Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #21
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    MEHMET ****

    Yenice - Akçakoyun Köyü'nden


    Ben Hatipoğullarından Hüseyin Oğlu Mehmet Mehmet ****. 1309 (1893) doğumluyum. 88 yaşına girdim.

    Arabistan'da Basra'da Aşer Kışlasındaydım. 9. Fırkadaydım. Piyadeydim. Talim yapardık. 8 ay kaldım Basra'da. Harp görmedim Arabistan'da. Babam bedel verdi. Köyüme geldim. Geldiğimin 12. günü Çanakkale'de Savaş başladı. Ben de Çanakkale'ye katıldım. 18 Mart günü Çimenlik kalesindeydim.

    MEHMET ****

    Düşman donanması boğazı zorladı. Toplar atılıyordu. Düşman gemileri Çimenlik Kalesini bombardıman ettiler. Bizim toplar da düşman zırhlılarına ateş ediyorlardı.

    Düşmanın iki zırhlısı batınca boğazdan geri çekildiler. Bu sefer harp karaya çevrildi. Düşman karadan hücum etti. Ben Çanakkale'de 9. Fırka'da Sıhhıye Bölüğü'ne düştüm.
    Anafartalar'da Sargı mahallinde idim. Biz ilk tedavi yapıp Büyük Sargı mahalli'ne gönderirdik bize gelen yaralıları.

    3-5 yerinden yara alanları kolu bacağı kopan yarısı yok olmuş insanları gördüm. Çok yaralılar gördüm. Bizim başımızda Başkatip Galip Bey vardı. Rütbesi Kaymakamdı.
    Ağabeyim 26. Alayda piyade idi. Ayağında dum dum kurşunu patlamış. Ayağını bozmuş. Onu gece Kavaklıdere'den Silah deposundan getirdim. Başkatip Galip Bey'in arabasıyla getirdim. Ayağı çok kötüydü. Fena yaralanmış. Sargı mahalline getirdim. Hıristiyan doktor vardı.

    -Vapur kalkıyor. Şu kağıdı imza ediverin dedim.
    -Atıver şuraya dedi.

    -Köpek ileşi mi atıyoruz Bey dedim. Bu yaralı vapura yetiştireceğiz.

    Kardeşimi vapurla karşıya Demetoka Hastanesine gönderdik. Oradan hava değişimi alıp köye gitmiş. Bir daha da gelemedi cepheye.

    Çanakkale Cephesi'nde 35 sene kaldım. Çok süngü hücumları oldu. Hatta bir kere öyle gördüm ki unutamıyorum. Bir İngiliz askeriyle bizim askerlerden biri süngülerini birbirlerine saplamışlar yan yana yere düşmüşler. Birbirlerini de şah damarlarını ısırmışlar. Yerde öylecene can vermişler. Yatıyorlardı.

    Çanakkale'de bizim 9. Fırkanın Kumandanı Alaman Sabri Bey'di. Alay Kumandamız Kadri Bey'di. Başkatibimiz Kaymakam Galip Bey'di. Yüzbaşımız Halil Efendiydi.

    Atatürk bizim fırkaya geldi. 12'şerden 24 topa iki bataryaya kumandan oldu. Düşman o sıralarda deniz kenarında idi. Atatürk'ü cephede çok gördüm. Bizim Fırkadaydı zaten. Çadırı bizim sargı mahalline yakındı. Bizim Fırka Kumandanı ile konuşurlarken duydum.
    Atatürk'le Fırka Kumandanı arasında şöyle bir konuşmayı duymuştum.

    Atatürk:
    -Biz mi onlardan toprak istiyoruz ? Yoksa onlar mı bizden ?

    Fırka Kumandanı:

    -Onlar bizden toprak istiyorlar.

    Atatürk:
    -Öyleyse neden biz hücum edip de kırdırıyoruz askeri. Onlar bize hücum etsinler. Biz onları kıralım. Biz kırılmayalım.

    Fırka Kumandanı:

    -Enver paşa gelecek. Ona söyleyelim.
    Sonra Enver Paşa geldiğinde Atatürk bunu ona da söylemiş. Hücumu kestirdilerdi. Bir daha da Enver Paşa gelmedi cepheye.

    Bizle beraber Alman subayları da vardı. Hatta Hintler diye bir Alman vardı. Mesela bir makineli tüfek bozuldu mu tamir için giderken açıktan giderdi. Yapamazsa yerinde alır makineli tüfeği Anafartalar'daki yapımhaneye götürürdü.

    "Böyle açıktan gitme öleceksin" derlermiş. O da "Ölüm bizim için" dermiş. Sonra duyduk. Hintler dediğimiz Alman kendisini denize atmış. Neden? Bilmem...

    Atatürk İngiliz topları ateşi kesmeden bizim toplara ateşi kestirmezdi.

    Çanakkale bitince 9. Fırka olarak Rus cephesine gittik. Bayburt'ta bulunduk. Alaman Sabri Bey Fırka Kumandanımız Bayburt'ta şehit düştü. Bizi Rus bozdu. Geri çekildik. Kanlı Taş denilen yerde. Ben orada sıhhıye onbaşısı idim. Baybur'ta geri çekilirken Alaman Sabri Bey makinalı tüfeklerle arkamızdan gelen Rusları 3-4 saat oyaladı. Orada kendisi de şehit düştü.

    Bizi 9. Alay yaptılar. Yay olarak Ardahan kars Sarıkamış'a kadar götürdüler. Sonra geriye Kars'a döndük. Ben orada Kars Menzil Hastanesinde bilemem kaç ay bulundum. Mütareke olup da silahlar bırakılınca da köye geldim.

    Kuvayi Milliye'de Karaağaç Cephesinde Edremit Kaymakamı Hamdi Bey'in yanında bulundum. Bizi buralardan çete olarak Hamdi Bey toparladı. Hamdi Bey'in yanından Yüzbaşı Ali Bey bizi birkaç kişi Yabancılar Cephesine aldı. Manisa Karaağacı'nın beri tarafında üzerimizde de 5-10 mermi kalmıştı. Yunanlılar biz orada bozdu. Yabancılarda piyade onbaşısı idim. Yanımda Hamdi Bey'den Mustafa Çavuş Arap Mustafa Süleyman Aras Mustafa Halil Çavuş vardı. Karabey'den Latif Çavuş Kazım'ın Hasan vardı. Hamdi Bey'den Mülazimin Hasan vardı. Biz mevzide filan değildik. Bir zeytinlik içindeyiz. Gavur geliyor. Cephanemiz bitti. Bozulduk.

    Dereköy'de Rezil Değirmeni denilen yerde yeniden bir cephe tutmak istedik. Tutamadık. Cephanemiz yoktu. Dağıldık.Biz orada 3 ay filan kalabildik.

    Sonra Hamdi Bey Akbaş Cephaneliğini basıp silah ve cephaneyi bu taraf Anadolu'ya geçirdi. Fakat İnova'da Anzavurcular tarafından şehit edildi.

    Bizim köyü Yunanlılar işgal ettiler. Kalkım'da Yunan karakolu vardı. Bizi topladılar. Önce Edremit'e götürdüler. Edremit'ten 12 kişi İzmir'e götürdüler. Ben de varım. İzmir'de hapse attılar. Bu sırada Yunanlılar Afyon Cephesinde bozulunca vapurla İzmir'den Pire'ye Korfu Adası'na götürdüler.

    İzmir'den bindiğimiz vapurda Tevfik Kaptan diye biri vardı.

    Tevfik Kaptan "Bu vapuru kaçıralım. Kurtulalım." diye konuşurdu. Ali Kumpas adında birisi vardı Aydın'lı. Gitmiş söylemiş Yunanlılara. Çok dövdüler bizi. Çay istemiştim. Getirip sıcak çayı suratıma serpiverdi gavur. İzmir'de bir de Yunan mahkemesine çıkardılar beni. "Sen çetesin kaç tane hristiyan öldürdün?" diye sordular.

    Korfu Adası'nda pek kötülük hakaret etmediler. Bir parça ekmek verirlerdi. Başka bir şey vermezlerdi. Ben Korfu'da hapis yattım. Yerim sıcaktı. Üstümdeki odada mahkeme yapıyorlardı.

    Sonra bizi korfu'dan çıkarıp Atina'nın sağ tarafında tel örgülerin içine koydular. Bu tel örgülerde 8-9 ay kaldık.

    Atina'da esir bulunduğumuz tel örgülere Ankara'dan bir elçi geldi. Ak elbiseli hasır şapkalı birisi. Tel kumandanıyla konuştular. Aramızda bir de kaymakam vardı. Çıktı o gelen elçiyle el sıkıştı. Bizi o gece Pire Limanına sevkettiler. Yalnız o kaymakamı o gece bir kör kuyuya atmış Yunanlılar. Sabahleyin ölüsünü buldular.

    Vapura bindik. İzmir'e geldik. Ben hasta oldum. İzmir Hastanesinde 12 gün yattım. Hastaneden çıktıktan sonra Edremit üzerinden köyümüze geldim.

    Hafif bir misket yarası aldım Anafartalarda.

    Düğün yaptığımda gavurlar buralardaydı. Şimdi 5 çocuğum var. Çocuğum bakıyor. Hiçbir yerden maaş almıyorum. Nefes darlığı var. Gözümün biri görmüyor. Kulaklarım ağır duyuyor. Hali vakti yerinde olanlara bile verdiler maaş da bizim gibilere vermiyorlar. Bir maaş çıkarsalar ban da elim genişleyecek. Burada oğlumun yanında kalıyorum. O veriyor arada birkaç kuruş...Harcanıyorum...

    Alıntıdır.


  2. #22
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    MEHMET ÖZTÜRK

    Biga - Gürçeşme Köyü'nden


    10 senede geldim askerden. İlkin Çanakkale'de girdim savaşa. Topçuydum. Sonra Çanakkale'yi geçemeyince kafir Arabistan'a kıvrıldı. Bağdat yanlarına gittim. İngilizle boğuştuk o tarafta da. Sonra Fransızlarla Adana yanında çarpıştık. En sonra da Haymana taraflarına gelip Yunan'ın peşine düştük..

    1310 (1894) doğumluyum. 87 yaşına bastım.

    Çanakkale'de topçu ayırdılar beni. 5.bölüğe düştüm.Üç gün sonra geçirdiler bizi karşı yakaya. Arıburnu tarafına Zığındere'de üç ay topların başındaydım. Üç ay ateş ettik düşmana. Ne boğazdan geçebildi ne karadan. Geri gitti.

    MEHMET ÖZTÜRK

    Biz topları Akbaş İskelesine indirdik. Bir vapura yüklendik. İstanbul'a geldik. Toplar tamir oldular. Tekrar bir vapurla İzmir'e gittik. İzmir'den trene topları mandaları yükledik. Konya Ulukışla'da indirdik trenden. Koştuk mandaları toplara. Tarsus'a geldik. Tekrar trene yüklediler bizi... 4 topumuz var.15'lik ağır obüs. Neyse uzatmayalım. Bağdat yakınlarına sokulduk. Daha da ileri gittik. İran topraklarına filan girdik galiba...Kut'ül Amara denilen yerlere vardık.

    İngiliz'e karşı veriyoruz ateşi. O da bize atıyor mermiyi. Bir mermi geldi...İngilizlerden toplardan ikisi işe yaramaz hale geldi...8 arkadaş da şehit oldu yanımızda. Ben ve Ali Çavuş kaldık topların başında.

    Bozulduk. Geri çekiliyoruz. İngiliz de arkamızdan geliyor. Başka topların tekerleklerinden buluyoruz takıyoruz bizim toplara öyle çekiyoruz geriye. Bağdat'a geldik. Bağdat2ın yanında bir yer var Samara dedikleri.

    Samara'da toplandık. O gece Bağdat yandı. Cephanelikleri ateşe vermiş İngilizler. Sonra Musul'a geldik. Musul'da toplar tamir edildiler. Hadi bakalım Kürt harbine. 7 ay durduk Kürtlerin karşısında. Kürtler Musul'a doğru kaçtılar. Musul'a geldik. Musul'da terk-i silah oldu. Silahları bıraktık. Toplayıverdi İngiliz bizi önüne.- .. Nusaybin'e kadar getirdi.

    Nusaybin'de Ali İhsan Paşa'yı İngilizler esir aldılar. 5. Ordu Kumandanıydı. Nusaybin'de trenin üzerine çıktı. Bir nutuk verdi Ali İhsan Paşa. Alay Kumandanımız vardı. Kenan Bey albaydı. Ali İhsan Paşa dedi ki:

    -"Kenan Bey bu asker sana teslim. Diyarbakır Urfa Mardin Elazığ bu arada bu askeri salmayacaksın. Beni İngilizler sınır çizmek için götürüyorlar. Ben gene geleceğim. Biz koştuk mandaları toplara Diyarbakır'a gittik. 15 sene durduk Diyarbakır'da. Yunan da o sıralarda çıktı İzmir'e. Fransızlar Adana'ya çıkmışlar. Biz adana tren yolunu Fransızlarla sınır yaptık. 15 sene ateş yaptık Fransız'a oralarda.

    Fransız cephesinden hep gece gitmek üzere bir ayda Ankara'ya geldik.

    Topları getiriyoruz Ankara'ya. Gündüzleri gidemiyoruz. Yunan'ın tayyaresi görmesin diye gece gidiyoruz. O zaman yol filan yok. Ali İhsan Paşa'nın fırkasından 350 kişiyiz. Ankara'ya 1 saat kalmış artık. Yakınlaşmışız. Deliktaş dedikleri bir köye varmışız.

    Yüzbaşımız Hasan Tahsin Bey Bursalı Rıfat Efendi vardı. Rıfat Efendi Mülazım-ı Evvel'di.O köyden bir süvari yolladık Ankara'ya. Köyde kadınlar bize börekler çörekler getirip karınlarımızı doyurdular. Kadının biri geldi bizim yüzbaşıya;ben de yüzbaşının yanındaydım.

    -Efendi bu bizim halimiz ne olacak ? diye sordu.
    Yüzbaşı da

    -Ne olacak kadın? dedi.

    Kadın başladı konuşmaya:
    -Bizim adamlarımızı aldılar gittiler. Düşman da hep bu tarafa geliyor. Öte gitmiyor.

    Haymana'nın üstünden de düşmanın top sesleri geliyor. "Güüürrr Güüürrr" diye"

    Yüzbaşı kadına bizi gösterip dedi ki :
    -Bugün dinleyin yarın ötemez Yunan'ın topları
    Kadın sordu Yüzbaşı'ya:

    -Neden?

    Yüzbaşı bizi gösterdi eliyle kadına:
    -Bu askeri görüyor musun? Çanakkale harbindendir bunlar...8 senelik hepsi. Arabistanı kıvrandı bu asker.katiyen gelemez Yunan.

    Ankara'ya gönderdiğimiz süvari geldi. Çıktık yola. Mandalarla gidiyoruz. Sabahleyingirdik Ankara'ya. Marşlar söyleyerek istasyona varıyoruz.

    "Ankara'nın taşına bak
    Gözlerimin yaşına bak
    Ankara'nın dardır yolu
    Yunan almış sağı-solu
    Gelsin Kemal Paşa Kolu"
    Korku nedir? İçimizde bilinmez
    Kanlı yazı alnımızda silinmez
    Biz var iken Ankara'ya girilmez."

    Böyle marşlar söylüyoruz. İstasyonda bulunanlarda bizi alkışlıyorlar.

    Atatürk orada başımızdaki Kenan Bey'e dedi ki:
    -Asker saat 10'a kadar serbest. Saat 10'da tren gelecek.Sıçancık İstasyonunda inecekler. Haymana'nın Çulluk Köyüne toplar kurulacak. Sabahleyin ateşe başlayacaklar.

    O sırada birçok kadın geldiler. Kimileri yaralı kimisinin memeleri kesildi. Savaştepeli arkadaş var yanımda benim.

    Kara Fatma dedikleri bir kadınmış o gene.
    Çıktı biri trenin üstüne konuşuyor.

    Biz onu yüzbaşı filan sanmıştık. Yaralı kadınları eliyle göstererek:

    "Şu kadınların haline bakın. Çanakkale'nin Biga denilen yerinden beri bu Yunan böyle yapıyor. Bu kadınların kimisi anneniz. Kimisi bacınız yerine. Bunları gördünüz ona göre cepheden geri dönecek olanı paşa da olsa vuracaksınız" dedi.

    O gece biz Çulluk Köyüne gidip topları kurduk. Sabahleyin başlayıverdik ateşe. Anam!anam!anam! Üçüncü gün saat 8 sıralarında Yunan kaçmaya başladı. Sakarya nehrinden sığamıyor geçmek için. Bütün koşulu beygirlerini köprü yapıyor geçmek için nehirden. Biz de Polatlı İstasyonunun
    oradan geçtik. Yunan geçtikten sonra birinci köyü yaktı.

    "Yanık Köy" koyduk adını o köyün biz de. Yakıp kaçıyor Yunan. Biz hem gidiyoruz arkasından hem ateş ediyoruz toplarımızla. Ağır obüs bizim toplar. Adi ateş yapıyoruz 45 okka mermileri var.

    Afyon'a gelince dayandı gavur. Kuvvetimiz yetmedi. Bir sene durduk Afyon köylerinde. Karadilli Arızkaya Göçenli Kılıçkaya Akşehir taraflarında bir sene durduk.

    Sene geçti. Bir sabah hücuma başlayacağız. Topları doldurduk....Afyon Kalesi'nde Yunan'ın topu var.

    Biz Ali İhsan paşa cephesindeyiz. Dumlupınar Cephesinde. Biz Topçuyduk dedim ya! Atatürk hiç sakınmazdı bizden. Yanımıza gelirdi. O sabah gene bizim yanımızdaydı. Öteki büyük paşalar da vardı. Çakmak Karabekir İnönü.

    Fevzi Çakmak Atatürk'e dedi ki:
    -Mustafa ben sabah namazını kılsam
    Atatürk de:

    -Hay hay Paşam kılın. Birazdan başlayacağız ateşe bir daha kılamazsın.

    Fevzi Çakmak ayrıldı namaz kılmaya gitti. Bizim 2 ağır obüs topumuz var . Yanımızda başka bölükte de 2 tane 75'luk top vardı. Sonra o 75'luklar İnönü tarafına gittiler.
    Toplar hazır mı? Hazır dedik. Gün ışıyordu. Başlayıverdik ateşe. Bir atış ardından bir daha... Yunan'ın Afyon Kalesindeki topu sustu. Öyle haber geldi. Başımızda Yüzbaşı Kemal Bey vardı. Sonra o Menemen bağlarında şehit oldu.

    Dürbün elinde söylerdi mesafeyi...Sektirmezdi.
    Yunan'ın Afyon Kalesi'ndeki topunu benim topun ikinci mermisi susturdu.

    Kumandanlarda yanımızdaydı. Atatürk Yüzbaşı Kemal Bey'e dönüp dedi ki:

    -Bravo be. Madalya yaz çavuşa!
    İlk madalyayı ben aldım. Atatürk verdirdi benim madalyamı.

    14 günde İzmir'e indik. İzmir'de vapurların üzerleri tütün dizileri gibi Yunanlı doluydu. Denizin üzeride şapka...Vapur mu yeter onca Yunan'a....Defoldular...Gittiler. Sonra biz ManisaBursaBandırma'dan geçtik. İzmit'e dayandık. Ben İzmit'ten teskeremi aldım.

    5. Fırka 8. Alay2.Tabur 5. Bölükteydim. Atatürk Grup Kumandanıydı Arıburnu'nda. Bizim topların da yanına gelirdi. Orada Tahsin Bey vardı. Yüzbaşımızdı. Atatürk ona derdi ki:

    -Maşallah maşallah Tahsin Bey bunlar öğrenmişler.
    Afyon Kalesine attığımız zaman Yüzbaşı Kemal Bey şöyle emir vermişti. Ben de nişancıydım topun başında.

    "Mesafe 4600 5. Barut hakkı dane doğru."
    Emir buydu. İkinci mermide kaledeki topu sustu Yunan'ın.
    Sonra bize döner:

    -Mermiyi şöyle yapın kolunuzu dayayın da öyle koyun. Korkmayın bir kere korku getirirseniz yüreğinize hep korkarsınız. Korkmayın diye konuşurdu.

    Çanakkale Harbinde Zığındere'de Üç ay ateş yaptık...Düşman zırhlıları vardı dış denizde...Denizin üstü kasaba gibiydi...Gemi doluydu.

    Arabistan'dan mandalarla çekip gelirdik toplarımızı. Haymana'ya geldik. Maraş'ta da kaldık biz Fransızlar'a karşı. O yüzden Maraş fırkası da derlerdi bizim fırkaya.

    Seferberlikte 80 kişi kadar gitti bizim köyden. Ben Arabistan'a gittiğim için geç geldim köye. Çanakkale'de kırıldı bizim bu köyden gidenlerin çoğu birkaç kişi gelmişler...Onlar da ya kolu yok...Ya bacağı...

    Üç aylık evliydim askere giderken 10 sene sonra geldim köye. Beş kız bir erkek çocuğum oldu. Sonra oğlumu öldürdüler. Madalya maaşı. Yaralanmadım. Nine öleli çok oldu. Gözlerimin birisi hiç görmüyor. Birisini ameliyat ettirip açtırdım. O biraz görüyor. Öteki hiç görmüyor.

    Çanakkale'ye 18 Mart'a çağırıyorlar...Gidemiyorum ki...Gözler görmüyor...Nasıl gideyim...

    Alıntıdır.


  3. #23
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    MEHMET YAVAŞ

    Çan-Göle Köyü'nden

    16 yılda geldim köyüme. Yetim Mehmet derler bana. 1891 (1308)'liyim. 89 yaşına vardım. Balkan'a Rus'a gittim. Çanakkale'de çarpıştım.

    Tekirdağdan Bulgar'a karşı gidiyoruz. Çıktık yola...Kış günü. Sürgün olmuşum hastayım 19 yaşındayım... Bacaklarım da kısa... Mecalim yok...Çantamı onbaşı aldı. Silahımı çavuş aldı...

    MEHMET YAVAŞ


    Gidiyoruz...Hayrabolu'dan Lüleburgaz'a vardık. Gece orada yattık. Kasabadaki insablardan kimse yokortalarda...Kaçmışlar Bulgar'dan.Askerin biri dikilmiş bir dükkana öteberi satıyor dükkancı gibi. Bir okka leblebi aldım. Sürgünüm ya...İyi gelir diye...

    Bizim bir yüzbaşı vardı...Çok gözü açık bir adamdı...Kimseyi aç bırakmadı. Bizi yola çıkarır kendisi atıyla hızlı gidip öndeki köylerde ekmek yaptırır yolların kenarlarına koydururdu. Dağıtırlardı bize ekmekleri sonra....Biga Bayramiç taburlarına bile çok ekmek verdik biz.

    Akşamdan Bulgar'ın evinin önüne siper yaptık. Sabah aydınlanıverince harbe kapıştık. Ha bakalım...Ha bakalım...Harpharpharp!..

    Bizim köyden bir Molla Mustafa vardı. O da bizim yanımızda imamlık yapardı. Bir kara çalının arkasına siper yapmış. Ben ondan körpeyim ama aklım ondan fazlaymış. "Molla" dedim.

    -Çalı tutmaz kurşunu alnı kabağına yersin. Çalının kökünün dibine yat. Molla yatıp öyle ateş ettiydi.

    Akşama kadar ateş devam etti o gün. İmdat gelmedi. Bozulduk geri çekildik. İstanbul yakınına vardık. Çatalca'da Bulgarla anlaşma yapıldı.

    Biz de teskere alıp geri geldik.

    Seferberlik geldi. Kapalı kağıtlar açıldı. Çanakkale Taburuna gittik biz de.Seddülbahir'de 6 ay siper kazdık. Soğandere'de de kazdık siper.

    Sabaha karşı bir vapur geldi Seddülbahir önüne. Demir attı. Ortalık aydınlanırken geminin etrafı fırdolayı kayık. Manga kolunda kayıklar bizim siperlere doğru geliyorlar. 1500'e gelince tüfeklerin mesafesine girince bir ateşe başladık. Öğleye kadar kayık kırdık orada. Ne kayığı bitti ne askeri bitti kafirin...

    Denizin üzeri hep gemiydi. Gavurun zırhlısı çoktu. İngiliz zırhlılarından atılan mermiler üzerimizden geçip gerilerimize düşüyor. Bize imdat gelmesin diye. Sonra eşek adalarına doğru gittiler. Bir ateş açtılar üzerimize 26. Alay'ı toprağa gömüverdiler. Biz 25 kişi bir sıçanyolu bulup çıktık...Bir de baktık Seddülbahir önlerindeyiz. Gökyüzünde bir mermi patlıyor... Lapır lapır dolu gibi kurşun yağıyor üzerimize.

    Bir binbaşı bizi orda bir derenin içine götürdü.
    "Arkadaşlar vatan elden gidiyor namus gidiyor ırz gidiyor"diye konuştu. Binbaşıyla 26 kişi olmuştuk.

    Soğandere'de hücuma kalktık. Denizden gavurun makinalı tüfek ateşi geliyordu. Biz ateş ediyoruz. Gavur da askerini kılıçla döve döve üzerimize yürütüyor. Ama askeri yürüümüyor gavurun. Kılıç ağarı ağarıveriyor.
    Yatsı namazı vaktine kadar ateş yaptık. Sonra 25. Alay imdadımıza yetişti.

    Soğandere'de belimden ve bacağımdan yaralandım. Kurşunla yaralandım. Belimde kurşun hala duruyor.

    "Çanakkale içinde bir dolu sandık
    Alayların içinde dört asker kaldık
    Çanakkale içinde bir top kestane
    Kalan gazilere çalı dibi hastane."

    Çalı dibinde doktor yaralarımı sardı sipere geldim gene.

    Bu akşam Soğandere'ye asker gelir...Sabaha kadar erirdi. İngiliz söktüremedi...Baktı baktı gavur bir kolayını bulamadı çekti gitti.

    Ben hiç "babam" diyen duymadım. Herkes "anacım" diye inliyordu.

    Gavur kaçtıktan sonra İngiliz'in bıraktığı çuvallardan. Dereobalı Ali Çavuş Hasan Onbaşı 3 okka üzüm almışlar. Yağmur yağıyor. Çantaları koyduk kıçımızın altına avuç avuç üzüm yedik.

    Gavur kaçtıktan sonra bir kısmımız Mekke tarafına gitti. Bizim alayı gündoğuya çevirdiler. Rus'a gittik.
    Ruslarla ve Ermenilerle harp ettik.

    Cephelerden geldim. Bir de baktım çeteler be Çanakkaledeyken karımı kaçırmışlar. Düşmanın topundan tüfeğinden korkup kaçanlar buralarda çete olup benim karıyı kaçırmışlar.

    İlk karının adı Medine idi. Sonradan Ayşe'yi aldım. Ayşe'den 6 çocuk oldu. Ne maaş alıyorum ne de madalyam var. Yok bir şey.

    Cenk için dolaştık dünyayı şöyle bir çevirdik. Hamdolsun.

    Alıntıdır.


  4. #24
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    OSMAN KAÇMAZ

    Çan - Çokamlı Köyü'nden

    1307 (1891) doğumluyum. Esas yaşım 92. Ama nüfusa küçük yazdırmışlar. Önce Balkan Harbine gittim. Sonra Çanakkale'de İngilizlerle çarpıştım. Bağdat'a bile gittim. 10 senede geldim köyüme.

    Balkan Harbine gittik. Kafam de pek yerinde değil şimdi. Nasıl anlatayım bilmem ki. Kırklareli taraflarındaydım. Oraya gidiyorum. Siz buranın askeri değilsiniz diyorlar. Çobansız koyun gibi ordan oraya geziyoruz.

    Birliği bulamadım. En sonunda 14. Alayı buldum. 7 gündür açım. Çok açlık çektim oralarda. Evlerin kapılarını çalıyorum. Ekmek istiyorum. Yok diyorlar vermiyorlar. Tüfeğimde de bir tane mermi yok.

    Bir evin önüne geldim. Et kokuları burnuma geliyor. Camdan baktım içeri. Askerler et yiyorlar. Oturmuşlar 8 kişi hepsi. Ben de o zaman Osman Pehlivan'ım. Kapıya bir yüklendim. Pervazıyla birlikte "Çatarrrt" diye kapı yıkıldı. Çerdekiler kasaturayı çektiler. Ben de tüfeği çektim. Neyse zorla oturdum sofraya. Karnımı bir iyice doyurdum. Karnım doyunca alnımın damarı "çatartdanak" açıldı. Kırklareli'nin Karaağaç Köyünde oluyor bu.

    Seferberlikte de Çanakkale'ye gittik. Gavur zırhlıları top ateşiyle Kumkale'yi dövdükler önce. Biz de Kumkaledeyiz. Hava da soğuk.

    Zemheri çıkımı mı ne? Yağmur öyle yağıyordu ki istihkamın içi su dolu boğulacağız.

    Az miktarda asker çıkardı kafir Kumkale'ye. 2 takım 80 kişi kadar. Biz 2 alay varız. Palaska portatif kürek tüfekle yasladık kafirin askerini. Karıştı ortalık. Bir kısmı öldü bir kısmı kaçtı çekildi geri. Denize kaçanlar kayıklara çabalıyorlardı. Bizim yüzbaşının adı Abdülkadir Bey'di. Sonra karşıya geçirdiler bizi. Zığındere Kirte Tepe Anafarta ve Kemikli Burun'a gittim. Buralarda savaşlara katıldım.

    Zığındere'de tüfeğin ucunu çıkarırdık mevziden düşman hemen ateşe başlardı. Zığındere'deydi galiba yoksa Kirte de mi? Gün inerken hücuma geçtik yatsıya kadar sürdü hücum. 7-8 kişi kalmıştık akşam hücumdan sonra. 4 defa Çavuşluk geldi bana. Fadayi çıkardım ben hep. Kasığımdan yara aldım. Bida'da taş Mektep hastanedeydi. Az yattım. İyileştim.

    Anafarta'ya gittim tekrar. 15. Alayda idim. Mustafa Kemal bizim zamanımızda orada tabur kumandanıydı. İstiklal Harbini kazanınca büyük nam aldı. Ben çok gördüm. Askerin başında da gördüm. Cesur Paşa derlerdi. Çanakkale Cephesinde 2 sene kaldım. Sonra bizi ayırdılar arabistan'a gönderdiler.

    Yürüyerek Bağdat'a gittik. 22. Alaya gittik. Alay Kumandanımız Hacı İbrahim Bey'di. Halil Paşa vardı Bağdat'ta. Onu da gördüm.

    Zığındere'de yanımda Çan'ın Yaveler Köyünden iki kişi vardı. Benim gibi asker. Biri Yetim İsmail öteki Koca Bıyık İsmail'di. Yetim İsmail:

    -Ayıttan matarada çay demleyeceğim dedi. "Gitme" dedimse de dinlemedi. Ayıt toplamaya giderken gavurun tek kurşunuyla öldü.

    Fedayi idim ben. Kim gidecek dediler mi? Hemen ben atılırdım. İki yerimden yaralandım. Kasığımdan ve belimden.

    Mevzilerde askerler bir yere gelince; herkes anasının pişirdiği yemeklerden bahsederdi . "Anam dolma yapardı." Anam kuskus pişirince yanına da hoşaf yapardı" gibi laflar konuşulurdu. Açlık vardı da tabii ondan.

    Alıntıdır.


  5. #25
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Hala yaşıyorlarsa Allah uzun ömürler versin.


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Osman Gazi'nin Oğlu Orhan Gazi'ye Vasiyeti
    Konu Sahibi Just_BReaTHe Forum Osmanlı Dönemi Türk Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Mayıs.2013, 20:23
  2. Çanakkale Savaşında Ölenlerin Sayısı
    Konu Sahibi Kuzey Forum Çanakkale Geçilmez
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Aralık.2012, 00:32
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Aralık.2012, 00:23
  4. Cevap: 3
    Son Mesaj : 18.Aralık.2012, 00:22
  5. Çanakkale Savaşında Türk Kadını
    Konu Sahibi KeLeBeK Forum Çanakkale Geçilmez
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Haziran.2012, 05:53

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş