Etiketlenen üyelerin listesi

  1. #11
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart




    YENİLSEYDİK SORUMLU BEN OLACAKTIM


    Bir aralık konu İstiklâl Savaşı'na geldi. Dikkat ettim Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini nerede bulunduğunu -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu.

    O savaş ki araç gereç personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı hem yazarı hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata'yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı öylesine plastikti ki hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı:

    - İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır.

    Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti:
    - Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı.

    Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin zaferleri kendine maleden yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.

    Ord. Prof. Sadi IRMAK

    Kaynak: Sadi Irmak Ord Prof. - Atatürk'ten Anılar 1978
    Leydihan, Bunu Beğendi.

  2. #12
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart


    İNANMAYANLAR DA HAKLIYDILAR


    Mustafa Kemal realist bir liderdi. Lekelemelerin politika kadrosunu nasıl daraltacağını ve kendisini bir avuç partizan takımı elinde bırakacağını düşünerek açıkça bir suç işlemiş olanlar dışında yalnız kişisel değerlere saygı gösterdi. Sicil yoklamalarına rağbet etmedi.

    Bir gün bana:

    - Kuva-yı Milliye'ye inanmayanlar da inananlar kadar haklı idiler demişti.

    Falih Rıfkı ATAY

    Kaynak: Falif Rıfkı Atay - Mustafa Kemal Mütareke Defteri 1955
    Leydihan, Bunu Beğendi.

  3. #13
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart





    İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI


    Hastalığının ilerlemiş zamanında:

    "Hatta bir gün bizim önümüzde bazı siyasi sorunlara değinip Romanya' da yapılan hükümet değişmesinden söz ederken bir patriğin işbaşına gelmiş olmasından hayret duyduğumu söyledim.

    Bu nedenle İkinci Dünya Savaşı'nın da yaklaşmakta olduğunu anıştırarak dedi ki:

    - "Bir savaş çıktığı takdirde kanımca yansız kalmalıyız. O zaman birçok fırtınalar kopacak.

    Devlet gemisini gayet ustaca yöneterek işin içinden sıyrılmaya çalışılmalıdır." dedi.

    Prof. Dr. Nihat Reşat BElgER

    Kaynak: Nihat Reşat Belger - Atatürk'ün Hastalığı
    Leydihan, Bunu Beğendi.

  4. #14
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart




    YANINA ALDIĞI İLK ER


    Aatürk Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kütlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. Bir kadının elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:

    - Beni tanıdın mı oğul? dedi... Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var: Devlet Demir Yolları'na girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat Müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış... Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.

    Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:

    - Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben salık verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...

    Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçercesine dolu bir sesle:

    - İşte Cumhuriyetten beklediğimiz sonuç... diyordu.

    Hulusi KÖYMEN

    Kaynak: Uludağ Dergisi 1941 [/B][/FONT]
    Leydihan, Bunu Beğendi.

  5. #15
    Ziyaretçilerimize Uyarı!:

    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~

    Standart




    GENELGEYLE DEVRİM OLMAZ


    1924 yılının ilkbaharıydı. Erzurum ve Pasinler'de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler'e gelen Atatürk halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:

    - Depremden çok zarar gördün mü baba? diye sordu. Atatürk ihtiyarın şüphesini görünce tekrar sordu:

    - Hükümet sana kaç lira verse zararını karşılayabilirsin? İhtiyar Kürt şivesiyle:

    - Valle Padişah bilir! dedi

    Atatürk gülümsedi. Yumuşak bir sesle:

    - Baba Padişah yok; onları siz kaldırmadınız mı? Söyle bakalım zararın ne?

    İhtiyar tekrar etti:

    - Padişah bilir!...

    Bu cevap karşısında kaşları çatılan Atatürk Kaymakam'a döndü:

    - Siz daha devrimi yaymamışsınız! dedi

    Bu sırada görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla ortaya atılan tahrirat katibi:

    - Köylere genelge yolladık Paşam dedi.

    Atatürk'ün fırtınalı yüzü daha çok karıştı:


    - Oğlum dedi genelgeyle devrim olamaz!..."

    Ahmet Hidayet Reel
    Leydihan, Bunu Beğendi.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş