Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #11
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Audio Modem Riser (AMR) nedir?
    AMR Intel tarafından geliştirilen bir teknolojidir ve kullanıma i810 yongalı anakartlarla ile girmiştir. AC97 uyumlu bu teknolojiyle birlikte Masaüstü PC maliyetlerinde düşürülmesi amaçlanmıştır. AMR’ın amacı modemin analog I/O fonksiyonlarını anakartta bulunan Riser adı verilen küçük bir slot üzerindeki codec yongasıyla işlemektir. Ses iletimi ise anakart üzerinde bulunan ses yongası tarafından yapılmaktadır. Bu riser anakart üzerindeki diğer slotlardan boyut olarak oldukça küçüktür. Ancak anakart üzerindeki bu modem özelliğini kullanmak sadece AMR yetmez. Bu özelliği aktifleştirmek için son kullanıcıya maliyeti PCI bir soft modemden çok daha az olan bir AMR Kart takılır. Bu AMR Kartların tümü şu anda V.90 gibi mevcut olan modem teknolojilerini desteklemektedirler. AMR’la birlikte anakartınızda modeminize bir slot ayırmayacaksınız. Böylece anakartınızda kullanabileceğiniz fazladan bir slotunuz kalıyor. AMR kartlar iki türlü çalışabiliyor. Primary (birincil) ve Secondary (ikincil) olarak. Primary yada Secondary ayarı ise anakartın üzerinde ses yongası olup olmamasına bağlı. Eğer anakartınızın üzerinde ses yongası varsa AMR kartınızı üzerinde bulunan jumper yardımıyla kartınızı Primary olarak eğer ses yongası yok ise Secondary olarak ayarlıyacaksınız. Bunun nedeni ise anakart üzerinde veri aktarımı sırasında ses yongası olup olmamasına bağlı olarak performans düşüşünü ve zaman kaybını önlemek AMR teknolojisi sadece modem için değildir. Ses özellikli AMR kartlarda düşünülmüştür ancak günümüzde sadece modem kartlarını kullanabilmekteyiz. AMR kartların yaygınlaşmasıyla ISA modemlerin yerini alan PCI modemlerde yerlerini AMR kartlara bırakacak gibi görünüyor.

    Not:Eski bir bilgi sayılır ama bilinmesinde fayda görüyorum.saygılar.

    Gigabit Ethernet;
    Yüksek Bant Genişliğine Rağmen
    Alt-Yapı Yatırımlarını Koruyacak Gibi Görünüyor !
    Gigabit Ethernet yerel ağlar için (Local Area Network – LAN) veri iletim standartı olup teorik olarak saniyede 1 milyar bit’lik bir oranı ifade etmektedir. Teorik olarak diyoruz çünkü henüz bu sınırda çalışan ürünler yok; son kullanıcılara sunulan ürünlerin içinde bilinen en büyük veri iletim hızı yaklaşık 800000000 bit/saniye (800 Mbit/sec) seviyesindedir. Bu oranda bile şu karşılaştırmayı yapabiliriz; bir server üzerinde full-duplex çalışan 4 adet yüksek performanslı Fast Ethernet NIC (Network Interface Card) toplamının sağladığı bant genişliğini 1 adet Gigabit Ethernet NIC tek başına sağlayabilmektedir.

    IEEE 802.3 standart segmentinde (Ethernet ve Fast Ethernet standartları ile beraber) bulunan Gigabit Ethernet son dönemlerde bilinirliği yüksek olan bazı markaların ürün gamına girmiş bulunmaktadır. Genel olarak hedeflenen kullanım alanı ileri seviye omurgalar (Enterprise Backbone) dır. Varolan 10 ve 100 Mbit’lik ağ kartlarından oluşmuş yerel ağlar için kullanilabilecek Gigabit Ethernet omurgalar temel olarak ATM’e bir alternatif olarak görülmektedir. Veri iletiminde bant genişliğinin yükseltilebilmesi ATM’e göre daha ucuz esnek ve uyumlu olması Gigabit Ethernet için şimdilik bir avantajı ifade etmektedir. Esas olarak fiber-optic medyayı temel alan Gigabit Ethernet standartı (IEEE 802.3z) kısa mesafelerde halihazırda popüler ve yaygın olan kategori 5 (CAT5) bakır medyayı da kullanabilmektedir (IEEE 802.3ab).

    Genel olarak ağ uzmanları (burada özellikle ağ yönetimi ve geliştirilmesi ile sorumlu olan kişileri niteliyoruz) kullanılan data kablolama altyapısının doğal olarak basit ve kullanım ömrününde uzun olmasını sağlamaya çalışırlar.

    Geleceğe dönük olarak bugün varolan data kablolama alt-yapılarında yani bakır medyada (CAT5 UTP) Gigabit Ethernet’in reel olarak kullanılabilmesi ağ uzmanlarını en fazla ilgilendiren konudur. Günümüzde kamu yada özel sektördeki işyerlerinde CAT5 kullanımı oldukça yaygındır; 10 Mbit ve 100 Mbit Ethernet standartlarının dünyadaki yerel ağların nerede ise 80%’ini oluşturmaktadırlar. 1000BASE-T tanımı ile bakır üzerinden Gigabit Ethernet kullanımı (1000Base-T IEEE802.3ab) varolan CAT5 veri kablolama alt-yapılarının gelecekte de devamlılığını sağlayıcı etkenlerden birini oluşturmaktadır.

  2. #12
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Farklı bir bakış açısıyla QUANTUM;
    Shock Protection System
    &
    Shock Protection System II

    Bilgisayarımızın en hassas parçası olan Hard Diskimiz büyük küçük her türlü darbeden etkilenmektedir. Bu etkiler belki hemen o anda veya kısa vadede etkisini göstermez ancak uzun vadede çok büyük problemlere yol açabilirler. Aslında keşke arıza hemen ortaya çıksa ve o anda icabına bakılsa... Çünkü aylar yıllar sonra çıkan arıza yalnızca Hard diski götürmez içindeki bilgilere kullanıcısı için yeri belki hiç doldurulamayacak olan bilgilere de zarar verir. Acısını başına gelen varsa bilir!!!

    Tabii ki Hard Disk sektörünün öncüsü Quantum’un Mühendisleri bu çok önemli problemin farkına vardıkları anda çözüm geliştirmeleri uzun sürmüyor ve öncelikle Hard Disk çalışmazken aldığı darbelere çözüm geliştiriyorlar;

    SHOCK PROTECTION SYSTEM:

    Disk darbe aldığında plaka üzerindeki okuyucu kafa hareket ederek yüzeye kontrolsüz olarak çarpıyor. Bu darbeler plakadan mikroskopik parçalar kopmasına sebep oluyor ve kopan parçalar diski üzerine yapışıyor. Daha sonra disk çalışmaya başladığında kafa dairesel hareketlerle diskin yüzeyinde uçarak bilgileri plakaya yazmaya çalışıyor ANCAK kopan o küçücük parçacıklar adeta devleşiyor ve kafanın hareketini engelliyor. Bilgilerin düzen içinde yazılması mümkün olmuyor. BAD SECTOR denilen korkunç hadisenin ilk adımı işte böyle atılıyor ve disk çöpte nihayetleniyor. Tabi ki bilgilerimizle birlikte...

    Quantum ise geliştirdiği SPS ile kafanın kontrolsüz hareketlerini engelliyor parçacıklar kopmuyor bilgiler yanlış yerlere veya eksik yazılmıyor veeee Bad Sector oluşmuyor.

    Aslında bu başlangıç. Diskler yalnızca çalışmazken darbe almıyorlar. Hepimizin ayağı kimbilir günde kaç kez çarpıyor bilgisayarımızın kasasına. Birsürü küçük darbe alıyor zavallı bilgisayarlarımız. Aslında bu darbeler hiçte küçük değil... Yani bir hard disk için... Tam birşeyler yazarken 7.4 şiddetinde deprem olduğunu düşünün... Kalem bir tarafta kağıt diğer bir tarafta!!!

    Kafanın kaç kez plakaya çarptığını kopan parçacıkları ve sonrasında oluşan Bad Sector’leri bir düşünün...Quantum’umuzun güzide mühendisleri bunun da çözümünü bulmuşlar;

    SHOCK PROTECTION SYSTEM II:

    Yani bir Quantum disk tam bilgileri yazma esnasında darbe alırsa Kafa bunu hissediyor. Yazmayı bırakıyor diskin üzerinde uçmayı da... Bu arada bilgiler Quantum’un içindeki bir Chipte saklanıyor. Şok geçtiği anda bilgiler tekrar yazılmaya başlıyor. Bad sector yok problem yok bilgilerimiz güvende...

    İŞTE QUANTUM FARKI.
    NOT: Quantum artık üretilmiyormaxtor satın alınca firmayı maxtor adı altında maxtor ismi ve teknolojisi ile birleştirilerek üretilmektedir.Quantum gerçektende bambaşka bir diskti.
    saygılar...

  3. #13
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    DAHİLİ DONANIM BİRİMLERİ
    ANAKART:
    Bilgisayarın elektronik parçalarının tümünün takıldığı bağlandığı elektronik devredir. Başka bir ifadeyle devre elemanlarını üzerinde bulunduran (slot soket entegre chipgenişleme yuvaları vs.) elektronik plakettir. Ayrıca üzerinde işlemcinin çeşitli kartların takılacağı yuvalar; kasanın arkasına açılan kısmında fareklavyemonitör vs. bağlama noktaları [port veya kapı] bulunur. Anakart diğer aygıtlardan gelen kabloları üzerinde barındırdığı için bu adı almıştır.

    Son yıllarda işlemcilerin hızlanmasından sonra anakartların önemi arttı. Özellikle üzerinde bulundurdukları chipset’ler büyük önem taşıyor.

    Önemianakartların çoğu zaman markası yada modeli yerine üzerlerindeki chipset’in adı ile anılmalarından da anlaşılıyor. Birçok anakart aynı chipseti kullanmasına rağmen her birinin kendine has özellikleri var. Anakart üzerindeki ön bellek miktarıön belleğin kullanım şeklientegre edilmiş giriş-çıkış kartının hızı desteklediği ram çeşidi ve önbellekleyerek kullanılabildiği RAM miktarı desteklediği veri transfer yolları uyum sağladığı işlemci miktarı ve daha birçok teknik özellik kullanılan işlemci kadar önemli. Yetersiz bir önbellek sistemin performansını çok çok aşağılara çekmekte ve böylece yeterli performans almak mümkün.

    Anakartlar özellikle pentium işlemciler çıktıktan sonra çok büyük değişikliklere uğradılar. Anakart üzerine takılan kartlarınhem anakart ile haberleşmeleri hem de fiziksel boyutları açısından oturtulmaya çalışan standartlardan AGPISA ve PCI tüm anakartların vazgeçilmez parçaları.

    Modelleri: LXZXEXBX vs.........socet 370-423pin-478pin-775pin
    Markaları: Azza Gigabyte Creative Asustek Sisİntel vs....

    ISA(Industry Standart Architecture): Standart endüstri mimarisi. Genelde anakartların güç kaynağına en uzak noktalarında bulunan siyah uzun kart yuvalarıdır. Yaklaşık on yedi yıldır kullanılan ve eski bir mimari olan ISA yeni nesil birçok anakartta bulunmamaktadır. ISA standartına sahip kartların bulunması da hızlı ve sonsuz PCI modellerin tercih edilmesi sebebiyle gün geçtikçe zorlaşmaktadır. 1984 yılında 8 bit’lik ISA standardı 16 bit’lik veri iletim değerine çıkarılmıştır.

    PCI(Peripheral Component Interconnet): Çevresel Bileşen Bağlantısı. 1993 yılında Intel tarafından geliştirilen PCI da ISA gibi standart bir kart yuvasıdır. ISA slotların hemen yanında ve beyaz renklidirler. PCI slotlar teoride 64 bit’lik bir değerde veri transferine olanak sağlarlar. Ama uygulamada oluşan uyumluluk problemleri sebebiyle 32 bit’lik veri yolu olarak kullanılırlar. Veri taşıma hızları 33 ya da 66 MHz’dir. 32 bit’te 33 MHz’lik bir PCI veriyolunun taşıma kapasitesi 133 Mb/sn’dir. PCI yuvaları da ISA gibi plug&play (tak ve çalıştır özelliği) desteğine sahiptir. Günümüzde ses kartları modemler tv kartları vs. bilgisayar veriyolunu ve slotlarını kullanırlar.

    AGP(Advantage Graphics Port): Gelişmiş Grafik Portu. Sadece ekran kartları için tasarlanmış özel bir veri yolu mimarisidir. Grafik uygulamalarının gitgide artması işlemci ile ekran kartları arasındaki iletişimin giderek daha hızlı olması gerekliliğini doğurmuştur. Bunun sonucunda grafik kartları ISA’dan daha gelişmiş bir veriyolu olan fakat günümüzde kullanılmayan VESA standardına geçmişlerdir. VESA’nın da yetersiz kalması sebebiyle PCI veriyolu kullanılmaya başlanmıştır. PCI’ın da gelişmeler karşısında yetersiz kalması 1997 yılında AGP veriyolunun tasarlanmasına yol açmıştır. AGP 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz frekans hızına sahiptir. Bu değerler 266 Mb/sn’lik veri transfer hızına erişmesine olanak tanır. Ayrıca özel bir sinyalleşme metodu ile bu hız 2 hatta 4 katına çıkabilir. 2*AGP(2 kat hızlı) standardında veri akış hızı 533 Mb/sn’dir. 4*AGP(4 kat hızlı) portu ise 1 Gb/sn hıza erişebilir.

    Portlar: Kasanın arkasında bulunan fare klavye yazıcı tarayıcı gibi bileşenlerin bağlandığı girişlerdir. Bunları seri ve paralel portlar PS/2 klavye ve fare portları ile USB portu olarak sıralayabiliriz. Seri port diğer bir deyişle “com portu” harici modemlerin bağlanmasında kullanıldığı gibi fare girişinin yapılmasında da görev alabilir. Paralel port yazıcı ya da tarayıcı gibi bileşenlerin bağlanmasında görev alırken PS/2 klavye ve fare portları da isminden anlaşılacağı üzere klavye ve fare bağlantıları için kullanılır. Bir paralel bağlantının veri aktarma hızı seri bağlantı noktasının hızından on kat daha fazladır. Bu farkın sebebi seri iletimde birçok kontrol biti kullanılması ve bunun veri iletimini yavaşlatmasıdır. Ancak seri iletimin amacı daha az iletken gerektirmesidir. Bu sayede daha ince ucuz ve dayanıklı kablolar kullanılabilir. Yani uzak bağlantılar seri iletimde paralel iletimden daha kolay gerçekleşir.

    Son yıllarda gerçekleştirilen USB(Universal Serial Bus/Evrensel Seri Veri Yolu) ise hemen hemen tüm harici bileşenlerin bağlanmasında kullanılabilir. Yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan USB portunun seri ve paralel portlardan üstünlüğü daha hızlı olmaları ve cihazların üzerinde bulunan USB yuvaları sayesinde birden çok cihazın aynı anda kullanımına izin vermesidir. (USB yazıcının arkasındaki girişe USB portunu kullanan bir tarayıcıyı bağlamak gibi.) Bunların dışında anakart üzerine entegre olan ekran kartı ses kartı gibi bileşenlerin bağlantıları da birer porttur. Ayrıca CD-ROM sürücüler ve sabit diskler IDE portunu kullanarak anakart üzerine bağlanırlar.

    Yonga Seti(Chipset): Tüm emir ve veri transferleri bütününün oluşturduğu trafiği denetleyen çiplerdir. Anakartın iyi ya da kötü seçilmiş olması halinde performansı çok ciddi şekilde etkileyecek birkaç parçadan biridir. Zaten anakart isimleri bu sebeple barındırdıkları yonga setinin ışığında anılır(Intel 430tx gibi).

  4. #14
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    İŞLEMCİLER(CPU/MERKEZİ İŞLEM BİRİMİ):
    Bir bilgisayarın beynidir. Aritmetiksel ve mantıksal işlemlerin hepsi burada gerçekleşir. Bütün birimler buradan yönetilir. Bütün üniteler bu birimden çıkacak sonuca göre hareket ederler. Günümüz işlemcilerinde saniyenin 1/1000(nanosaniye) süresinde milyarlarca işlem yapılmaktadır. Bir CPU şu kısımlardan meydana gelmiştir:

    1-İç veri taşıtı: İşlevi dış veri taşıtlarına benzer. CPU içerisindeki birimler arası veri taşımasını yapar. Ayrıca dış veri taşıtına da bağlıdır.

    2-Bellek ve kaydedicilerataların işlenmeden önce veya işlendikten sonra kaydedildikleri kısımlardır.

    3-Komut kod çözücüsü: Bu devre program komutlarını bir dizi elektrik sinyallerine dönüştürür.

    4-Kontrol birimi: Bu birim komut kod çözücüsünden gelen sinyalleri değerlendirerek CPU’nun hem iç hem dış çevre birimlerini (Bellek Input/ Output birimleri gibi) yönlendirmede kullanacağı sinyalleri üretir. Çevre birimlerini onlarla ilgili denetleyicileri kullanarak iletişim kurar. Denetleyiciler ise ilgili birimlerim çalıştırılmasını sağlar.

    5-ALU(Aritmetik Mantık Birimi): Aritmetik işlemlerin yapıldığı önemli bir birimdir. Mantık işleminden sonra datalar bir kaydediciye kaydedilir.

    Modelleri: 8086 8088 8028680386 sx 80486(sx-33 dx-33 dx2-66 dx4-100) pentium(75100120133150166200) pentium MMx(166200233) pentium II celeron (266 300 333 366 400) pentium II-III(300 333 350 400 450 500 550 600...)pentiumIV-(1400-1500-1600......3000-3200-3400-3600)

    İşlemcilerin yazılım destekleri: İşlemciler yalnızca frekans hızlarına göre sınıflandırılamazlar. Barındırdıkları özel komutlar ve bu şekilde destekledikleri yazılımlar da işlemcilerin sınıflandırılmasında ve tercih edilmesinde önemli bir etkendir. Çok kullanılan yazılımların birkaçını açıklayalım:

    MMX: Intel firmasının geliştirdiği komut sistemi olan MMX(Multi-Medya Extensions/Multi-Medya Uzantılar) 57 adet özel komut içermektedir. Bu komutlar programlar tarafından video ve 3D uygulamalarını hızlandırmak için kullanılırlar.

    3D NOW!: Üç boyutlu grafik işlemlerinin hızlandırılması amacıyla AMD firması tarafından geliştirilen özel komutları içermektedir. Böylece 3D NOW destekli program ve oyunlarda hızlanma sağlanabilir.

    SSEntel tarafından pentium III işlemcileri için geliştirilmiştir. Tek komutla birçok veriyi aynı anda işlemeyi öngörmektedir. 70 adet yeni komutu barındırmaktadır ve SSE’yi destekleyen uygulamalarda çok ciddi performans artışına sebep olur.

    EKRAN KARTLARI:
    Diğer bir adıyla grafik kartları olarak bilinen bu kartlar bilgisayar monitöründeki her türlü yazının ve grafiğin oluşturulmasında işlemci ile monitör arasında görev yapan adaptörlerdir. Çeşitleri şunlardır:

    A)monochrome ekran kartları: 720*350 piksel çözünürlükte çalışan bu kartların kapasiteleri ACII karakterleri sayı ve harfleri göstermekten ibarettir. Bilgisayarın ilk yıllarında kullanılan bu kartların çalışma frekansları düşüktür. Sarı- siyah veya yeşil-beyaz görünümde bir text alana sahiptir.

    B)Color graphics adaptör(CGA): CGA ekran kartları ilk renkli ekran kartlarıdır. Gerçekten çok düşük bir renk sayısına ve yok denecek kadar az renk derinliğine sahip olan bu kartlar IBM firması tarafından üretilmiştir.

    C)Enhanced graphics adaptör(EGA): Bu ekran kartları 16 rengi desteklemektedirler. Fakat CGA kartlarına göre çok gelişmiş bir yapıdadırlar. 640*350 piksellik görüntü ve 256 Kb belleğe sahiptirler.

    D)Video graphics adaptör(VGA): Günümüzde kullanılan bu kartlar diğer kartlara göre daha üstün özellikler taşımaktadır.32 bit’lik veriyolunu desteklemektedirler.

    Çözünürlük: Monitör ekranında görüntünün değişik renkteki noktaların farklı renklerde ve parlaklıklarda ışık vermesine denir. Ekran üzerindeki bu en küçük noktalara “piksel” diyoruz. Çözünürlük ekran üzerindeki piksel sayısının yatay ve dikeydeki her bir satırda ve sütunda bulunan piksel sayılarının çarpım şeklinde ifade edilmesidir.800*600 ifadesini ele alalım. 800 sayısı yataydaki her bir satırda bulunan piksel sayısıdır. 600 ise dikeyde bulunan her sütundaki piksel sayısıdır. Yani kısaca ekranda 800*600=480000 piksel bulunmaktadır.

    Renk derinliği : Monitörümüz temelde her bir gözeneğinde(piksel değil) üç farklı renk verebilir. Bunlar mavi kırmızı ve yeşildir. Renk derinliği(GMRS her piksel için ayrılan bellek miktarına bağlı olarak bu gözenekler ile yapılabilecek renk kombinasyonlarının maksimum değeridir.)

  5. #15
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    BELLEK:
    Hafıza birimidir. Bilgiler kalıcı olarak saklanmadan önce burada tutulur. Ne kadar güçlü olursa bilgisayarın çalışma hızı da o kadar artar. Üç çeşit bellek türü vardır. Bunlar:

    RAM bellek: Hem okunabilir hem yazılabilir bellek anlamındadır. Elektrik kesintisinde bilgiler silinir. Kolayca sökülür değiştirilir taşınabilirve takılabilir. 72 pin ve 168 pinlik’tir. EDO SDRAM ve RDDRAM olarak kullanılırlar. Bir bilgisayarda işlenecek bütün veriler önce RAM belleğe yüklenir. İşlendikten sonra sonuçlar yine RAM belleğe dönerek ulaşacağı yerlere bu bellekten ulaşırlar. RAM bellek verimli kullanıldığı sürece bir bilgisayar da o kadar verimli kullanılır. Belleğin verimli kullanılması belleğin çok iyi tanınmasıyla olur.

    ROM bellek: Sadece okunabilir bellek anlamındadır. Elektrik kesintisinden etkilenmez. Bios bilgileri burada tutulur. Üretici firma tarafından board üzerinden monte edilmiştir. Bilgisayarı çalıştıracak olan DOS sisteminin disk/disket aracılığı ile RAM belleğe yüklenmesi de ROM belleğin görevidir.

    CACHE bellek: Tampon bellek anlamındadır. RAM belleğe destek amacı ile üretilmiş bir bellek birimidir. Board üzerinde 128 Kb 256 Kb veya 512 Kb kapasitede bir entegre biçimidir.

    HARDDİSKLER:
    Veri ortamı ****l olması nedeni ile “hard(sert)” veya taşınamaması nedeni ile “fixed(sabit) disk” olarak adlandırılır. Bilgilerin kalıcı olarak tutulduğu yerdir. Görevi sayısal sinyallere çevrilmiş bulunan verileri manyetik ortamda saklamaktır. Bu işlemi yapan eleman ise okuma-yazma kafası adı verilen elemandır.Data kablosu vasıtası ile bilgi alışverişi sağlanır. Harddiskin modeline ve kapasitesine göre kafa sayısı değişir. Kapasite olarak 20 gbb’tan başlayıp 200gb’a kadar olmaktadırlar. Harddiskin kapasitesi kullanılan manyetik disklere(plakalara) bağlıdır.

    DİSKETLER:
    Yardımcı bellek birimleridir. En önemli özelliği sistemden bağımsız olarak saklanabilmesi ve taşınabilmesidir. Bu yüzden bilgisayardan bilgisayara bilgi taşıma ve bilgi alışverişi yapma olanağı sağlarlar. Floppy disketler ancak disket sürücü tarafından kullanabilirler. Disket sürücüler birbirleriyle uyum içerisinde çalışan mekanik ve elektrik-elektronik parçalardan meydana gelmişlerdir. Okuma-yazma kafası çift taraflı olup ileri-geri hareketlerle üzerindeki verilere erişir. Kayıt ortamları plastik bir koruyucu ile kaplanmıştır. İki çeşit disket vardır:

    a)5.25 inch’lik disketler: İlk çıkan disketlerdir. Kapasite olarak küçük hacim olarak büyüktürler. 320 Kb ve 720 Kb kapasitededirler.

    b)3.5 inch’lik disketler: Bunlar 720 Kb ve 1.44 Mb kapasiteye sahiptirler. Double Density ve High Density olmak üzere iki tiptedirler.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş