydı. Sakıp Sabancı sermaye piyasasındaki yükselişi ve Kürt sorunuyla ilgili hazırlattığı raporlarla gündemdeydi. Bu raporlar bazı çevreler tarafından farklı algılanmış olabilirdi.

    Emekli Yargıç Albay Ümit Kardaş konu ile ilgili şunları söylüyor:



    İsim:  27.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  11.7 KB (Kilobyte)


    Karşımızdaki güç kesinlikle yüzeysel bir konu olmayıp ucu 70'li yıllara giden devlet içerisindeki çekirdek kadro ile ilgili bir konudur. Şurası bir gerçektir ki bugün devlet içerisinde feodal güçler oluşmuştur. Kimi zaman Türkiye bu feodal güçlerin çatışmasına sahne olmaktadır. Ben açıkçası Sabancı cinayetinin de devlet içerisindeki bu çekirdek kadro tarafından Dursun Karataş'a havale edildiğini düşünüyorum. Çünkü Sabancı Kürt sorunuyla ilgili olarak açıkça bir barıştan bahsetti.



    İsim:  28.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  32.3 KB (Kilobyte)

    ERGENEKON'UN KUYRUĞUNA BASTI

    Yazar Erol Mütercimler her şeyin üstünde içinde askerlerin emniyetçilerin gazetecilerin profesörlerin bulunduğu 1960 yılında Ergenekon adlı bir örgütle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor. Mütercimler Dursun Karataş'ın da bu örgüt tarafından kullanıldığını iddia ediyordu.




    İsim:  29.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  25.1 KB (Kilobyte)




    Dev-Yol tarafından öldürülen MİT müsteşar yardımcısı Hiram Abas Dev-Sol örgütünün bazı mafya babaları emniyet müdürleri ve siyasilerle bağlantılı olduğunu düşünüyor ve Mehmet Eymür ve Atilla Aytek'e rapor hazırlatıyordu O günlerin canlı tanığı Mahir Kaynak bombanın Hiram'ın elinde patladığını ve bu raporların basına sızdırıldığını söylüyor:



    İsim:  30.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  21.8 KB (Kilobyte)


    "Bu olay patlak verdiğinde devlet içerisindeki klikler savaşı doruk noktasına ulaşmıştı. Aslında birçok siyasi cinayetin arkasında da bu kanatların egemenlik mücadelesi vardı. Hiram bir odaktı. Raporu Hiram'ın Dev-Yol tarafından öldürülmesi şaşırtıcı değildi. Hiram'ın Ergenekon isimli olduğunu iddia ettiği özel harp gücünün kuyruğuna bastığını kimse görmemişti. Bunun devlet içinde bir klikler savaşı olduğunu kimse düşünmemişti.




    İsim:  31.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  21.9 KB (Kilobyte)


    Dev-Yol kurucusu Paşa Güven yer altı dünyasının ünlü ismi Dündar Kılıç'la cezaevinde aynı koğuşta kalıyordu. İki liderin hapishane dostluğu Dev-sol'un uyuşturucu ticaretine girmesinden devlet içindeki eylemlerine kadar devam eden inanılmaz olaylar zincirinin başlangıcını teşkil etti. Paşa Güven MHP'li Gümrük Bakanı Gün Sazak ve eski Başbakan Nihat Erim suikastlerinden sonra Lübnan'a geçmişti. Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi lideri George Habbaş ile yakın ilişkiye girdi. 1983'te Lübnan'ı terk ederek siyasi mülteci olarak Fransa'ya giden Paşa Güven Hiram'ın kanı henüz kurumadan sadece 15 gün sonra 9 Ekim 1990'da yanına yaklaşan saldırganın tek mermisiyle öldürüldü. Dev-Sol Paşa Güven'in öldürülmesini üstlenmedi. Oysa uyuşturucu dünyasının ünlü ismi Hüseyin Baybaşin 15 Nisan 1996'da PKK'nın Avrupa'da yayınlanan gazetesine Güven'in kontr-gerilla/özel harp dairesi tarafından yetiştirildiğini söylüyor ve Dev- Sol'un birçok hedefinin aslında kontr-gerilla'nın hedefi olduğunu belirtiyordu. "




    İsim:  32.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  30.8 KB (Kilobyte)

    BAY TAŞERON

    Dursun Karataş Dev-Yol lideri Birileri düğmeye basınca o hemen faaliyete geçerdi. Dev-Yol ve Dev-Sol 1977-1980 döneminde kitlesel ve örgütsel olarak en büyüğü ve en güçlüsüydü Türkiye düşmanı devletlerin ve bölgemizdeki çeşitli devletlerin istihbarat servisleriyle çok iyi dosttu. 1980'lerde Suriye istihbaratının 1990'lardan sonra batılı ülkelere çalışan taşeron örgüt Dev-Sol'un lideri Dursun Karataş hala bir sır olan örgütü kuruşu 1989'da cezaevinden firarı derin ilişkileri dikkatlerden kaçmamıştır. Ülke ülke gezmiş kılıktan kılığa girmiş örgütü yurt dışından yönetmiş tetikçilerine Türkiye'yi sarsacak dalgalandırıcı eylemler yaptırmış Karataş Batılı gizli servislerin derin koruması altında yaşamıştır. Birçok şaibeli suikastin emrini veren ve tam tamına 29 kez polisin elinden kurtulmayı başarabilen Dursun Karataş'ın bu suikastları devrim adına mı yoksa bir takım güçlerin veya karşı olduğu sermaye çevrelerinin adına mı gerçekleştirdiği belli değildi. Dev-Yol&Dev- Sol cinayetlerinin derin devlet hedefleriyle çakışmasına dikkat çekelim.



    İsim:  33.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  16.4 KB (Kilobyte)

    GELLİ'NİN PROJESİ

    P2 Mason Locası'nın lideri Licio Gelli dünyanın birçok ülkesinde kaos çıkartacak çok özel suikastler için taşeron örgütlere tam destek sağlıyordu. İtalya başta olmak üzere İngiltere Almanya Fransa ve Türkiye gibi ülkelerde işlenen cinayetleri perde arkasından seyreden Gelli bu konuda hiç taviz vermedi. İtalya ve Türkiye'deki suikastlerin benzerlikleri o günler için hasır altı edilse de bugünler için artık gizli değil. Suikastlerdeki ortak noktalara dikkat çeken İngiliz gazeteci Willan P2 Mason Locası'nın uzantısının Türkiye'de çok önemli faaliyetlere imza attığını söylüyor...



    İsim:  34.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  24.3 KB (Kilobyte)


    HEDEF ÖZAL'DI

    İtalya'daki Gladyo'nun Türkiye uzantısı 1988'deki Özal suikastini organize etti. Kartal Demirağ'ın silahından çıkan mermi hedefi bulsaydı siyasilere karşı tasfiye sürecinin önemli bir adımı olacaktı.

    BÜLENT ERANDAÇ / TAKVİM




    İsim:  35.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  25.4 KB (Kilobyte)



    Kartal Demirağ'ın 1988'de Başbakan Turgut Özal'a karşı gerçekleştirdiği suikast girişimi Gladyo'nun Türkiye yapılanmasının bir mesajıydı.

    Özal bu işin bir meczup tarafından yapılmış münferit olay olmadığını o andan itibaren biliyordu. Daha sonra Kartal Demirağ yakalandı.



    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


  3. #3
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    İsim:  36.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  26.4 KB (Kilobyte)




    Kim vardı Demirağ'ın arkasında? Mesela Kemal Horzum'un kendisine para yolladığı iddiaları var. Kemal Horzum'un adı Demirağ'ın ifadelerinde de geçiyor. Horzum'un Demirağ'a para yolladığı öğrenildi.



    İsim:  37.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  24.5 KB (Kilobyte)


    Horzum Emlak Bank'ı hortumlamak suçundan arandığı için İsviçre'ye kaçmıştı. Sonra İsviçre'den iadesi istendi. Adalet Bakanlığı yetkilileri prosedüre uygun hareket etmedi ve iade bir süre gerçekleşmedi. Yoğun çabalar sonucu Horzum iade edildi.



    İsim:  38.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  14.0 KB (Kilobyte)



    Demirağ ifadesinde Horzum'un Özal'ın kaçakçılığı önleme girişimlerinden rahatsız olduğu ve bu yüzden suikast girişimini desteklediğini söylemişti. Olayı soruşturan savcı Afyon Dazkırı'da bir kontrgerilla kampının varlığını keşfetti.



    İsim:  39.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  19.8 KB (Kilobyte)


    HAPİSTEN KAÇIRILDI

    Orada eğitim aldığı ortaya çıkan Demirağ sağcı militandı. İlk suçu da Dazkırı Kaymakamı'nı falçatayla yaralamaktı.
    İfadesinde kaymakamı dokuma kooperatif faaliyetlerinden ötürü komünist olduğu için yaraladığını söylemişti. Ama asıl nedenin uyuşturucu imalatı yaptığı gerekçesiyle Dazkırı'daki bir eczanenin kaymakamlıkça kapatılması olduğu raporlara yansıdı. Yani işin içinde uyuşturucu trafiği de var. Daha sonra hapse giren Demirağ kısa sürede hapisten kaçırıldı.



    İsim:  40.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  38.7 KB (Kilobyte)


    Kemal Horzum da Dazkırılı. Bu bilgilere ulaşan savcı Ankara'ya geldiklerinde iki general tarafından çağrıldı. Generaller "Devam etmeyin başınız ağrır" dedi...

    Özal'a da aktarıldı bu olanlar. Özal "Gereğini yapın" dedi ama mesele kapandı. Bu generallerin Özel Harp Dairesi'nden olduğu iddia edilmişti.



    İsim:  41.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  34.7 KB (Kilobyte)


    DERİN DARBELER
    Türkiye'de gerçekleştirilen askeri darbelerin ardında da dış güçler vardı. Derin devlet adı altında darbe için zemin yaratan kirli eller birçok suikastin de planlayıcısı oldu...




    İsim:  42.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  43.8 KB (Kilobyte)




    27 Mayıs 1960'da darbesi. Menderes Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamını onayladı. 16 Eylül'de Zorlu ve Polatkan bir gün sonra da Menderes idam edildi. 12 Mart 1971'de ordu komutanları Demirel'e bir muhtıra verdi. Nihat Erim başkanlığında sivil bir hükümet kuruldu. 12 Eylül 1980 darbesi yapıldı. Bütün darbelerin arkasında bombalar cinayetler örgütler servisler vardı. İtalya'da olduğu gibi Türkiye'de de gerilim stratejisi çok başarıyla uygulandı. 28 Şubat 1997'de post-modern darbe ile iktidar devrildi.

    Başarıya ulaşamayan darbeler üzerinde de durmamız lazım. 13 Kasım 1960'da iç darbe oldu. Başta Alpaslan Türkeş olmak üzere 14'ler tasfiye edildi. 21-22 Şubat 1962 başlarında Albay Talat Aydemir Harb Okulu ve bazı birlikleri harekete geçirdi. Kısa sürede duruma hakim olundu Aydemir ve genç subaylar emekliye sevk edildi.



    İsim:  43.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  42.7 KB (Kilobyte)


    KOMUTANLAR DEVREDE

    21 Mayıs 1963 tarihinde Kurmay Albay Talat Aydemir ve arkadaşları ikinci darbe teşebbüsünde bulundu. 20 Mayıs 1969'ta yapılmak istenen büyük bir darbe teşebbüsü daha amacına ulaşamadı. Dış destekli bu girişimlerin başarılı olmaması şaşkınlık yaratıyordu. Anayasa değişikliği önerisi parlamentonun alt kanadı olan Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiş ve hemen Senato'nun onayına sunulmuştu.

    Senato da onaylarsa değişiklik yasalaşacaktı.

    Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları yanlarına Cumhurbaşkanı Sunay'ı alarak harekete geçti. Dönemin başbakanı Süleyman Demirel her ne kadar istemese de anayasa değişikliği teklifini geri çekmek zorunda bırakıldı.



    İsim:  44.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  38.3 KB (Kilobyte)

    DIŞ GÜÇLERİN KAOS İSTEĞİ
    Tarih 9 Mart 1971... Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı Devrim gazetesi etrafında toplanan ve içlerinde 27 Mayıs darbesini yapan Milli Birlik Komitesi'nin gerçek lideri Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu'nu da bulunduğu "Milli demokratik devrimciler" orduyu tahrik etti. Doğan Avcıoğlu ve İlhan Selçuk'un başını çektiği ileri sürülen çok ciddi girişimler vardı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç ve İstanbul'daki 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün sol darbeye karşı çıkıyordu. Cuntacılar 9 Mart 1971 günü darbe yapmak istedi ama olmadı.

    10 Mart günü Ankara'da daha önce adı bile duyulmamış olan 'Genişletilmiş Komuta Konseyi' toplantısı yapıldı toplantıya ordudaki bütün generaller davet edildi ve Türkiye'nin geleceği konuşuldu. Darbeler hayata geçirilmese de Türkiye suikastler nedeniyle sürekli kaos yaşıyordu.



    İsim:  45.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  35.1 KB (Kilobyte)

    İSTANBUL'DA ROMA PROVASI
    İpekçi Gladyo'nun Türkiye faaliyetlerini öğrenince P2 ile bağlantısı olan Ağca tarafından hain bir pusuyla öldürüldü.



    İsim:  46.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  38.1 KB (Kilobyte)




    1 Şubat 1979'da Teşvikiye'de evinin yakınlarında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden gazeteci Abdi İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca o tarihlerde P2 Mason Locası tarafından yönlendiriliyordu. Gazeteci Çetin Altan "Abdi İpekçi kontrgerilla tarafından öldürüldü" demişti. Amiral Sezai Orkunt ise "Abdi askerlerin geniş arazilerde bazı sivillere kontrgerilla eğitimi verdiğin öğrenmiş. Sonra da Ankara'ya gidip CIA Türkiye Sorumlusu Paul Henze ile görüştü. Ardından da vuruldu. CIA'nin P2 mason locası ile olan yakınlığı had safhada. Önce İpekçi'yi vuran hain ellerin İtalyan uzantısı sonra Pecorelli'yi öldürdü.


    İsim:  47.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  22.0 KB (Kilobyte)

    Roma'da öldürülen gazeteci Gladyo'yu görmüştü
    1970'li yıllardan itibaren İtalya ve Türkiye'de yaşanan suikastler Gladyo'nun işi olarak dikkat çekiyordu. Gazeteci Mino Pecorelli'nin öldürülmesi birçok bakımdan Çetin Emeç suikastını bazı yönlerden de Uğur Mumcu suikastine benziyordu. Ancak işleniş tarzı Abdi İpekçi suikasti ile adeta kopyaydı. Gazeteci Mino Pecorelli 20 Mart 1979 tarihinde Roma'da evinin yakınlarında vurularak öldürüldü.



    İsim:  48.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  25.4 KB (Kilobyte)


    Suikast 50 gün önce Abdi İpekçi'ye benzer bir şekilde organize edilmişti. Otomobilde öldürülen Pecorelli suikaste uğramadan hemen önce Andreotti hakkında 'öldürücü belgeler' yayımlayacağını ilan etmişti. Gladyo'nun sırları ortalığa dökülecekti. Suikastten 3 gün sonra ülkesinde 'kurnaz tilki' diye de anılan Andreotti yeniden 'başbakanlık' koltuğuna oturdu. Yani P2'nin başbakan yaptığı Andreotti Pecorelli'nin ölüm emrini vermişti. Gladyo'nun Türkiye uzantısı ise İpekçi'yi öldürtmüştü.


    İsim:  49.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  64.3 KB (Kilobyte)

    HUZURA KARŞI BOMBALI EYLEM
    1969 yılında Milano'nun Piazza Fontana bölgesindeki Milli Tarım Bankası'na yönelik faşist grupların gerçekleştirdiği bombalama eyleminin CIA destekli bir Gladyo operasyonu olduğu kısa sürede anlaşılmıştı.

    Saldırıda 17 kişi hayatını kaybederken 88 kişi de yaralanmıştı. Bombalama olayından bir süre sonra itiraflarda bulunan dönemin Avanguardia Nazionale isimli neo-faşist hareketin üyelerinden Sicilyalı Vincenzo Vinciguerra "Bombalamanın amacı siyasi ve askeri otoriteyi olağanüstü hal ilan etmeye zorlamaktı. Ancak istenilen olmadı. Çünkü halk saldırı sonrasında askerin istediği desteği vermedi" dedi.


    İsim:  50.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  45.1 KB (Kilobyte)



    ANDREOTTi'yi HAPSE ATAMADILAR
    BİRÇOK gazeteci suikastinin emrini verdiği gerekçesiyle 2002'de 20 yıl hapse mahkûm edilen eski Başbakan Giulio Andreotti'nin cezası yüksek mahkeme tarafından temyiz edildi ve Andreotti hapis yatmaktan kurtuldu.

    Böylesine karmaşık davalarda herkesin gözünü açacak ifşaatta bulunan bir 'muhbire' ihtiyaç olacağı açıktı.

    Andreotti konusunda ilk konuşan muhbir; Tommaso Buscetta adlı eski bir Mafya üyesiydi. BUscetta Andreotti'nin Gladyo'nun Roma bağlantısı olduğunu anlatıyor. Ancak P2 üyesi Andreotti'yi hiçkimse hapse gönderemedi.



    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


  4. #4
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    İsim:  51.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  25.8 KB (Kilobyte)


    P2 başbakanı öldürttü yerine üyesini atadı!

    1978'de P2 Mason Locası'ndan emir alan Kızıl Tugaylar İtalya Başbakanı Moro'yu öldürdü. Ülkenin yeni başbakanı ise Andreotti oldu. Yani Üstad Gelli'nin sağ kolu...


    İsim:  52.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  26.4 KB (Kilobyte)


    Bombalama olayları ve suikastlarla çalkalanan İtalya belki de en dramatik olaylarından birini 1978 yılında yaşadı. Suikast öncesi Roma'daki Amerikan Büyükelçisi Washington'a sürekli Moro hakkında raporlar yolluyordu.


    İsim:  53.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  23.3 KB (Kilobyte)


    Carter'in Ulusal Güvenlik Danışmanı Brzezinski İtalya Başbakanı Moro'ya Washington'a gelmemesini çünkü kimsenin onu görmek istemediğini söylemişti.



    İsim:  54.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  40.0 KB (Kilobyte)

    'BANA ÖDETECEKLER'

    Amerikan Büyükelçisi M.Gardner (Trilateral üyesi) 'Aldo Moro İtalyan politikasının en tehlikeli ve en bulanık insanıdır' demişti. Çünkü Moro P2'nin isteklerini yapmıyordu. Bir hafta sonra yani 16 Mart 1978'de İtalya Başbakanı Aldo Moro Kızıl Tugaylar örgütü tarafından kaçırıldı.



    İsim:  55.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  27.2 KB (Kilobyte)


    Serbest bırakılacağı düşünülen Moro P2 Mason Locası'nın emri ile öldürüldü ve cesedi bir arabanın bagajında partisinin Roma'daki merkezi yakınlarında bulundu.



    İsim:  56.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  36.9 KB (Kilobyte)


    İngiliz gazeteci Willan bir ülkede ne gibi oyunlar oynandığını yazdığı kitabında gözler önüne serdi. Ölmeden önce arkadaşına 'Politik çizgimi bana ödetecekler göreceksin' diyen Moro özel gizli bilgiye sahipti. Milli Güvenlik Planı CIA'in NATO ülkelerindeki kanadı Gladyo uyuşturucu mafyasının hükümete baskısı vs...



    İsim:  57.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  15.4 KB (Kilobyte)

    GLADYO PERDE ARKASINDA

    Moro öldükten sonra yerine P2 Locası'nı yöneten önemli isimlerden Giulio Andreotti geçti. İtalyan gazeteleri Moro'nun ölümünden Gladyo'nun sorumlu olduğunun savcılık belgelerinde ortaya çıktığını yazdı. Moro'nun öldürülmesini soruşturan komisyon 'Parti başkanının kaçırılmasının soruşturulmasında Loca mensuplarının bu konuda sessizce geçiştirilmeyecek etkilerini' saptıyordu.



    İsim:  58.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  46.8 KB (Kilobyte)


    Tutuklanan Kızıl Tugay lideri Renato Curcio Mossad tarafından eğitilmişti. Moro terörizmin ve PCI (İtalyan Komünist Parti)'nin durumunu analiz ediyordu. Bazı gizli servislerin (CIA-İsrail Servisleri-Alman Federal Gizli Servisi BND) terörle bağlantılarını da inceliyordu. İsrail gizli servisi Mossad'ın özellikle Hıristiyan Demokrat Parti'nin Senato Başkanı Spadolini'yle iyi ilişkiler içinde olduğu düşünülüyordu.



    İsim:  59.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  26.3 KB (Kilobyte)

    ÇİZME'DE YOĞUN FAALİYET

    P2 Mason Locası'nın Mossad destekli Kızıl Tugaylar'ı kullanarak organize ettiği Aldo Moro'nun öldürülme olayı İtalya'nın gerekli istikrarlı yapıyı edinmesi için attığı adımlardan birini daha durdurmuştu. Masonluk ve kontrgerillanın yoğun faaliyet gösterdiği İtalya bu bunalımın etkisinden uzun süre kurtulamadı.



    İsim:  60.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  44.0 KB (Kilobyte)


    İtalyan Başbakanı Aldo Moro'nun öldürülmesine de karıştığı söylenen Abu Nidal'in Kızıl Tugaylar ve Baader-Meinhof örgütüyle de bağlantısı olduğu da anlaşıldı.



    İsim:  61.jpg
Görüntüleme: 3
Büyüklük:  38.7 KB (Kilobyte)

    TERÖR ÖRGÜTLERİ MOSSAD'LA BAĞLANTILI

    Bilgiler açıkça göstermektedir ki tüm terör şebekeleri Mossad'la iç içedir. Bu örgütlerin birçoğu aynı zamanda Opus Dei P2 Thule gibi localarla yani masonlarla da doğrudan bağlantılı. Belli başlı istihbarat servislerinin bağlantılarını ele aldığımızda olay daha da karmaşık bir hale gelmektedir. P2'nin bir üst kolu Monte Carlo Locası Trapani C locası gibi mafya locaları 20'lerin Gülü gibi darbeci Gladyatör localar da bu karanlık sistemin dişlilerinden birkaçıdır. Mossad-masonluk-gizli servisler-mafya-terör örgütleri zinciri uyuşturucudan fuhuşa kumardan silah kaçakçılığına kadar kirli işler yelpazesini kontrolü altında tutmaktadır.



    İsim:  62.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  21.9 KB (Kilobyte)

    KADDAFİ'Yİ KURTARDI

    P2 Mason Locası Libya lideri Kaddafi'ye de bir suikast planı hazırladı. Çünkü Kaddafi'nin Libya'daki çalışmaları P2'nin güçlenmesini engelliyordu. Plana göre Trablus'tan Varşova'ya gidecek olan Libya lideri Kaddafi'nin uçağı düşürülecekti. O dönemde Libya FİAT grubunun en büyük hissedarlarından biriydi.



    İsim:  63.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  17.2 KB (Kilobyte)


    FİAT'ın Direktörü ve şirketin ortaklarından Cesare Romiti P2'deki dostlarından suikasti öğrendi. Kaddafi'nin öldürülmesi FİAT için büyük bir desteğin kaybolması demekti. Romiti sağ kolunu Libya'ya Kaddafi'nin yanına gönderdi ve Varşova'ya gitmemesini aksi takdirde suikast düzenleneceği mesajını iletti. Kaddafi de canlı yayında Varşova'ya gitmekten vazgeçtiğini açıklayınca P2'nin suikast planı suya düştü.

    2 SUİKASTTE ORTAK NOKTA



    Nihat Erim 19 Temmuz 1980 günü Dragos Deniz Kulübü'ne girmek için otomobilinden inerken öldürüldü. Türkiye 12 Eylül askeri darbesine doğru ilerlerken Erim'in öldürülmesi bu sürece hızlandırdı. P2 Mason Locası 1978'de Aldo Moro'nun ölüm emrini vermişti. P2'nin Türkiye uzantısının Erim suikastini planladığı ise daha sonra anlaşılacaktı. 2 yıl arayla yaşanan bu iki suikast P2'nin dünyada nasıl güç kazandığının da bir göstergesiydi. Adeta P2 Mason Locası'nın isteklerine karşı çıkanların başına neler geleceğinin bir kanıtıydı.



    İsim:  64.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  9.6 KB (Kilobyte)

    'NATO'YA SAYGI' SÖZÜ OLACAKTI

    İtalya'da da birçok askeri darbe girişimi yapıldı. Darbeciler yönetimi değiştirmek üzereyken başarısız oldular. Gladyo'nun İtalya'da Soğuk Savaş dönemi boyunca izlediği "Gerilim Stratejisi" ilk defa 1964'te "Operation Solo" ismi verilen sessiz bir darbeyle General Giovanni Sosyalist bakanların hükümetten ayrılmak zorunda bırakmasıyla uygulamaya konuldu. Örgüt ikiye ayrılmış: Yarısı ortada görünen gerektiğinde görüş açıklayan 'A Grubu' diğer yarısı ise silah temin eden karanlık işler için militan devşiren barınak ve sığınak hazırlayan gizli bir askerî kanat olan 'B Grubu'... "Örgüt" diyor gazeteci Willan... İtalyan siyasal tarihine 'hiçbir zaman olmamış darbe' olarak geçen Borghese girişimi yıllar sonra konuşan Mafya babası Tommaso Buscetta ifşaatıyla doğrulandı: Darbenin komutanı televizyonlarda "NATO'ya bağlıyız ve onlara saygılıyız" cümlesiyle konuşmaya başlanacaktı.


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


  5. #5
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    İsim:  65.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  17.5 KB (Kilobyte)

    KIŞKIRTAN DA ENGEL OLAN DA ÜSTAD GELLİ

    Gazeteci Willan'a göre darbecileri kışkırtan da girişimi son anda engelleyen de aynı kişiymiş: Licio Gelli... 'P-2' adlı Mason Locası'nın Üstad-ı Azamı darbeye karışanların yargıyla başlarının derde girmesini büyük çapta engellemiş... P2 mensuplarının bilgilerine göre Üstad Gelli gizli servis yöneticilerinden ve soruşturmanın şefinden sürekli olarak olup bitenlerin en son durumu hakkında bilgi alabiliyordu.

    YARIN: Türkiye’deki darbeler


    İsim:  66.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  28.2 KB (Kilobyte)


    Vur emri P2'den geldi

    İtalya'daki P2 Mason Locası Papa suikastini Mehmet Ali Ağca'ya havale etti... Loca'nın üyesi ve İtalyan Haber Alma Teşkilatı 2. Başkanı Musimici yargı süresinde de Ağca'ya avukat desteği verdi.

    BÜLENT ERANDAÇ / TAKVİM


    İsim:  67.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  46.6 KB (Kilobyte)


    Gazeteci Philip Willan Mehmet Ali Ağca'nın Gladyo'nun P2 dediğimiz iş adamları ve Mason Gelli tarafından yönetilen 'Propaganda Masonica' yasadışı örgütüyle de ilişkisi olduğunu özellikle vurguluyor.



    İsim:  68.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  37.3 KB (Kilobyte)




    Gladyo'nun olduğu dönemlerde Türkiye'de de içinde 'Bozkurtlar' adlı milliyetçi grupların olduğu gizli örgütler mevcuttu. CIA ajanı Claridge soğuk savaş döneminde Türkiye ve İtalya'da görev yaptı. Her iki ülkede de bulunan Duana Clarridge hem İtalyan hem de Gladyo'nun Türk versiyonu ile sürekli temas halindeydi.



    İsim:  69.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  41.2 KB (Kilobyte)




    Ağca'ya Türkiye'de askeri cezaevinden kaçması için yardım edilmiş Papa'yı yaralayan silah Abdullah Çatlı tarafından sağlanmıştı.



    İsim:  70.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  27.6 KB (Kilobyte)

    SİLAHI ABDULLAH ÇATLI VERDİ

    Çatlı İtalyan sağcı kontra lideri Chiaie Stefano Delle ile sık sık görüşüyordu. Ağca'nın da Çatlı aracılığı ile Stefano ile işbirliği akla geliyor.



    İsim:  71.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  46.2 KB (Kilobyte)


    Fakat en dikkat çeken bağlantı ise Papa'ya suikast girişiminden yargılanan Ağca'nın avukatının aynı zamanda SİSMİ adlı İtalyan Haber Alma Örgütü'nün yargılananlarının avukatı olmasıdır.


    İsim:  72.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  45.8 KB (Kilobyte)




    Bu avukatlar SİSMİ 2. Başkanı Musimici'nin çalışma arkadaşlarıydı. Ağca ile sürekli görüşen Musumici Başkanı Gelli olan P2 Mason Locası üyesidir.



    İsim:  73.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  27.6 KB (Kilobyte)



    GÖRÜŞMELER SONRASI SUİKAST

    Pietro Musumici İtalyan mafyasının önde geleni Carboni ve Banker Roberto Calv ile iyi dosttu. Banker Calvi'nin Vatikan'la mali ilişkileri bulunuyordu.



    İsim:  74.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  30.6 KB (Kilobyte)




    Aynı zamanda P2 Mason Locası ile Vatikan arasında da derin bağlantılar vardı. Ancak daha önemlisi bu ismi geçenlerin Papa dahil hepsinin komünizmle mücadele konusunda yeminli olmaları ve aralarındaki çıkar bağlantıları sonucunda işlemiş oldukları suç ilişkisinin ortaya çıkmasıdır.



    İsim:  75.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  23.0 KB (Kilobyte)


    Ve tüm bu ilişkiler içinde Ağca Papa'ya suikast düzenliyor. Sonrasında ise Calvi bir köprüye asılı halde ölü olarak bulunuyor.



    İsim:  76.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  25.7 KB (Kilobyte)




    Papa II. Jean Paul'e suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca Soğuk Savaş yılları döneminde her iki Akdeniz ülkesinde bulunan gizli örgütler arasındaki meçhul ilişkiye bir kanıt olarak kalmaya devam ediyor.



    İsim:  77.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  28.3 KB (Kilobyte)


    Papa II. Jean Paul'e yapılan bu suikastın nedeni ve önemi bugün bile hala gizemini korumaktadır.



    İsim:  78.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  29.2 KB (Kilobyte)


    Ancak P2 Mason Locası'nın Vatikan'la bazı anlaşmazlıklar nedeniyle suikastteki rolü birçok detayla kanıtlanıyor.



    İsim:  79.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  22.3 KB (Kilobyte)

    MASONİK TARZI İNFAZ

    Masonlar 1981 yılında Londra'da bir köprüde asılmış olarak bulunan banker Roberto Calvi'yi törenle öldürmüşlerdi. Boynuna geçirilen halattaki mason düğümü ayaklarına bağlanan imzalı taşlar cinayet mahallinin bile sembolik özelliklerinden dolayı seçilmiş olduğu dikkat çekiyordu.



    İsim:  80.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  37.1 KB (Kilobyte)




    İtalya'da biraderliğin simgesi olarak bir siyah keşiş figürü kullanılmıştı. Calvi'nin cesedi bulunduğu köprünün adı Blackfirairs. Yani İngilizce'de 'siyah keşiş' veya 'siyah cübbeli keşiş' anlamında kullanılıyor. Calvi'nin bağlı olduğu İngiliz locasının adının da Blackfirairs olması masonik cinayetin diğer ilginç yönü olarak dikkat çekiyor.



    İsim:  81.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  22.1 KB (Kilobyte)


    'ÜLKEYİ ONLAR YÖNETİYOR' İMASI SONUNU HAZIRLADI

    Nihat Erim'i Anayasa Hukukçusu Prof. Dr İlhan Lütem'e yazdığı ve onu bir anlamda ölüme götüren 'Encümen-i Daniş'ı anlatan mektubu o tarihte büyük bir etki yaratmıştı. Mektuptaki "Türkiye'nin siyasi ekonomik ve sosyal konularında önemli kararlar alınıyordu. Toplantıya katılan kişiler ağırlıklı olarak generallerden oluşuyordu" sözleri onun ipinin çekilmesini neden olmuştu.



    İsim:  82.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  45.4 KB (Kilobyte)



    Encümen-İ Daniş nasıl bir kuruluştur? 1850 yılında Osmanlı yönetimine akıl hocalığı yapmak için içerisinde dönemin 'bilim adamları'nın yer aldığı ve padişah tarafından resmi olarak kurulmasına izin verilen fiili bir devlet kurumudur.


    İsim:  83.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  39.5 KB (Kilobyte)


    Osmanlı yıkıldı ama 'Encümen-i Daniş' kurumunun varlığı değişime uğrayarak yeni kurulan Cumhuriyet'te de devam etti. Bir bakıma devletin politikalarının belirlenmesinde önemli bir rol oynadı. Bu kurumda yer alanların isimlerine ve devlet içerisindeki konumlarına bakıldığında etki gücünün sanılandan çok daha büyük olduğu tahmin edilebilir. Bu kurumun başkanı şu anda Eski Vali ve TBMM başkanı Necmettin Karaduman'dır...




    İsim:  84.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  23.7 KB (Kilobyte)




    Bu kuruluş içinde kimler yer alıyor? Eski Cumhurbaşkanları Başbakanlar Genelkurmay başkanları Yüksek Askeri Şura üyeleri Milli Güvenlik Kurulu üyeleri Meclis Başkanları bazı milletvekilleri general rütbesinde bazı subaylar üst düzey devlet bürokratları bazı baro yöneticileri ve sivil toplum kurumlar başkanları gazeteciler... Yani devletin ve toplumun az sayıda üst düzey tabakasından oluşturan bu kurum devletin stratejik olarak yönlendirilmesinde perde gerisinde önemli bir işleve sahiptir.


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş