Etiketlenen üyelerin listesi

Konu: Eski Yunan.

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Eski Yunan.







    Eski Yunan.


    Yunanca «Helias»tan dolayı «Helenler» de denen Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıktır.

    Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur evcil hayvanlarla birarada yatarlardı. Soylular sınıfı ömürlerini savaş av eğlence ve yarışmalarla geçirirlerdi. Deniz kıyısında yaşayanlar ise pek de dayanıklı olmayan teknelerle balıkçılık yaparlardı.

    Savaşçı kavimler olan Akalar ve Borlar tarafından istilâ edilmeden önce Yunanistan Yarımadası'ndaki dağlarla çevrili küçük ovacıklarda birbirine rakip bağımsız siteleri oluşturan topluluklar yaşıyordu. Bu sitelerden özellikle Atina ve Isparta'nın Eski Yunan uygarlığında özel bir yeri vardır.







    Eski Yunan halkı M.Ö. VI. yüzyılda Anadolu kıyılarında ve Akdeniz'de (Güney İtalya Sicilya) yeni kentler kurdular. Siteler arasında büyük geçimsizlikler ve rekabet olmasına karşılık Eski Yunan toplulukları din ve dil bakımından bir birlik oluşturuyordu ve bu birlik sayesinde siteler Persleri geriye püskürtmüşler Isparta ordusunun Termopil'de (Thermopylai) ezilmesine rağmen Perslere karşı iki büyük zafer kazanmışlardı: Maraton Zaferi (M.Ö. 490) ve Salamis Deniz Savaşı (M.Ö. 480).

    İşte bu olaylardan sonra Eski Yunan uygarlığı gelişmiş ve özellikle Atina mimarları bilginleri filozofları şairleri müzikçileri tiyatrocuları ve heykelcileriyle bu uygarlığı ebedîleştirmişti.

    V. yüzyılın sonlarına doğru siteler yeniden birbirine düşünce Atina ve Isparta ayrı ayrı bütün Yunanistan'a hâkim olmak istedi. Bu yüzden çıkan Peloponnes Savaşı tüm ülkeyi kasıp kavururken veba salgını da Atina halkını kırdı. Böylece Atina Isparta'nın baskısı altına girdi ve kendi yasalarından vazgeçmek zorunda kaldı (M.Ö. 404).

    Bu kavgalardan yararlanan Persler Anadolu'yu ele geçirdiler ama Yunanistan topraklarını elde edemediler. Ama az sonra Makedonya kralı Filip (Philippos) II Yunanistan'ı fethetmekte hiç bir güçlükle karşılaşmayacaktı (M.Ö. 337).





    İskender İmparatorluğu

    Filip'in oğlu Büyük İskender başkaldıran sitelere boyun eğdirdi (Thebai yerle bir edildi) ve hırsla fetihlere girişti. On yıla yakın bir süre içinde Akdeniz'den Hindistan kıyılarına kadar uzanan geniş bir imparatorluk kurdu. Darius III'ün tahtına yerleşti onun kızıyla evlendi yeni danışmanlar edindi ve birçok doğu âdetini benimsedi. Ne var ki İskender İmparatorluğu'nun zayıf birliği ardılları arasındaki rekabete dayanamadı. İmparatorluğun parçalanmasıyla asıl Yunanistan'ın gücü de son buldu; onun yerini Antakya Bergama ve İskenderiye gibi kentler aldı.







    Romalılardan Türklere


    Yunanlılar Kelt saldırılarına bir süre karşı koydular ama Romalıların gücüne dayanamayarak sonunda onlara boyun eğdiler (M.Ö. 146). Eski Yunan uygarlığı öylesine zengindi ki Roma bu zenginliği ve sanat hazinelerini yağma etmekle kalmadı onu taklit etmeğe de çalıştı: Yunan edebiyat sanat ve mitolojisi Romalılar için en geçerli kaynak oldu ve sonunda onların uygarlığını belirli bir biçimde değiştirdi. Siyasal bakımdan ise Eski Yunanistan artık prokonsüllerce yönetilen iki eyalet haline geldi. Roma İmparatorluğu'nun büyük iktisadî dolaşımı dışında kaldı onlara yazlık oturma yeri oldu.

    Yabancı istilâları (Vizigot Ostrogot İslav Bulgar) bu barış dönemini altüst ederek Yunanistan'ın yıkılıp dağılmasına yol açtı (III. yüzyıldan X. yüzyıla kadar).









    Siteler ve Yurttaşlar


    Eski Yunan'da sitelerin kurulması 2.500 yıllık bir olaydır ve bu uygarlığın temeli sitedir (polis). Her site az sayıda (beş-on bin) yurttaştan oluşurdu; sitede yaşayan yurttaşlar sırayla çeşitli görevler (maliyeci asker) yüklenerek devlet yönetimine katılma hakkını elde eder ve yasaların güvencesinden yararlanırlardı.

    Sitede oturanlar siyasal açıdan eşit değillerdi: yabancılarla kölelerin hiç bir hakkı yoktu. Aşağılık sayılan ve elemeğine dayanan işler bunlara yaptırılırdı.

    Yurttaşlar şehrin merkez kesiminde otururlardı; burası savaş sırasında müstahkem bir kale barış günlerindeyse siyasal düşünsel dinsel ve ekonomik yaşamın merkeziydi. Her sitenin kendi tanrıları ve yalnız kendi yurttaşlarınca uygulanan dinleri vardı.

    Eğitim de sitelere göre değişikti. Isparta'da çocuklar çok sıkı âdeta askerî bir eğitim görürdü. Yeniyetmelikten çıkma sırasında soğukkanlılıklarını ve duyarsızlıklarını ispat etmek için köleleri (heilos) öldürebilirlerdi. Ve ömür boyu savaşa hazır askerler olarak kalırlardı.

    Eski Yunan şehirleri çok canlıydı; buralardaki alışveriş yerleri şimdiki Yakındoğu şehirlerinde görülen çarşı ve pazarlara benzerdi. Bütün yurttaşlar hattâ köleler şehrin ortasında bulunan ve agora denen büyük bir meydanda toplaşıp buluşurlardı. Sebze şarap ve balık satıcılarının çığlıkları halı-kilim ve koku sergileri arasında neşeli bir uğultu içinde karşılaşır söyleşir tartışır itişir-kakışırlardı.

    Atina'da yurttaşlar Ekklesia denen halk meclisinde toplanır bu toplantılarda sitelerinin sorunlarını tartışır savaş ya da barış konusunda karar alırlardı.

    Sofokles'in Aiskilos'un Euripides'in trajedilerinin ya da Aristofanes'in komedilerinin oynandığı açıkhava 'tiyatrosu halkın tek eğlencesiydi.

    Yunan uygarlığı M.Ö. V. yy.da en yüksek düzeye ulaştı; III. yy.da İskender'in fetihleriyle her yana yayıldı. Ordunun bozguna uğramasına rağmen Yunanistan'ın etkisi Roma'ya kadar uzandı ve Roma uygarlığının gelişmesinde büyük payı oldu.








    Haşmet ve Sefalet


    Anıt yapıların güzelliği edebiyatın göz kamaştırıcı parlaklığı bizi yanıltmamalıdır. O zamanlar Yunanlıların çoğu köylerde harap kulübelerde şehirlerde basit evlerde ve ilkel kondularda yaşıyorlardı. Kaldırımsız ışıksız dar sokaklarda lağım suları akardı. Her taraf sinek sivrisinek fare doluydu. Atina ya da Isparta'ya dışarıdan gelen bir kimse önce pislikle ve ağır kokularla karşılaşırdı.








    Perikles Çağı


    'Perikles (M.Ö. 495-429) döneminde Atina sosyal ve kültürel alanda kazandığı başarılar sayesinde öteki Yunan sitelerine üstünlüğünü kabul ettirdi. «Perikles çağı» tarih (Herodotos) felsefe (Sokrates ve Eflatun) tiyatro (Aiskilos [Aiskhylos] Sofokles Euripides) ve özellikte sanat (heykelci Pheidias'ın Akropolis'teki çalışmaları) alanında olağanüstü bir gelişme gösterdi.

    Isparta

    Atina'nın büyük rakibi Isparta aristokratik bir rejimle yönetiliyordu. Ahalisi üç sınıftan oluşuyordu: heilos (savaşta tutsak alınan ve toprakları işleyen köleler) perioikos (Isparta'ya boyun eğmiş Akalar) ve eşitler (tamamı yurttaş sayılan savaşçılar sınıfı). Yedi yaşından başlayarak sert ve sıkı bir eğitim gören eşitler Isparta'yı Med Savaşları'na kadar Yunanistan'ın en güçlü devleti yaptılar.







    Sitede Din


    Din sitedeki yaşamın bir parçasıydı. Yüksek görevlilerin yönettiği din törenlerine sitenin bütün ahalisi katılırdı. Ayinler kesin kurallara bağlıydı ve candan katılmayı gerektirirdi: Yunanlılar candan katılmazlarsa kıskanç ve alıngan olan tanrıların kendilerini korumayacağına inanırlardı.





    Aristofanes


    Aristofanes (M.Ö. 445-386) kırk kadar komedi yazmıştır; başlıcaları şunlardır: Bulutlar Yaban Arıları Kuşlar Lysistrata Plutos ve Kadınlar Meclisi. Aristofanes buluşlarla dolu usta bir üslûpla savaşa hasımlarına paraya saldırır ve Atina mahkemelerini gülünçleştirir. Kullanmaktan sakınmadığı edepsizce sözler herkesi sıradan insanları olduğu kadar seçkinleri de güldürürdü.







    (Solda) Erekhtheion Tapınağı'nda (Akropolis) kareler tribünü (M.Ö. 421-406). Genç kız biçimli bu zarif sütun-heykeller Eski Yunan'da kadına gösterilen saygının simgesi sayılır.

    (Sağda) Mitoloji öykülerinden birini canlandıran bu sahne M.Ö. VI. yy.dan kalma bir Yunan vazosu üzerinde yer alır. Louvre Müzesi Paris.








    (Solda) Demostenes (M.Ö. 384-322) Atina'nın ünlü hatibi ve siyaset adamıydı. Demokrasinin ve millî bağımsızlığın ateşli savunucusu olan Demostenes on yılı asan bir süre Atinalıları Makedonya'nın saldırgan kralı Filip tehlikesine karşı uyarmağa çalıştı; bu yöndeki konuşmaları hitabet örnekleridir; ama çabaları boşa gitti ve sonunda Filip'in oğlu İskender Yunan ülkesini de egemenliği altına aldı.

    (Sağda) Panathena yarışlarında yer alan dört at koşulmuş bir yarış arabası resmiyle süslü Yunan küpü (amphora). Bu küpler sözü geçen yarışlarda birinci gelenlere ödül olarak verilirdi. Attike'de bu büyük bayram dört yılda bir temmuz ayında yapılır ve altı gün sürerdi. British Museum Londra.

    Alıntıdır...

  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Medeniyetin beşiği dediğimiz Yunanistan şimdi hiçbirşeyde ileri değil. Zekalarını geliştiremeyen halk.


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş