Eski Türklerin (GöktürklerinUygurların ve Türgişlerin) sikkeleri üzerindeki araştırmalar 1890′lı yıllarda numismat Edmond Drouin’in çalışmaları ile başlar.E. Drouin’in ”Turan Sikkeleri” adlı çalışması bu sahadaki öncü araştırmadır.

Bu araştırmayı E Durouin ile Otto Donner’in Yenisey havalisinde bulunup Minusinsk Müzesi’nde muhafaza edilen ön yüzlerinde ”Kay yuan harcama sikkesi” yazılı olanarka yüzlerine ise runik harfli metin kazılan Çin sikkesi hakkındaki çalışmaları takip eder.Ancak Vilhelm Thomsen daha Göktürk alfabe sistemini çözmediğinden Drouin ile Donner yayınlarında bu Çin sikkelerinin ikinci yüzlerine kazılan ikincil metinler hakkında bir fikir beyan etmezler.

Kay yuan tun bao sikkelerinin arka yüzlerindeki ikincil metinler ilk olarak Wilhelm Radloff tarafından değerlendirilir.Sonra da M. Rasanen’e hatta A.M. Şçerbak’a kadar57 hatta 65 yıl sürenuzun bir sessizlik devresine girilir.

Yenisey havalisi ile Moğolistan’da bulunan Göktürk sikkelerinin haricinde ön ve arka yüzlerinde Uygur harfleriyle Türkçe yazılı kağan sikkeleri de bulunmuştur.Bu konuda da Kiang Ch’ihiangYang Fuh-hsüeh gibi Çinli ve François Thierry gibi Fransız araştırmacıların değerli yayınları vardır.

1500 YILLIK AY YILDIZLI TÜRK PARALARI

KırgızistanÖzbekistan ve Tacikistan’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan Göktürklere ait ay-yıldızlı paralar ‘Türk uygarlığında ‘Orhun yazıtları kadar önemli’ bir keşif’ olarak değerlendirildi.

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin Bişkek’te düzenlediği İkinci Uluslararası Türk Uygarlığı Kongresi’ne katılan Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Yavuz Daloğluburada tanıştığı Özbek tarihçi Gaybullah Dr. Babayar’ın eski Türk devletleri paraları üzerinde yaptığı çalışmayı inceledi.Daloğlubu paralar arasında daha önce hiç duymadığıgörmediği Göktürk paralarıyla karşılaştı.Dr. DaloğluDr. Babayar’la yaptığı çalışma sonundaGöktürk paralarının bulunuşunu ‘Türk uygarlığında önemli bir keşif’ olarak açıkladı.
Sikkelerden birinde ortada kağan kabartması ve kenarlarda üç tane ay-yıldız olduğunu söyleyen Daloğlubu sikkenin Türk uygarlığı açısından çok büyük önemi olduğunu belirtti.Daloğlu şöyle dedi:

“Göktürklerden sonra 8′inci yüzyılda Türgişlere ait paralar bulunmuştu.Ancak Göktürklere ait paralar onlardan 150-200 sene daha önceye576-600 yıllarına ait.Gök-Türk sikkelerinin bulunuşunun kuşkusuz ki günümüz açısından çok önemli tarihsel ve siyasal sonuçları vardır.Bunlardan en önemlisi bu sikkelerin toplumumuza dayatılan ‘Türkler barbardı Türklerin uygarlığı yoktuTürkler yağmacıydıTürkler kaç-göçlü bir toplumdu vb.’ gibi Avrupa merkezli tarih ve kültür anlayışı ile bunun siyasal sonuçlarını bir kez daha yerle bir etmesidir.

Avrupa merkezli tarih dayatmasını alt-üst eden Türk ve dünya tarihinin yeniden yazılmasını gerektirecek bu çok önemli buluşu Türk Ulusu’na açıklamaktan kıvanç duyuyorum !”

Kuşkusuz ki bilim insanlarımızAvrupa merkezli bu iddiaları çürüten pek çok bilimsel çalışma ve kanıt ortaya koymuştur.Şimdi ben de bunlara çok önemli bir katkı koyarakGök-Türk sikkelerini gündeme taşıyarak Türklerin büyük uygarlık birikimini ve bunun günümüze ulaşan kanıtlarını bir kez daha Türk kamuoyuna ve dünyaya sunuyorum.

Gök-Türk sikkelerinin bulunuşu Orhun Yazıtları’nın bulunuşu kadar önemlidir.

Türkler (Gök-Türkler ve diğer Türk kavimleri ve devletleri) tarihin derinliklerindedünya uygarlığına büyük katkı sunmuştur. Askeri örgütlenmebüyük ordular meydana getirmeAvrasya’nın büyük coğrafyasında bağımsızbaşı dik devletler kurmaparanın geçerli olduğu ekonomik ve toplumsal bir ticaret yaşamışehirleşme ve yerleşik yaşam biçimihiçbir dönemde köleci toplumsal yapının egemen olmamasıgüzel sanatları yaratma ve yaşatma ve daha pek çok unsur Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyetini göstermektedir.

Eski Türk devletlerinde kağanlığın (sonrakilerde hükümdârlığın) sembolü “tuğ” (bayrak sancak ve davul) ve “sikke”dir. Sikke ekonomiktuğ da siyasi bağımsızlığın göstergesi olan bayrağı ve bağımsızlık marşını (milli marşını) temsil etmektedir.Gök-Türkler tuğ’u ve sikke’siyleyani bayrağımarşı ve parası ile bağımsızbaşı dik bir devlet kurmuş ve büyük bir uygarlık oluşturmuştur.”



TÜRGEŞ PARALARI

Hermitage Devlet Müzesi’nin Madeni Paralar bölümünde Türk-Çin sikkeleri de denilen ve haklarında nümizmatik literatüründe çok az sayıda yayın bulunan madeni para koleksiyonu vardır.Bu sikkelerin bir kısmının Soğd hükümdarları GurekTarhun ve diğerlerinin adına darp edildiği ortaya çıkmıştır.Diğer kısmı ise Türgeşlere ait paralardır.

1938 tarihli Kazakistan ve Kıgızistan topraklarında yürüttüğümüz çalışmalar sırasında hem özel şahıslardan hem de Taraz şehri harabelerindeki kazılardan elde ettiğimiz paralar bu tür sikkelerin sayısının oldukça artmasına vesile olmuştur.Özellikle antik Taraz şehri harabelerinde çok sayıda para bulundu.Bu şehirde darphanelerin de olduğu düşünülmektedir.Tespit edildiği toprak katmanları dikkate alındığında bu buluntular stratografik bakımdan çok ilginç diye nitelendirilebilirzira söz konusu sikkeler Taraz harabelerinin 8-9. yüz yıllara tarihlendirilen dördüncü katmanın alt düzleminden başlayıp 11-12. yüzyıllara tarihlendirilen üçüncü katmana kadar bulunmaktaydı.Bu katmandan sonrasında ise 10. yüz yılın sonlarından itibaren kullanılmaya başlanan erken İlek dirhemlere rastlanmaktadır.Kazılar sırasında Samanilere ait sikkelere hiç rastlanılmamıştır zaten ne Şaş’ın doğusunda Samani paralarının darp edildiğine dair bilgi vardırne de böyle paralar Yedi su’da görülmüştür.Taraz harabelerinde ortaya çıkarılan söz konusu sikkelerin Çin örneklerine göre darp edildiği anlaşılmaktadır.Daire şeklindeki bu bakır paraların çapı 2.4 cm olupağırlığı 5.1 gramdan 5.5 grama kadar değişmektedir.Bulunan paraların hemen hemen hepsinin ortasında kare şeklinde bir delik vardır.Sikkelerin bir yüzünde Uygur harfleriyle yazılmış daire şeklinde bir yazıtöteki yüzünde ise kavis şeklinde bir damga tasviri yer almaktadır.Bunlarla birlikte bu tipten olmayan sikkeler de bulunmuştur fakat onlar daha kötü durumdadır.

”Türgeş Kağan” şeklindeki unvana tarihi kaynaklardan aşinayız.Türk kökenli kabilelerden oluşan Türgeşler ”Tu-tsi-şi” adıyla daha çok Çin tarih kitaplarında etraflıca anlatılmaktadır.

Türgeş kabileleri önceleri Balhaş gölünün güney tarafları ile İli havzasında ikamet ediyordu.8. yüzyılın başlarında güçlü hale gelen Türgeşler Doğu Türk kağanı Kapagan’ın (Çin kaynaklarında Mo-ço) 704′te Batı Türk Kağanlığı’nı paramparça etmesinden istifade ederek (Batı) Türklerinin son hükümdarı Aşina Sin’i Kulan (Çin kaynaklarında Tszyuylan) olupbugünkü Türkistan-Sibirya demiryolu hattındaki Lugovoye istasyonu yakınındaki harabelerde özdeşleştirilmektedir) şehrinde öldürdüler.Türgeşlerin yükselme devri işte bu tarihe denk gelmektedir.Türgeşler ”sarı” ve ”kara” olmak üzere ikiye ayrılmaktaydılar.Sarı Türgeşler 708-717 yıllarında hükümdarlık yapan Türgeş kağanı Soge’nin soyundan gelmektedirler.Kara Türgeşler ise 717-738 yıllarında iktidarı elinde bulunduran Sulu’nun neslidir.Türgeşlerin ikiye ayrıldığını eski Türk yazılı kaynakları da teyit etmektedir.Bu metinlerde Türgeşlerin bir kısmına sadece Türgeşler denilmektedirdiğer kısmı ise Kara Türgeşler olarak anılmaktadır.

Aleksandr Nathanoviç BERNŞTAM



UYGURLARIN UYGUR HARFLİ PARALARI

Eski Uygurların siyasi hayatını aksettiren kültür belgelerinin başında para ile ilgili belgeler gelir.Uygurlar 8. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar para birimi olarak altungümüş ve bakır külçelerini kullanmışlardır.Uygur harfleriyle yazılan 32 para belgesinde para birimleri olarak yastukyarmakbakır vun ve çav gibi terimlerin kullanıldığı görülmektedir.

Yastuk takriben 2000 gram ağırlığındaki külçedir.Altun yastukKümiş yastuk-Kümüş yastukYastuk kümüşAk yastukÇav yastukYastuk çav gibi cinsleri vardır.

Yarmak takriben 40 gram ağırlığındaki külçedir.(1 yastuk=50 yarmak) Satır-Sıtır yarmakBakır yarmak şeklinde ayrı ayrı da kullanılmıştır.

Bakır takriben 4 gram ağırlığındaki birimdir.Bakır yarmakBakır çavBakır Sökti altunBakır kümüşBakır lal gibi kullanılışları tespit edilmiştir.

Vun takriben0.4 gram ağırlığındaki birimdir.(1 yastuk=5000 vun;1 yarmak=100 vun;1 bakır= 10 vun).Vun ve Vun çav kullanılışları tespit edilmiştir.

Çav kağıt parabanknotCengiz Han’ın ölümünden 9 yıl sonra oğlu ve halefi Ögedey Han tarafından 1236′da bastırılmıştır.Çav yanında Ço ve Çav yastukYastuk çavSıtır çavBakır çavVun çavÇungdung bav çav gibi cinsleri vardır.

Diğer belgelerde geçen başka para birimleri arasında tartma kümüştamga kümüşKüsen yarmakıkuan bakır vs gibi terimlerin kullanıldığı da görülmektedir.

Doğu Türkistan’da Göktürk Devleti dönemlerine ait üzerlerinde kağanların isimlerinin yazılı olduğu paralar da bulunmuştur.Bu paraların ilki Kimsar’da bulundu.Bugünkü Doğu Türkistan’ın şehirlerinden olan Kimsar’ın Çince tarihi adı Peit’ingeski Uygurca adı ise Biş Balık’tır.

Bulunan para daire şeklinde bir çevresi olan ve ortasında kare şeklinde dört köşe bir boşluk bulunan Çin paraları tarzındadır.Bakırdan kesilen paranın ön yüzünün dört yönünde Uygur harfleri ile 6 kelimearka yüzünde ise üst ve altta üç kelime yazılıdır.Paranın ön yüzündesolyukarıdan aşağıya KWYLPYLK KÖL BİLGE altsoldan sağa TNKRY TENGRİ sağaşağıdan yukarıya PWQWQ WYQWR BUKUK UYGUR üstsağdan sola Q’Q'N KAĞAN kelimeleri okunmaktadır.Sikke yazıtı saat yelkovanının aksi istikametinde köl bilge tengri bukuk uygur kağan şeklinde okunabilir.

Sikkenin arka yüzünde ise üstte soldan sağa doğru YLTWTMYŞ İL TUTMIŞaltta sağdan sola doğru YRLQ-YNK YARLIĞ-INGA

Prof. Dr. Osman Fikri SERTKAYA