Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #1
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart Avusturyalı Generale Ders






    Mustafa Kemal Vahidettin'le beraber Talat paşa ve Enver Paşa'dan 5. Ordu kumandanlığını koparmak için Almanya'ya gitmişlerdi. Mustafa Kemal Istanbul'a dönünce böbreklerinde dayanılmaz sancılar duymağa kıvranmaya başlamıştı. Doktorların muayenesinden sonra yalnız sol böbreğinin rahatsız olduğu anlaşılmıştı. ''Paşa içkisi '' bu arslan gibi gövdede ilk olarak böbreklere saldırmaya başlamıştı. Bir ay Perapalas'taki odasında yatağa mıhlanıp kalmıştı; Vahidettin'den de temelli bir söz alamadığından üzülüyordu. ''Ah'' diyordu veliaht biraz daha genç biraz daha tedbirsiz olsaydı onunla ne güzel bir Türkiye yaratabilirdik''. Boşunaydı Vahidettin'de iş yoktu. Abdülhamit ne yazık ki bu adamcağızı bir ihtiyat ve tedbir kumkuması haline getirmişti. Doktorların biri gelip biri gidiyordu. Bıçak gibi gövdesini neşterleyen keskin sancıların önü bir türlü alınamıyordu. Bir aralık iyileşmeye yüz tutmuş sonra yine fenalaşmıştı. En sonra doktorlar kesin tedavi için Viyana'ya salık vermişti; oraya gitmekten başka çare yoktu.

    Mustafa Kemal Viyana'ya varınca büyük ve tanınmış bir otele yerleşmişti. Muayenesi için de bir yandan en bilgili doktorların muayenehanelerini aşındırıyordu. Oturduğu otel yabancı general ve diplomatlarla doluydu.

    Onlar arasında kendisini çok tedirgin duyuyordu. O Osmanlı Imparatorluğunun genç generallerinden biriydi. Batıda general olabilmek içinse saçı sakalı ağartmak gerekiyordu. Bu kalabalık otel müşterileri arasında en çok sinirine dokunan da bir Avusturyalı general ailesiydi. Ailenin bütün kişileri ona küçümseyen gözlerle bakıyorlardı. Onlara bir ders vermek istiyordu. Bir kolayını bulup bir gün onlarla tanışmıştı.

    Avusturyalı general hemen ilk tanışmada askerlik üzerine bir konuşma açmıştı. Bu mesleğin ilkin bilgi sonra da uzun yılların tecrübelerini gerektirdiği üzerinde uzun uzadıya fikirler yürütmüştü. Bütün aile generalin bu üstünlük ve küçümseme tohumları yüklü konuşmasını hazla ve böbürlenmeyle dinliyordu. Bir başka general en sonra:

    - Türk ordusunda sizin gibi genç generaller çok mudur? diye sormuştu.

    Bu son soru bardağı taşırmıştı. Mustafa Kemal onlara verilecek dersin sırası geldiğini anlamıştı. Ne var ki daha ilk tanışmada verilecek dersin bayağı nezaketsizlik olacağını düşünerek biraz geciktirmeye karar vermiş bir iki gün sonra da taşı gediğine koymuştu.

    Ilkin Avusturya ile Napolyan arasında geçmiş olan Olm meydan savaşını anlatmış ve sonunu şöyle getirmişti:

    - Evet muhterem baylar Fransız ordularını sevk ve idare eden Napolyon da Olm meydan muharebesini kazandığı zaman çok genç bir generaldi.

    Avusturyalı general ailesi bu dersten sonra artık Mustafa Kemal'le yemek yemez olmuşlardı.

    Kutsal Isyan 1 - Hasan Izzettin Dinamo

  2. #2
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart

    Çok güzel dersini vermiş. Teşekkürler.(:


    “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.”

    Mustafa Kemal ATATÜRK


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş